Uyku apnesine metabolik cerrahi neşteri

Kişiye günlük hayatında pek çok olumsuzluk yaşatan ve ölümle sonuçlanabilen uyku apnesi artık metabolik cerrahi yöntemiyle de tedavi edilebiliyor.

0448374001340969248

Uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına neden olan uyku apnesi, çağımızın en önemli rahatsızlıklarından biri. Önlem alınmadığında ölüme dek varan sonuçları beraberinde getiren uyku apnesi, anatomik problemler, nörolojik hastalıklar ve metabolik nedenlere bağlı olarak gelişebiliyor.

Genellikle metabolik sendrom (şeker ve yağ metabolizması bozuklukları ile kan basıncındaki yükselme) ve bileşenlerinden kaynaklanan uyku apnesi günümüzde artık metabolik cerrahi adı verilen ameliyat yöntemiyle tedavi edilebiliyor.

Uyku apnesi, uykuda hava akımının en az 20 saniye süreyle normal değerinin % 20'sine ve daha altına düşmesi olarak tanımlanıyor.

Bu sorunu yaşayanların geceleri dinlenemediğini dile getiren Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, uyku apnesinde vücutta oluşan değişiklikleri şöyle özetliyor:

“Apne sırasında kalp kası genişlemeye başlar, akciğer tansiyonu, kalp ve akciğer yetmezliği oluşur. Acil tedavi gerektiren hayati bir hastalık olan uyku apnesi tedavi edilemezse; kalp krizi, felç, iktidarsızlık (impotans), düzensiz kalp atışları gibi sorunlara yol açar. Ayrıca kazalara, iş verimsizliğine ve sosyal problemlere neden olabilen gün içi aşırı uyku haline neden olur.“

Dr. Çelik: Metabolik cerrahi, uyku apnesinde etkin bir tedavidir.
Dr. Çelik: Metabolik cerrahi, uyku apnesinde etkin bir tedavidir.

“APNEYE RADİKAL ÇÖZÜM GETİRİYOR”

Doç. Çelik, metabolik cerrahinin uyku apnesine nasıl çözüm olabildiğini ise şöyle aktardı: “Hastaların büyük kısmında neden metaboliktir ve özellikle de kilo fazlalığı görülür. Metabolik nedenlere bağlı uyku apnesini radikal bir şekilde çözebilecek tek tedavi alternatifi bariatrik cerrahi (obezite cerrahisi) ve metabolik cerrahidir. Obezite cerrahisinde temel hedef kilo kontrolü iken, metabolik cerrahideki temel hedef; özellikle diyabet ve metabolik sendromun diğer bileşenlerinin etkin ve radikal bir şekilde tedavi edilmesidir.

Ameliyatlarla hem havayolunun altındaki yağ dokusu hem de vücuttaki su fazlası atıldığı için kalp ve akciğerin üzerindeki iş yükü azalıyor.

AMELİYATLA HORMONLAR BASKILANIYOR

Tıp literatüründe ‘ileal interpozisyon’ olarak adlandırılan ameliyatın, laparoskopik (kapalı) olarak yapıldığını ve en çok ağır diyabet hastalarında uygulandığını söyleyen Dr. Çelik, “Sonuçta insülin direnci ve açlığa neden olan hormonlar baskılanır ve insülin duyarlılığı ile tokluk hissine neden olan hormonlar uyarılır. İleal interpozisyon ameliyatları metabolik sendromların bileşenlerinde azalma sağlar“ dedi.
UYKU MASKESİNE GEREK KALMIYOR

Ameliyat sayesinde hem sistemik dolaşımdaki hem de akciğer dolaşımındaki iş yükü ve sıvı fazlasının azaldığına vurgu yapan Doç. Dr. Alper Çelik, uyku maskesi kullananların ameliyattan 3-4 hafta sonra maskeye gerek duymadıklarını söyledi.

Kalp kası, kalp ve akciğer damarlarındaki düzelmelerin ise hastalığın derecesine bağlı değişimler gösterdiğini anlatan Çelik, “Ameliyat sonrasında özellikle geri dönülmez aşamaya gelmemiş organ hasarlarında birkaç ay içinde belirgin düzelmeler görülür” diye konuştu.

Sayfa Yükleniyor...