İlişkili Haberler

Ağız ve diş sağlığının önemli konuları arasında bulunan diş hassasiyeti, başlangıçta fazla sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklere karşı gelişiyor ancak tedavi edilmeyip ilerlediğinde ağıza alınan her yiyecek veya içecek kişinin kabusu olabiliyor.

Dişin sıcak-soğuk hislerine karşı duyarlı olan dentin tabakasının açığa çıkmasıyla gelişen diş hassasiyetine; 
- Dişleri aşırı sert fırçalama,
- Kola gibi asitli gıdaları tüketme, 
- Diş gıcırdatma ya da sıkma,
- Ve dişleri beyazlatmak amacıyla evde denenen yanlış uygulamalar neden olabiliyor.

İyi bir ağız hijyenine sahip olmasına rağmen su içerken bile rahatsızlık hissedenlerin elbette vakit kaybetmeden bir diş hekimine başvurması gerekiyor. Çünkü diş hassasiyetinin toplumun yaklaşık yüzde 30’unda görüldüğünü söyleyen Ortodonti Uzmanı Dr. Cihan Çapan, erken dönemde müdahale edilen diş hassasiyetinde amacın; şikayetleri ortadan kaldırmak ve en önemlisi de sorunun ilerlemesini engellemek olduğunu vurguluyor.

KANSER VE DİYABET HASTALARINDA RİSK ARTIYOR

Bazı hastalıklar ve onlara yönelik tedaviler ise diş hassasiyetini arttıran etkenler arasında bulunuyor. Bu hastalıkların başında tüm sindirim sistemini etkileyen kanser tedavileri, özellikle de kemoterapi geliyor. Üstelik kanser tedavisi sırasında verilen bazı ilaçlar nedeniyle diş tedavisi yaptırmak sakıncalı olabiliyor. Bu nedenle diş tedavisi yaptıracak kanser hastalarının mutlaka onkologlarını bilgilendirmeleri gerekiyor.

Ağız hijyenini azaltan ve tehdit eden diğer hastalıkların veya özel dönemlerin de diş hassasiyetini arttırdığını belirten Dr. Çapan, diyabet ve hamilelikteki metabolik değişimlere bağlı olarak da sorunun artabildiğini ifade ediyor. Ortodonti Uzmanı, kanser hastalarında gelişebilen diş hassasiyeti ve yapılması gerekenler hakkında ise şunları söylüyor:

“Kanser teşhisi konulan hasta haliyle strese girmektedir. Stres de diş sıkmaya veya gıcırdatmaya neden olur ve bu sürecin ilerlemesiyle dişlerde hassasiyet gelişir. Yine radyoterapiye bağlı da dişte atipik çürükler oluşabilir, bunlar da hassasiyete yol açar.

Ortodonti Uzmanı Dr. Cihan Çapan
Ortodonti Uzmanı Dr. Cihan Çapan

DİŞ TEDAVİSİ YAPTIRMASI SAKINCALI OLAN HASTALAR NE YAPMALI?

Kanser hastası, hekiminin kontrolünde diş hekimine gitmelidir. Minimal invaziv yaklaşımla yani minimum girişim yapılarak gerçekleştirilen tedavilerle günümüzde birçok zor durumda bile tedaviler yapılabilir. Ama önce hastaların oral hijyeni en ideal düzeyde olmalı ve buna özen göstermeli. Diş hekiminin önereceği hassasiyet macunu ve şarjlı fırça bu durumlar için idealdir. Şarjlı fırçanın hassas başlığı sayesinde hem daha efektif bir fırçalama hem de hastanın uygulayacağı aşırı basınca karşı bir önlem alınacaktır.”

Tedavi döneminde artan ve hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen diş hassasiyetinden kurtulmak için kanser hastalarına tavsiyede bulunan Dr. Çapan, “Ağız hijyenlerini tam sağlamaları, dişlerini düzenli olarak fırçalamaları gerekir. Fırçalama süresi için biz; ‘Günde 2 kere, 2 dakika’ diyoruz. Bu nedenle kanser hastaları da onkologlarının onayıyla diş hekimine gitmeli. Radyoterapide görülen ağız kuruluğunu azaltmak için de sık sık su içilmeli” diyor.   

DİŞ HASSASİYETİNDEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT!

Diş hassasiyetinin tedavi yöntemlerine de değinen ve tedavi şeklinin hastaya özel belirlendiğini ifade eden Ortodontist Dr. Cihan Çapan, diş hassasiyetinden korunmak için yapılacakları da “Dişte aşınmaya bağlı hassasiyet varsa bonding, lamina, kaplama gibi yöntemlerle çözüm sağlanabilmektedir. Şayet diş eti sorununa bağlı bir hassasiyet varsa oral hijyenin sağlanması gerekir. Yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanılmalı, asitli içecek ve gıdalardan uzak durulmalı, dişler günde iki kez iki dakika fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalı” şeklinde özetliyor.

VİDEO: BEMBEYAZ DİŞ İSTEDİ 32 DİŞİNDEN OLDU! (TRİGEMİNAL NEVRALJİ NEDİR?)