Varise EVTA yöntemi ile müdahale! (Yazın pıhtı riski artıyor)

Varis sorunu olan birçok kişi özellikle yaz aylarında varislerin görüntüsünden rahatsız oluyor ancak uzmanlar, görsel rahatsızlığın yanı sıra varisli damarlarda sıcak hava nedeniyle yazın pıhtı oluşma riskinin de arttığına dikkat çekiyor. Kalp-Damar Cerrahı Prof. Semih Barlas, hayati tehlike oluşturan bu durum nedeniyle, varisin bekletilmeden tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor.

ntv.com.tr 05.06.2018 - 08:50

Varise EVTA yöntemi ile müdahale! (Yazın pıhtı riski artıyor)

Venöz yetersizliğe bağlı gelişen varis, bir dolaşım sorunu ve 50 yaşına ulaşan kadınların %50’sinde, tüm erkek ve kadınların ise %60’ında farklı derecelerde ortaya çıkabiliyor. Varis, görsel açıdan rahatsızlık verdiği gibi damarda pıhtı gelişmesi sonucu oluşabilecek ciddi sorunlar açısından da risk oluşturuyor.

Varis tedavisinde uzun süredir kullanılan yöntemlerden birinin de ileri teknoloji E.V.T.A olduğunu belirten Kalp-Damar Cerrahı Prof. Dr. Semih Barlas, bu yöntem ile bir damarın yaklaşık 17 dakikada tedavi edilebildiğini söylüyor. Kesi işlemi yapılmayan yöntemde morluk oluşmadığı için hastanın günlük yaşantısına hemen dönebildiğini, bu yüzden yazın da rahatça yapılabileceğini dile getiren Prof. Barlas, varis tedavisinin alternatifleri arasında bulunan EVTA yöntemi ile ilgili sık sorulan soruları şöyle yanıtlıyor:

EVTA nedir?

İster radyofrekans isterse lazer enerjisi kullanılsın, ‘ince plastik boru’ olarak tanımlanabilecek bir kateter aracılığı ile varis gelişmiş hasta venin (toplardamar) içine ‘cerrahi dışı yöntemle’ ısı uygulanmaktadır. Dikiş gerektiren hiçbir kesi yapılmamaktadır. Görüntüleme altında hedefe yöneltilen ısı, ven duvarını etkilemekte, damar büzüşüp kendi üzerine kapanmaktadır. Devre dışında kalan bu damar, vücut tarafından 8-12 ay içinde emilip yok olmaktadır. Girişim yaklaşık 9-17 dakika sürmektedir. Yöntemin başarısı % 80-90 arasında değişmektedir.

Hangi damarlara uygulanır?

Ciltte gözle gördüğümüz kılcal varisler, köpük skleroterapi yöntemi ile tedavi edilebilmektedirler. Ayak bileğinden kasığa doğru bacağın iç yanındaki büyük safen veni ve ayak bileğinden diz arkasına doğru, baldırımız içindeki küçük safen veni ise ciltten daha derinde yer alıp, gözle görülemezler ve kalın çaplıdırlar. Bu venlerin içindeki tek yönlü çalışan kapakçıklar bozulup, kanın ayaklara doğru geriye kaçmasını engelleyemediklerinde (venöz yetersizlik), venin basıncı artarak damar çapının genişlemesine yol açar. EVTA tekniği, en sık olarak işte bu tablodaki damarlar ile onların yan dallarına uygulanmaktadır. Uygulayan ekibin deneyimi sayesinde, aynı seansta müdahale edilebilen damar sayısı 4’e kadar çıkmaktadır.

İşlem öncesinde neler yapılmalı?

Öncelikle, diğer tüm varis müdahalelerinde olduğu gibi, bir kalp ve damar cerrahı tarafından çok ayrıntılı bir damar muayenesi yapılmalıdır. Tanının kesinlik kazanması için kullanılan en önemli tanı yöntemi, renkli doppler ultrason incelemesidir. Doppler ile sorunun nedenleri, boyutu (venöz yetersizliğin derecesi-şiddeti), ven içindeki kanın akış yönü ve işlem uygulanacak damarların çapı, düz/kıvrımlı oluşları, sertliği, olası pıhtıların varlığı net olarak ortaya konmalıdır. EVTA kararının verilmesi için, doppler ultrason ile incelenen vendeki kapak yetersizliği düzeyinin 3-4 veya orta-ileri şiddetinde olması gerekmektedir. İşlemi yaptırmaya gelen hastanın aç kalmasına gerek yoktur. Başka nedenlerle kullanılan ilaçlar varsa (kan sulandırıcılar dışında) bunlar alınabilir.

Anestezi gerekir mi?

Yöntemin en büyük üstünlüklerinden biri, genel anesteziyi gerektirmemesi, sadece lokal anestezi altında gerçekleştirilebilmesidir. Hasta uyanıkken, girişim yapılacak venin etrafında anestetik maddeyi içeren sıvıdan bir koruyucu kalkan oluşturulmakta, böylelikle hastanın ağrı duymaması sağlanırken, damarın etrafındaki cilt ve dokuların, işlem sırasında ortaya çıkan ısıdan zarar görmemeleri amaçlanmaktadır.

Prof. Dr. Semih Barlas

Prof. Dr. Semih Barlas

Nasıl uygulanır?

EVTA, steril girişim ortamının bulunduğu poliklinik şartlarında veya ameliyathanede yapılmaktadır. İşlem öncesinde hasta yatağa alınmakta ve venöz doppler ile müdahale edilecek venin yeri, kateterin vene ilk gireceği nokta (genelde diz altında ve/veya baldırın alt-arkasında) belirlenmekte ve cilt işaretlenmektedir. İlk girişim noktasına lokal anestezi yapıldıktan sonra EVTA kateteri doppler kontrolu altında damara yerleştirilmektedir. Kateterin yerinden emin olunduktan sonra özel bir pompa ve iğne aracılığı ile lokal anestezi işlemi yapılmaktadır. EVTA kateteri ile işleme geçilmekte, damar duvarına ısı enerjisi verilirken kateter yavaş yavaş ilk giriş noktasına doğru geri çekilmekte, venin kendi üzerine büzülüşü yakından izlenmektedir. İlk giriş noktasına kadar geri çekilen kateter, sonuçta bacaktan çıkarılmaktadır.

İyileşme döneminde neler yaşanır?

EVTA sırasında herhangi bir komplikasyon gelişmemesi, tamamen ekibin bilgisi ve tecrübesi ile ilintilidir. Klasik ameliyattan sonra haftalarca devam eden morluk, ağrı, hareket kısıtlılığı yakınmalarının aksine, EVTA sonrasında hasta hemen yürümeye başlamakta, ciltte hemen hiçbir renk değişikliği ve hassasiyet oluşmamakta, ertesi gün normal yaşantıya dönülebilmektedir. Hiçbir kesi yapılmadığından, yara enfeksiyonu, dikiş izi vb. sorunlar yaşanmamakta, işlem öncesindeki yakınmalar süratle ortadan kalkmaktadır. Hastaya istirahat, spordan uzak kalma gibi önerilerde bulunulmamaktadır.

Venin yok edilmesi sorun doğurur mu?

Ortadan kaldırılan safen veni her şeyden önce sağlıksızdır ve bu nedenle vücudumuza yarar yerine zarar vermektedir. EVTA ile kapatılması hiçbir soruna yol açmaz. Kanı kalbe ulaştıran anayola, yani bacağımızın en iç kısımlarında yer alan derin venlere ise dokunulmamaktadır. Yok edilen venin görevini bacaktaki diğer sağlıklı venler üstlenmektedirler.

Sayfa Yükleniyor...