Çocuk Nefroloji Derneği ve Ferring ilaç işbirliği ile düzenlenen “mutlu sabahlar” resim yarışması sonuçlandı.

Enürezis noktürna tanısı konan çocuklar tedavi gördükten sonra, yani gece yatak ıslatma sorunları son bulduğunda, “Mutlu Sabahlar Resim Yarışması” ile nasıl bir yaşam hayal ettiklerini resmettiler.

Enürezis noktürna hakkında toplumda farkındalık yaratmak, çocukların ve ailelerinin tedaviye pozitif yaklaşımlarını sağlamak ve çocukları motive etmek amacıyla düzenlenen “Mutlu Sabahlar Resim Yarışması” 5-12 yaş aralığındaki çocukların katılımıyla gerçekleştirilerek 2 ayrı yaş kategorisinde değerlendirildi.

127 çocuğun katıldığı yarışmada eserler; Çocuk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Söylemezoğlu, Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Doç. Dr. Hakan Pehlivan, Çocuk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşin Bakkaloğlu, Ressam Mustafa Ayaz ve Ressam Gökçen Çakır’dan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Yarışmada, 5-8 yaş kategorisinde Doğa Şanlı, 9-12 yaş kategorisinde Derya Kızıldağ birinci oldu.

Çocuk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Söylemezoğlu “Bugün toplumda çok sık olmasına karşın genel olarak kendiliğinden geçeceği beklenen, gizlenen ve önemsenmeyen bir soruna, Enürezis Noktürna’ya dikkat çekmek için buradayız. ‘Mutlu Sabahlar’ resim yarışması, çocuklarımızın duygu ve düşüncelerini yansıtması açısından olağanüstü dikkat çekici oldu” diye konuştu.

Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Doç. Dr. Hakan Pehlivan Erciyes ise jüri üyelerinin çocukların içtenlikle yaptığı resimleri değerlendirirken zorlandığını belirterek “Hepsi onların iç dünyalarını, yaşadıkları süreçleri samimiyetle anlattıkları birer eser. Yaşadığı deneyimi en yaratıcı şekilde ifade eden çalışmaları seçmeye gayret ettik” dedi.

Ferring İlaç Mutlu Sabahlar Resim Yarışması Proje Koordinatörü Meltem Soğuk ise “Gece yatak ıslatma sorununun sebeplerini ve tedavi edilebilir olduğunu anlatmak amacıyla halkı bilinçlendirici aktivitelere ön ayak ve destek olmak, öncelikli hedeflerimizden” şeklinde konuştu.

Kategori birincilerinin velileri ise duygularını şu şekilde ifade etti: 5-8 yaş kategori birincisi Doğa Şanlı’nın annesi Yurdagül Şanlı “Doğa çok içine kapanık ve utangaç bir çocuk olduğu için böyle bir yarışmada birinci olup, ödül alması bizi çok şaşırttı ve çok mutlu etti.”

9-12yaş kategori birincisi Derya Kızıldağ’ın annesi Hürcan Küçükkurt ise “Bizim için güneş doğdu. Derya enürezis noktürna hastalığını yendiği için bu yarışmaya katılmayı çok istedi. Hem başarılı olup hem de birinci olması bizi çok mutlu etti. Yarışma sayesinde kendine güveni yerine geldi.”

HER 100 ÇOCUKTAN 15’İ UYKUDA YATAK ISLATIYOR!
Beş yaşına gelmiş bir çocukta yatak ıslatma normal değildir. Bu durum çocuğun istemsiz ve farkında olmadan uykuda yatağını ıslatması anlamına gelen enürezis noktürna sorunu olduğunu gösterir. Bu yaştaki her 100 çocuktan yaklaşık 14-15’i uykuda altını ıslatır. 18 yaşındaki 100 kişinin birinde bu sorun devam edebilmektedir.

Yatak ıslatma neden olur?
İdrar kesesi ve idrar tutmaya yarayan kasların kontrolü sinir sistemi tarafından yapılmaktadır. Gece idrar kontrolünün sağlanması;
• uyku sırasında idrar hissinin algılanması,
• gece üretilen idrar miktarının uygun düzeyde tutulması merkezi sinir sisteminin olgunlaşması,
• mesane ve ilgili kasların gelişmesi,
• vücutta üretilen bazı maddelerin yeteri kadar salgılanmaması ile ilişkilidir.

Yatak ıslatma sorununun ortaya çıkmasında yukarıda sayılan idrar tutma işlevi ile ilgili faktörleri etkileyen birden fazla nedenin rol oynadığı bilinmektedir. Anne babalar yatağını ıslatan çocukların bir kısmının uykularının ağır olduğundan söz ederler. Gerçekten de altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümünde uyku sırasında idrar kesesinin doluluğu, diğer bir deyişle idrar yapma ihtiyacı hissedilememektedir. Çişi gelen çocuk uyanamamaktadır. Bunun sonucu olarak çocuk uykusunda sıkıştığını hissedip uyanmadan refleks olarak çişini yapmaktadır.

Bazı altını ıslatan çocuklarda ise gece üretilen idrarın normalden fazla olduğu saptanmıştır. Gece üretilen idrarın fazla olması durumunda mesane kapasitesi aşılmakta ve uykuda çiş yapma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu durum uykunun ağır olması faktörü ile birleşince gece altını ıslatma ortaya çıkmaktadır. Gece altını ıslatan çocukların bir kısmında ise idrar kesesinin çalışması ile ilgili bozukluk saptanmaktadır. Çiş yapma ihtiyacı uyandıracak kadar idrar birikmese de mesanenin dolması sırasında ani olarak ortaya çıkan sıkışma hissi zamansız çiş yapmaya, yatağı ıslatmaya yol açmaktadır.

ÇOCUK DA SUÇLU DEĞİL, AİLE DE
Yatak ıslatma çocuğunuzun bilinçli bir davranışı değildir. Yatak ıslatmayı ortaya çıkaran nedenler çocuğunuzun kontrol etmesi mümkün olmayan işlev bozukluklarıdır. Çocuğun gece altını ıslatması anne babanın onları iyi eğitememiş olması anlamına da gelmez. Altını ıslatma sorunu çocuğun büyümesi sırasında idrar kontrolü ile ilgili bazı işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesi ile ilişkilidir.

Anne babanın çocuğun yatak ıslatmasına tepki ile yaklaşması veya cezalandırma yolunu seçmesi sorunu çözmek bir yana çok daha derinleşmesine yol açabilir. Gece yatağı ıslatmaya yol açan nedenler çocuğun suçu veya ailenin hatası olmayan, ancak tedavi edilmesi gereken durumlardır. Doğru tedavi için mutlaka sağlık kurumlarında konunun uzmanlarından yardım alınmalıdır.

Yatak ıslatma psikolojik nedenlere mi dayanır?
Genel inanışın aksine gece yatak ıslatma psikolojik sorunların neden olduğu bir rahatsızlık değildir. Fakat gece altını ıslatmanın çocukta psikolojik sorunlara yol açabildiği bilinmektedir. Altını ıslatma nedeniyle çevresi tarafından tepki gören, başka bir yerde geceleyemeyen, tatile gidemeyen, durumundan utanç duyan bir çocuğun psikolojik açıdan etkilenmeyeceğini düşünmek mümkün değildir. Çocuklarda, gece yatak ıslatma, anne-babaların boşanması ve kavga etmelerinden sonra üçüncü en travmatik olay olarak görülmektedir. Bu nedenle beş yaşını geçmiş çocuklarda hala süren yatak ıslatma sorunu tedavi edilmelidir.

Nasıl tedavi edilir?
Yatak ıslatmanın can sıkıcı bir durum olması kimi zaman konunun aile içerisinde konuşulmak istenmemesine yol açmaktadır. Bu şekilde üstünün kapatılması sorunun tedavisini zor hale getirmekte ve aile içerisinde gerginliğin artmasına neden olmaktadır. Yatak ıslatma sorununun kendiliğinden geçmesini beklemek doğru değildir. Çocuğu ruhsal açıdan zor durumda bırakabilen bu rahatsızlığı tedavi etmek hem gereklidir, hem de mümkündür. Yatak ıslatma, ilaç ile tedavi edilebilmektedir. İlaç tedavisinde desmopressin isimli etken madde kullanılmaktadır. Altını ıslatan çocukların bir bölümünde geceleri idrar üretimini azaltmakla görevli ADH adı verilen madde yeteri kadar yapılamamaktadır. Desmopressin kullanılarak vücuttaki ADH’nın eksikliği giderilmekte böylece gece boyunca mesanenin idrar hissini ortaya çıkaracak kadar dolmasının önüne geçilmektedir. Çocuklarda kullanımı son derece kolay ağızda eriyen tabletler şeklinde verilen desmopressin tedavisiyle çocukların %60-70’inde gece kuru kalma sağlanabilmektedir. İlaç tedavisinin yanı sıra alarm cihazları ve uzman hekimlerin kontrolünde eklenebilecek başka tedavi şekilleri de mevcuttur.