Aziz Yıldırım, Şükrü Saracoğlu Stadı'nın 1907 Tribünü'nde düzenlenen basın toplantısında, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe aleyhine verilen kararların barkavizyon gösterime ile verildiği toplantıda ilk sözü Asbaşkan Ali Koç aldı. Mahmut Özgener’in basın toplantısında söyledikleri sebebiyle bu toplantıyı yaptıklarını belirten Koç, "22 dakikalık bir DVD çalışması yaptık. Bu sezon kendi maçlarımızda yaşadığımız hakem hataları var. Bu sezon sadece bizim değil, diğer takımların maçlarında ciddi hakem hataları yaşandı. Hakemliğin riskli ve zor bir görev yaptıklarını biliyoruz. Bu sezon yapılan hataların çoğunluğu üst sıraları ve alt sıraları ciddi anlamda etkilemiştir. Yaşanan vahim hakemb hatalarının yoğun bir şekilde yaşanması ve bunun ülkemizde doğal bir hale gelmesi bu sorunların çözüme kavuşamaması bizi endişelendiriyor. Bu yüzden kendi yaşadıklarımızı bu DVD’de topladık" ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un ardından söz alan Başkan Aziz Yıldırım, "Konuşan Türkiye ama konuşmayan kulüp başkanları manzarasıyla karşı karşıyayız. Ama konuştuğunuz zaman ceza ile karşılaşıyorsunuz. Arkadaşlarım bana 'yazılı metini oku, yoksa yine ceza alırsın' dediler. Ben de bunun için yazılı metni okuyorum. Gaziantepspor maçında hakem odasını bastığım şeklinde imalar oluştu. Bunların hepsi yanlıştır. Bu toplantıda federasyonu istifa etmeye zorlama olayı falan değildir. Bu toplantı Fenerbahçe Kulübü'nün yaşadıklarını anlatma toplantısıdır. Kederli bir günde Mahmut Özgener’in yaptığı konuşmadan spor ailesi üzüntü duyuyor. Federasyon başkanının kulüpleri hedef alan konuşması herkesi rahatsız etmiştir. Mahmut Özgener, haksız suçlamalar yaparak kendi başarısızlıklarını örtbas etmektedir. Sayın Özgener yanlış bilgiler üzerinde değerlendirmeler yapmıştır. Mahmut Özgener kendisi özeleştiri yapmalı ve hatalarını görmeli. Rahmetli Hasan Doğan’a duyduğumu saygıyla federasyona 6 delege ile destek verdik. Mahmut Özgener’e de göreve geldiğinden bu yana tam destek verdik. Futbol Federasyonu makamı kulüplerin yaşadıklarını görmeyen, duymayan konuşmayan konumuna düşmüş durumda. Adaletli bir yönetim yerine üç maymunu oynamaktalar. Bu kaos ortamında MHK Başkanı Oğuz Sarvan ortaya çıkmamamaktadır. Böyle bir düzende hakemler hata yapma hakkı olağan hale gelmektedir. Türk futbolu yılın 365 günü çalışılmayı hak eden büyüklüktedir.Sayın Başkan yaptığı açıklamalar ile kulüplerin iç işlerine müdahele etmektedir. Hiç kimse güç bende mantığı ile bu makamı kullanamaz. Federasyon başkanlık makamıı ciddiyetle yönetilmesi gereken bir makamdır. Hiç bir Federasyonu beğenmiyorlar diyebilirler. Biz hep doğruları söylüyoruz. Cezalardan hiç korkmam bu zamana kadar bir sürü ceza aldık. Ben Eskişehirspor maçı sonrasında federasyona 'Galatasaray’ı yaktınız' dedim" diye konuştu.

Federasyonun basına haber sızdırdığını iddia eden Yıldırım, bu konuda şunları söyledi:
"Gündemi meşgul eden olaylar karşısında, TFF tarafından geliştirilen tavır ve çözümler yasa ve talimatların gerekli kıldığı yaklaşımlara göre değil, basında yapılan yorumlara göre şekillenmektedir. Bu çelişkili ortamda; TFF bir yandan basına haber sızdırarak icraatlarına taban oluşturmakta bir yandan da belirli kişi ve düşüncelerin etkisi ile kararlar almaktadır. Örneğin; Haberturk Gazetesi'nde, 12 Ocak 2010 tarihinde; "Fener'e FIFA ayarı" başlığı ile yayınlanan haberin kaynağı olan federasyon gorevlisi, yer zaman ve kişi olarak TFF Başkanı'na tarafımızca bildirilmiştir ve bunun gibi daha onlarca örnek TFF Baskanı'nın bilgisi dahilindedır. Ancak, bu kişilerin hiçbiri hakkında, TFF Yönetimi herhangi bir işlem yapmamıştır. Son olarak Gaziantepspor maçında, hakem odasını bastığım, hakemin şahsına yönelik hakarette bulunduğum ve bu şekilde hakemin maçı yönetmesine müdahalede bulunduğum bilgisi basına servis edilmiştir. Bu şekilde oluşturulan ortamdan yararlanarak Sayın Başkan da şahsıma yönelik ağır eleştirilerde bulunma fırsatını kullanmıştır.

Benzer şekilde, maçlarda yaşanan saha olaylarının ardından kurul kararları medyayla paylaşılarak, verilecek cezalar ile ilgili kamuoyu hazırlanmakta; ahenkli kararlar verilmesi gerektiği gibi yanlış bir düşünceyle, kurullar iç içe çalışarak 'Kuvvetler ayrılığı prensibi' ihlal edilmektedir. Bugün, Türk futbolunda hukuk organlarına basvuru, 'sonucu baştan belli olan gereksiz bır formalite' anlamına gelmektedir. Bir televizyon programına katılan eski bir TFF çalışanı, yapmış olduğu önemli açıklamaların cümle aralarında bu durumu kamuoyuna aynen aktarmış ve söz konusu çarpık durumu doğrulayan itiraflar kamuoyu tarafından ne yazık ki görülmemiştir. TFF, konuya ilişkin yaptığı açıklamada sadece açıklamaları yapan şahısın kişiliği hakkında yorumlarda bulunmuş ancak gündeme gelen iddialara dair tek bir açıklama dahi yapmamasını son derece manidar buluyoruz."

Galatasaray-Ankaragücü maçının ardından bir traftarın tribündne düşmesi olayına da değinen Aziz Yıldırım, PFDK'nın para cezası kararına tepki göstererek, "Karar verdiğini iddia edenlerin, kendileri hakkında yaptığımız açıklamaları 'Hedef gösterme' şeklinde nitelendirmeleri ve bundan endişe etmeleri yersizdir. Bu basit demagoji, verdikleri kararları kendi içlerine dahi sindiremeyenlerin sığındığı bir savunma aracıdır. Tribünden bir insanın atılmasına 100 bin lira ceza veren TFF'nin, internetten kendileri aleyhine yapılan bir açıklamaya 50 bin lira ceza vermesi TFF'nin adalet anlayışının açık bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Kulüp başkanları olarak sorumlulara ulaşamadıkalrını ve sorunları aktaramadıklarını savunan Fenerbahçe Başkanı, "Fahiş hataların bu kadar sık olduğu, karar standartının bulunmadığı, kulüp başkanından taraftarına tüm spor camiasının feryat ettiği bir kaos ortamında, MHK Başkanı Oğuz Sarvan, ortaya cıkmamakta ve yapılan tartışmalara son verecek adımlar atmamakta; kendisine ulaşmak mümkün olmamaktadır. Öte yandan hakemler ile ilgili onlarca şikayete rağmen; hata yapan ve zaman zaman oyunun sonucunu etkileyen ve üstüne üstlük kendi hatalarını itiraf eden hakemler; bir hafta sonra hiçbir şey olmamışçasına bir başka karşılaşmada görevlendirilmektedir. Bu durum gösteriyor ki; 'Ceza olmayan bir düzende hata yapma hakkı olağan hale gelmektedir'. Hataları, yetersizliklerini kanıtlar boyuta ulaşan hakemler, kabiliyetli gençlerin önünü tıkamakta ve ülkemizde hakemlik müesesesi gelişememektedir" dedi.

Aziz Yıldırım, MHK Başkanı Oğuz Sarvan'ın ortaya çıkıp konuşmasını istediklerini belirterek, "Şahıslarla, kişilerle sorunumuz yok. Buraya gelen kişiler yetenekliyse saygı duyarız. Zaten Oğuz Sarvan'ın şahsını eleştirmiyoruz. Ortada olmadığını söylüyoruz" yanıtını verdi.

Fenerbahçe Başkanı, sezon öncesi verdiği "3 yıl üst üste şampiyonluk" sözünün hatırlatılması ve bu yıl şampiyonluk gelmediği takdirde ne yapacağı sorusunu, "Başkanlar Fenerbahçe Genel Kurulu'nda hesap verirler. Hesap vermekten hiç kaçmadım. 'Üst üste 3 şampiyonluk' sözüm için de gereken mercilere hesap veririm. Ben artık onları aştım. Hem yaş hem de tecrübe olarak aştım. İki sene daha buradayım. O yüzden rahat olun" şeklinde yanıtladı.

Bu konulardaki detaylı açıklamanın sezon sonunda yapılacağını ifade eden Yıldırım, "Sayın Özhan Canaydın'ın vefatı sonrasında oluşan anlayış ortamını bozmamak ve haftasonu yapılacak derbi maçın da bu ortamda oynanması adına, detaylı açıklamalar tarafımızca ileri bir tarihte yapılacaktır. Bu noktada tespitlerimizi sezon sonunda sizinle yapacağımız buluşmada dile getireceğim" diye konuştu.

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ise Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in yaptığı açıklamaları 'talihsizlik' olarak değerlendirerek, "Sayın Özgener Beşiktaş-Rize maçında yönetim kurulunun karar aldığını unutmuştur. Disiplin kurulu görüntülerde olmayan tekmelerden Bilica’ya ceza verdi. Alex’in cezası inmedi ama aynın sebebten başka bir futbolcunun cezası indirildi. Kulübümüz aleyhine yapılan bir açıklama için hala karar verilmedi. Lehimize çıkması gereken kararlar aleyhimize çıkıyor. Tahkim kurulu içinde hep aynın kararı veren kişiler var. Tribünden atılan insan sonrasında verilen cezaya bir bakın, bir de kulübün internet sitesinden yapılan açıklama sonrasında bize verilen cezaya bir bakın" dedi.

"Hakem hataları her kulübe yapılıyor. Diğer kulüpler sessiz kalırken, neden sadece siz karşı çıkıyorsunuz?" sorusu üzerine Şekip Mosturoğlu, "Devre arasına girilirken yapılan Kulüpler Birliği Toplantısı'nın temel konusu buydu. Federasyon başkanı ortak bir toplantıya davet edildi. Kulüplerin ortak iradesiyle karar verilmişti. Biz daha yemeğin nerede yenileceğine karar veremedik. Beklediğimiz adımlardan bir tanesi de bu" ifadelerini kullandı.