NTV

Fikret Orman: Caner'in cezasının indirilmesini bekliyoruz

Anadolu Ajansı

Spor

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu 4. haftasında yarın Monaco'yu yenerek, hem bu kulvarda unvanların sahibi olmak hem de taraftarlarını sevindirmek istediklerini belirtti.

İlişkili Haberler

Anadolu Ajansı (AA) Spor Masası'nın konuğu olan Fikret Orman, Vodefone Park'ta AA Spor Haberleri Yayın Yönetmenliği yönetici ve editörlerinin sorularını yanıtladı. 

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yarın Monaco ile oynayacakları müsabakaya değinen Orman, "Ülkem ve kulübüm adına önemli bir maç. Gruptaki 3 maçımızda 3 galibiyet aldık. Dördüncüyü de almak istiyoruz" dedi.

Monaco müsabakasını galip tamamlamaları halinde UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarının başarı grafiğiyle ilgili birçok unvana da sahip olacaklarını aktaran siyah-beyazlı kulübün başkanı, şunları söyledi:

"Grup etabında ilk defa 12 puana ulaşan takım olarak, bir unvan elde edeceğiz. Üst üste 4 maç kazanarak yine bir başka unvanın sahibi olacağız. Şampiyonlar Ligi zorlu bir kulvar. Kulüpler para kazanıyor, oyuncularına dağıtıyor. Oyuncular için de motivasyon kaynağı. Yine futbolcular için bir vitrin. Dünya çapında kendilerini gösterebilmek için önemli bir yer. Beşiktaş'ın oturmuş bir teknik kadrosu, oyuncu yapısı, muhteşem taraftarı ve çok güzel bir stadı var. İnşallah yarın Allah bize insanlarımızı sevindirmeyi nasip etsin."

Orman, Şampiyonlar Ligi'nde karşılaştıkları rakiplerin gücüyle ilgili küçümseyici yorumlar yapılmasıyla ilgili olarak, "Futbolda herkes yorum yapar. Bazısı objektif yorum olur, bazısı küçümseyici yorumlar olur. Maalesef bunlar var. Bizim açımızdan bunun üzerine söylenecek çok şey yok. Onlar kötü olsunlar da biz tüm maçları kazanalım. Allah da nasip etsin, gidebildiğimiz yere kadar gidelim. Herkes her şeyi görüyor." ifadelerini kullandı.

"KÖPRÜNÜN ALTINDAN ÇOK SULAR AKACAK"

Fikret Orman, Galatasaray'ın lider durumda bulunduğu Süper Lig'de uzun bir sürecin olduğunu aktararak, "Süper Lig'de köprünün altından çok sular akacak." diye konuştu.

Puan farklarının suni olduğu yönündeki yorumların hatırlatılması üzerine Orman, "Ben, rakiplerim hakkında yorum yapmak istemem. Galatasaray, son maçını kaybetse de şu anda bizim 5 puan önümüzde. Demek ki bugüne kadar bize göre daha başarılı bir grafik çizmişler. Önümüzde uzun bir süreç var. Kış dönemi gelecek, sakatlıklar olacak, kupa maçları oynanacak. Yine ekonomik durum bunun içinde önemli. Oyuncuların paralarını alması, takım içinde huzuru etkileyen şeyler. Daha mayıs ayına kadar zaman var." değerlendirmesinde bulundu.

Fikstürle ilgili yorum yapmak istemediğini anlatan başkan Orman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bazen şans sizinle olur, bazen olmaz. Bazen rakibin iniş dönemine denk gelir maçınız, tam tersine yükseliş döneminde de karşılaşabilirsiniz. Bunlar şansla alakalı. Zaten sıralamaya baktığınızda da farklar çok yakın. Galatasaray, altındaki takımlarla puan olarak yaklaştı. İlk 10 sıradaki takım birbirine yakın. Üst üste 2 maç kaybetsen, 10. olabilirsin veya iki maç kazansan lider olabilirsin. Rekabet güzel, puan kayıplarını kimse istemese de olması güzel. Rekabet olsun. Dünyada da ligimiz izlensin. Ligin değeri yukarı çıksın. Bunun herkese getireceği faydalar var. Ben ligdeki rekabetten mutluyum."

"SÜPER LİG'DE KARŞIMIZA FARKLI BİR MOTİVASYONLA ÇIKILIYOR"

Fikret Orman, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde alınan başarılı sonuçların aksine Süper Lig'de henüz istenen seviyede olunamaması konusunda, "Beşiktaş bir vitrin kulüp. Maçları dünyada takip ediliyor. Son iki sezonun şampiyonu olmamızdan da kaynaklı, karşımıza oyuncular daha farklı bir motivasyonla çıkıyorlar. Hocaları da aynı şekilde." şeklinde konuştu.

Ligde oynadıkları takımların çoğunlukla savunma yaptıklarını vurgulayan başkan Orman, "Şikayet ettiğimden söylemiyorum. Tabii ki kaybetmemek için, kontrataklarla kazanabilmek için bunu yapacaklar. Bizim bunları da aşmamız lazım. Burada oynamak için değil de oyunu bozmak için mücadele ediliyor." açıklamasında bulundu.

Ayrıca maçlarda oyunun çok durmasından yakınan Orman, "Türkiye'de hakemlerimiz, pırlanta gibi insanlar. Bu durumda biz kulüp yöneticilerinin de suçu var. Hakemler çok konuşulur ve her mevzu televizyon önünde milimetresine göre tartışılır hale gelince, onlar da hata yapmamak için oyunu çok durduruyorlar. Bu sefer de maç oynanmıyor. Bunlar dezavantajlı durumlar. Türkiye ligi çok zevkli bir lig. Daha da iyi olacak inşallah." şeklinde görüş belirtti.

"CANER'İN CEZASININ İNDİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ"

PFDK'nın Caner'e verdiği cezanın Tahkim Kurulu tarafından indirilmesini beklediklerini belirten Orman, "Tartışıldıkça cılkı çıkıyor. Caner mevzusu bütün kamuoyunun önünde oldu. Böyle konularla alakalı, 'Çocuk şunu söylemek istemedi, şöyle hareketler yapıldı' diye savunmalara geçilir. Biz tam zıttını yaptık. 'Bu görüntüler bizi rahatsız etti' dedik. Yakışmadı. Oyuncuma da yakışmadı. 'Bunun cezasını Beşiktaş en ağır disiplin içeriğiyle verecektir' dedim. Oyuncum da çıktı açıklama yaptı. 'Sinirlerime hakim olamadım, kamuoyundan, hakemlerden taraftarlardan özür diliyorum' dedi. Bu normalin dışında yapılan bir hareket. Bunu cezalandırırmış gibi böyle bir karar verdiler. Daha kötüsü disiplin yönetmeliğini değiştirdiler" diye konuştu.

Görüntülere göre ceza verilmesinin futbola zarar vereceğini düşündüğünü anlatan Orman, "Burada mutlak hakim, hakemler, yardımcıları ve gözlemcilerdir. Başka otorite koyarsanız hakemin otoritesini elinden alırsınız. Taraftarım da 'Hadi x kulübüne de rakibimize de ceza verin' diyor. İsim zikretmiyorum ki olay gerilmesin, çözüm bulunsun. Onlara da ceza verilmesi doğru değildir. Yanlış hesap Bağdat'tan döner, derler. Düzeltsinler. Hukuk neyse ona göre karar versinler. Kamuoyuna göre karar verilemez. Alınan kararlar kamu ilkesine göre veriliyor. Türk sporunu daha iyileştireceğiniz kararlar varsa kamuoyu tepkisi olmadan verelim. Bunun için çalıştay düzenleyin. Oradan çıkan ortak fikre göre hareket edilir. Kamuoyu baskısına göre değil. Futbol herkese lazım" ifadelerini kullandı.

Fikret Orman, "Düzelteceklerine inanıyorum, federasyon bunu düzeltmezse başına daha çok işler açacaktır" sözleriyle ilgili ise şu açıklamayı yaptı:

"Ben Tahkim Kurulundaki kişilerden bir tanesini bile tanımam. Söylediğim sözden kastım, bu tip olaylar futbolun içinde devam edecek. Anlık şeyler, kızgınlıklar dünyanın her yerinde var. En ufak bir şey aramaya çalıştığınızda farklı yerlere gidilir. Her seferinde birilerine ceza vermekle futbolun seviyesini azaltırsınız. Fenerbahçe-Kayserispor maçında dün son saniyede gol atmışlar, sonradan seyrettim. Antrenör sevinçte yere düşmüş, birbirlerine sarılmışlar. Bunlara güzel gözle bakmak lazım. 'Tahrik etti, ceza verelim' anlayışıyla olay farklı rotaya gider. Ceza onanırsa da ne yapabiliriz ki? yapacak bir şey yok. Bazen tepkiyi göstermek için 'Dünyayı ayağa kaldırırız' dedim, 45 gün ceza verdiler."

"LİGİ BU HAKEMLERE OYNAYACAĞIZ"

Fikret Orman, hakemlerin çok fazla eleştirilmesiyle ilgili ise şöyle konuştu:

"Biz bu ligi önceki senelerde olduğu gibi yine bu hakemlere bitireceğiz. Hakemleri çıkartma yetkisine sahip değiliz. Bu arkadaşlarla ligi devam ettireceğiz. Bunları kötülemekle bir yere varamayız. Hakemler de bazen gördüğüne göre değil de kamuoyuna göre maçı yönetiyor. Futbol kültürü Türkiye'de çok oturmadı. Bir kulübün yöneticisi şahsımla ilgili, ahlaksızca açıklamalar yaptı. İngiltere'de, ��talya'da böyle açıklamalar yaparlar mı, hayır. Maalesef bu seyirciyi de kaçırıyor. Hakemler genç arkadaşlar. Tecrübeliler de var. Çoğu genç çocuklar. Hatalar yapıyorlar, art niyetli olduklarına inanmıyorum. Hakemlerle alakalı pozisyon pozisyon girmeyiz. Bazı şeyler söylüyoruz, düzen böyle olduğu için. Yoksa camiayı savunmamış pozisyonda kalıyoruz."

Video Yardım Hakem (VAR) sisteminin kademeli olarak uygulanması gerektiğini vurgulayan Orman, "Deneyerek yapmak lazım. En çok konuşulan konu ofsayt mevzusu. İlk 6 ay sadece ofsayta bakılabilir, sonra penaltı konusu. İkinci altı ayda da bu devreye girebilir. Hepsini bir anda uygulamaya sokarsak, içinden yine kötüyü seçeceğiz, dezavantajları var diyerek sistemi komple atma noktasına getireceğiz. Olmayacak bir şey değil. Destekliyorum bu sistemi ancak hepsinin aynı günde başlaması sistemi öldürür." değerlendirmesinde bulundu.

"GÖKSEL GÜMÜŞDAĞ BIRAKMAMALIYDI"

Fikret Orman, Kulüpler Birliği Vakfını kulüp başkanı olmayan birisinin yönetmesi gerektiğini dile getirdi.

İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın Kulüpler Birliği Vakfı'ndaki başkanlık görevini bırakmaması gerektiğini ancak bunu anlayışla karşıladığını vurgulayan Orman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Göksel Gümüşdağ'ın hem kulüp başkanlığı, hem belediyedeki görevi, hem de kendi işleri var. Dursun (Özbek) Bey geldi şimdi. Dursun Bey'in daha icraatsal bir şeyini görmedim. Tenkit etmeyi doğru bulmam. Kulüpler Birliği bir gücü elinde tutmak için elde bulunan bir yer değil. Bazı zaman kulüp başkanlığı yapıp bazen de Kulüpler Birliğini yönetmek zordur. Kamuoyunda saygınlığı olan, kulüp başkanı olmayan biri Kulüpler Birliğinin başkanlığını yapması daha faydalı olabilir. Kulüpler Birliği, sadece yayın birliğini artırmak ve onu pay etmek değildir. Futbolun marka değeri yukarı çıkmadığı sürece daha kötüye gideriz."

"MBAPPE, TÜRKİYE'DE AYNI PERFORMANSLA OYNAMIŞ OLSA..."

Fransız temsilcisi Paris Saint Germain'in (PSG) Kylian Mbappe'yi Monaco'dan yüksek bir bonservis bedeliyle transfer ettiğini anımsatan Fikret Orman, şunları kaydetti:

"19-20 yaşında bir çocuk 180 milyon euroya transfer oldu. Barcelona'da Borussia Dortmund'dan Dembele'yi 100 milyon eurolara aldı. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor bir tane böyle oyuncu satsa sıkıntılarının yüzde 50'sini, bazıları yüzde 100'ünü çözer. Devlet bize arazi versini aramaktansa futbolun değerini artırmak lazım. Mbappe, Türkiye'de aynı performansla oynamış olsa, PSG 180 milyon euro verir mi? Türkiye'de futbolun marka değeri buna müsait değil." 

"YABANCI SAYISINDAKİ ARTIŞ BAŞARIMIZDA PAY SAHİBİ"

Yabancı futbolcu kuralının iki sene önce değiştirildiğini hatırlatan Orman, "Buna bir tek sayı açısından bakarsak doğru yere gidemeyiz. Bu bir matematik formülü değil. Türkiye'de hepimiz sokakta top oynadık. Türkiye eskiden daha yaygın bir toplumdu, artık şehir toplumu haline geldi. Türkiye nüfusunun yüzde 55'i 17 şehirde yaşıyor. Bu şehirlerin hepsinde trafik var. Bu nedenle kimse çocuğunu spora göndermek istemiyor. Avrupa ise banliyö toplumudur, her yerde spor yapma imkanı vardır. Biz büyük statlar ve tesisler yapıyoruz ama çocukların gidebileceği noktalarda değil. Onun için bu işi okullarda başlatmamız ve buna büyük bir program olarak bakmamız lazım." diye konuştu.

Fikret Orman, yabancı futbolcu sayısında yapılan artışın elde ettikleri başarıda pay sahibi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Beşiktaş'ın bu seviyede başarı kazanmasında yabancı sınırlamasının yukarı çıkmasının payı vardır. Beşiktaş, ay-yıldızıyla ülkeyi temsil ediyor. Bu taraftan baktığınız zaman doğru. Milli takım açısından baktığınızda kısmen yanlış görülebilir. Asla dar çerçevede bakmayalım. Lig arası geliyor. Ben federasyon başkanımıza da söyledim, bir çalıştay yapılsın. Buna insanlar katılsın ve fikirlerini söylesinler. Almanya gibi bunu başarmış ülkeler var. Bu konuda bir program yapalım. Konu indirmekse o da kademeli olarak insin. Bir tek indirmeyle sonuca ulaşacağımızı sanıyorsak, aldanıyoruz."

"ŞENOL GÜNEŞ'İN İKİ TAKIMI BERABER ÇALIŞTIRMASINA KARŞIYIM"

Fikret Orman, Fatih Terim'in ayrılmasından sonra A Milli Takım'ın başına geçmesi için teknik direktörleri Şenol Güneş'e yapılan teklifle ilgili olarak şöyle konuştu:

"Bu milli takım, bizim milli takımız. Şenol hoca bu milli takımın teknik direktörlüğünü yapmış ve dünya üçüncülüğü getirmiş bir kişi. Şenol hocanın da benim de istememem diye bir şey söz konusu değil. Kendi işlerimize organize olmamız lazım. Birinci sorumluluğumuz kendi kulübümüzü ve ülkemizi iyi temsil edebilmek. Buna göre stratejimizi yapmış vaziyetteyiz. Fatih Terim hoca bırakmamış olsa Şenol hocaya ihtiyaç olur muydu, yok. Biz şimdi onların ihtiyaçlarına göre kendimizi organize edecek değiliz ki. Benim hocam çok düzgün, inanılmaz çalışkan ve prensipli bir insan. Bir işe konsantrasyonu müthiştir, 2-3 iş olduğu zaman ilgisi dağılır. Bundan ben de hocam da milli takım da zarar görür. İki takımı beraber çalıştırmasına da karşıyım. Hocam milli takımı çok iyi götürür. Beşiktaş'ı çok iyi götürüyor. Ancak ikisine biz de hocam da konsantre olamaz."

Beşiktaş Kulübü Başkanı Orman, "Şenol Güneş son 4 maçta görev alsaydı, milli takım 2018 Dünya Kupası'na gider miydi?" şeklindeki soruya, "Öyle bir şey demek çok büyük haksızlık olur. Lucescu da çok kıymetli bir hoca. Dünyada önemli başarılar yaşamış bir hoca. Fatih hoca da çok başarılı bir hocamız. Şenol hocanın elinde sihirli değnek yok. Böyle bir değnek hiçbirimizin elinde yok. Yani öyle bir şey olsaydı, şu ana kadar yaptığımız 10 maçta 30 puanımız olurdu." yanıtını verdi.

Şenol Güneş ile sezon başında 2 yıllık yeni sözleşme imzaladıklarını hatırlatan Orman, "Benim görev sürem 2019 yılının mayıs ayında bitiyor. Şenol hoca ile de o tarihe kadar sözleşmemiz var. O zamana kadar beraber çalışacağız. Bu 2019'dan sonra çalışmayacağımız anlamına gelmiyor. Onu da o günün şartları içinde konuşacağız." ifadelerini kullandı.

"AMATÖR BRANŞLARDA SÜRDÜREBİLİRLİK ZOR"

Fikret Orman, Beşiktaş'ın bir spor kulübü olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Beşiktaş bir futbol kulübü değil, bir spor kulübü. Beşiktaş'ın içinde birçok branş var. Futbol tarafında artık belli bir dengeye oturdu. Geçen sene kar ettik, bu sene de karlılıkla bitireceğiz. Futbol artık harcadığından daha fazla gelir elde edecek bir pozisyona geldi. Fakat amatör şubeler tarafında biz de rakiplerimiz de ciddi zarar ediyoruz. Bunlar taşınabilir durumu geçti. Türk sporuna hizmet etmek amacıyla yapıyoruz ama faizle para alıp, ödeme konusunda büyük sıkıntılar içine girdik. Yasal bir düzenleme gelmediği taktirde amatör branşlarda sürdürebilirlik zor. Hatta imkansız duruma geliyor. Bunu da zaten Gençlik ve Spor Bakanımıza ve Maliye Bakanımıza ifade ettim. Oralarda bir düzenleme yapılması lazım yoksa radikal kararlar almak zorundayız."

Orman, kulüp borcu konusunda açıkladıkları rakamların eski divan kurulu başkanları Yalçın Karadeniz'in paylaştığı rakamlarla uyuşmamasıyla ilgili olarak da "Yalçın Bey artık divan başkanımız değil. Beşiktaş'ın divan kurulunda değişiklik oldu ve Tevfik Yamantürk geldi. Borçlar konusunda denetleme ve yönetim kurulu arasında rakamsal bir fark yok. Pek detaya girmek istemiyorum, hatalar yapıldı. Bazı zaman insanların hırsları zekalarının önüne geçer. Yalçın Bey de bizim ağabeyimizdir, babamın dostudur. Biz o mevzuyu kapattık." şeklinde görüş belirtti.

"ÇOK ŞEFFAF BİR KURUMUZ"

Beşiktaş'ın şirket olarak şeffaf yönetildiğini belirten Orman, derneğin ve şirketin genel kurul, denetleme kurulu ve İçişleri Bakanlığı ve bağımsız şirket tarafından denetlendiğini kaydetti.

Kulübün Vodafone Park'ın yapımı ve borçlarıyla alakalı değerlendirmede bulunan siyah-beyazlı kulübün başkanı, şöyle konuştu:

"Gizli bir şey yok, mümkün de değil. Bırakın stadyum gibi büyük bir yatırımı, 1 lirayı bile saklayabileceğiniz bir muhasebe sistemi yok. Çok şeffaf bir kurumuz. Stada ne harcandığı, divan kurullarında ve genel kurullarda anlatılıyor. Sponsorluklardan elde edilen gelirler de ortadadır. Bunun üzerine çok fazla gelip de bir laf üzerinden başka yerlere çekilmesine müsaade etmem. Bizim bütün evraklarımız halkın önündedir. Beşiktaş'ın sponsorlukları da bellidir. Vodafone ile 10+5 sene stadyum isim hakkı sponsorluk anlaşmamız var. Senelik 7 milyon dolar civarındadır. Bir süre sonra 9 milyona çıkıyor. DenizBank ile 5 senelik, yılda 5 milyon liraya mukabil eden bir anlaşmadır. Spor Toto Teşkilatı ile senelik 5 milyon liradan 10 senelik anlaşma yaptık. Adaletli olarak bakacak olursak biz ve Fenerbahçe hariç bütün statları devlet yapmış durumda. Bunun haricinde her şeyimizle devlete bağlı bir kulübüz. Bu stat da Beşiktaş Kulübünün değil. Arazi hazinenin, üstündeki de Spor Genel Müdürlüğünün malı. Biz de bir kamu görevlisiyiz. Burası, kamu yararına bir dernek. Kanun, 'kamu yararına dernekler malı kamu malıdır' diyor. Burasının haricinde tapusu Beşiktaş'ın üstüne olan Süleyman Seba Tesisleri, Beşiktaş plazaları da kamu malıdır."

"CUMHURBAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Fikret Orman, Vodafone Park'ın yapımı sürecinde tüm engelleri dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle aştıklarını söyledi.

Stat inşaatı için izinleri almanın finansmanından zor olduğunu vurgulayan Orman, "Stadyum açılışında Cumhurbaşkanımıza bir çok kez teşekkür ettiğim için çok eleştirildim. Bugün dahi ediyorum, 'Allah razı olsun' diyorum. Ben o günlerin izin sürecini yaşadım. O zaman başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanımızın desteği olmasa bizim buranın iznini alma şansımız yoktu. Eski Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu bizim ağabeyimizdir. Kendisine 'Başbakan olmuş olsan buranın izinini alabilir miydik?' diye sordum. 'Alamazdık' dedi. Cumhurbaşkanımızın iradesi çok kuvvetlidir. Arkamızda durdu. Her engeli Cumhurbaşkanımızın iradesi üzerinden geçtik. Finansman imkanı olarak neredeyse batmış bir kulüptük. Öyle olduğumuz halde finansmanı sağladık ama izni sağlamak öyle kolay bir şey değildi." ifadelerini kullandı.

"BEŞİKTAŞ KÖTÜ GİTSİN DİYE PUSUDA BEKLEYENLER VAR"

Fikret Orman, siyah-beyazlı kulübün kötü gitmesi için pusuda bekleyenlerin olduğunu ve bunların içinde Beşiktaşlıların da bulunduğunu iddia etti.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in başkanlığı döneminde kulübe verdiği 100 milyon lirayla ilgili açıklamalarda bulunan Fikret Orman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir şey iyi gitmeye başladığında bizde aşağı çekme durumu oluyor. İlk geldiğimiz üç sene neler çektiğimizi biliyoruz. O süreç öncesinde Yıldırım başkan döneminde işler yürüyordu. O dönemde Fenerbahçe şampiyon oldu. Galatasaray 2 kez şampiyon oldu. Kimse ses etmedi. Şimdi işler rayına girmeye başlayınca bir yere refere etmeye çalışıyorlar. Bu şahsımızda da oluyor. Bir gün bizi siyasetçi yapıyorlar, diğer gün FETÖ'cü yapmaya çalışıyorlar. Maalesef böyle bir durumdayız. Toplumumuzda maalesef böyle bir şey var. Hatta saha skorları ve kulübün grafiğinin aşağı inmesi için pusuda bekleyen insanlar var. Daha üzücüsü bunların içinde Beşiktaşlılar da var. Kötü gitsin de ortaya çıkalım diye bekliyorlar."

Demirören'in kulüpten alacağını istemediğini, kendilerinin de ödemeyi teklif etmediklerinin altını çizen Orman, şunları kaydetti:

"Yıldırım Demirören Beşiktaş'a para vermiş. Bize vermedi. Gelmeden önce de 'ben gelirsem bu kadar para koyacağım' diye taahhüt etmiş. Gelince de taahhütlerini yerine getirmiş. Gittikten sonra bununla ilgili girişimlerde bulunduk. Bunun bir kısmını çizmek istedik. Sonra kendi iradesiyle 'federasyon başkanı olduğum sürece bu parayı konuşmayacağım' dedi. Orada duruyor. Biz de 'federasyon başkanlığı hayırlı olsun. Olabildiğince uzun sürsün, dursun' diyoruz. Bunu da espri olsun diye söylüyorum. Yoksa parasını talep etti de biz ödemiyoruz gibi bir durum söz konusu değil. Yıldırım Bey, bir gün gelip de 'benim paramı ödeyin' demedi. Biz de ödemek istemediğimiz için 'senin paranı ödeyelim' demedik. Bunun üzerinden Beşiktaş'a ayar vermeye alışıyorlar. 3 Temmuz'un üzerinden 7 sene geçti. Hala 3 Temmuz'dan medet ummak doğru şeyler değil. Beşiktaş'ta işini iyi yapan bir yönetim kurulu var. Şeffaf bir kurumuz. Her şey açıktır."

"SPONSORLUK GÖRÜŞMELERİ HİÇ BİTMEZ"

Siyah-beyazlı kulübün sponsorluklarıyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü aktaran Orman, "Sponsorluk görüşmeleri hiç bitmez. Bazı konularda sponsorlukta 2-3 senemiz dolu. İki sene sonrası için uğraşıyoruz. Tırnaklarımızla kazıyarak o işleri yapıyoruz. Globalde büyümemiz lazım. Dünya markası haline geldiğimiz gün sponsorluk gelirlerimiz artacaktır." diye konuştu.

Beşiktaş'ı dünya markası haline getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan başkan Orman, "İspanya'da Barselona diye bir şehir var. Barcelona Kulübünü çıkarın öyle bir şehrin hiçbir önemi kalmaz. 100 yıllık bir geçmişi var. Bizim kulübümüz 115 senelik. Şehirden daha eski bir kulübüz. Barselona'ya 28 milyon kişi ziyarete gidiyor. Onu marka haline Barcelona Kulübü getirdi. Beşiktaş'ın dünya çapında işler yapması lazım ki hem bilinirliği artsın hem ülkesine hizmet etsin hem de dünya çapındaki kulüpler düzeyinde geliri olsun." ifadelerini kullandı.

İngiltere'nin Manchester United takımının dünya çapında 650 milyon taraftara sahip olduğuna değinen Orman, şunları kaydetti:

"Çin, Azerbaycan, Kazakistan, Malezya, Endonezya, Irak, İran, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika, hedef çalıştığımız bölgeler. Her hafta bununla alakalı 2-3 saat toplantı yapıyoruz, seyahatlere gidiyoruz. Takımımız devre arasında değil ama sezon sonunda uzak seyahatlere gidecek. Manchester United'ın 650 milyon taraftarı var. Manchester şehrinde 300-400 bin taraftarını bulamazsınız. 1992-93 sezonlarında oralara gitmeye başlamışlar. Şu anda forma göğüs reklamına 75 milyon pound ödüyorlar. Türkiye'de reklam bulmaya zorlandığımız yerde o gelirleri elde ediyorlar. Beşiktaş, Galatasaray ile Çin'de Kazakistan'da maç yapsın. Keşke Beşiktaş ile Konyaspor arasındaki Süper Kupa maçı Azerbaycan'da yapılsaydı."

"CAMİAMIN SAYGINLIĞINI AŞAĞI İNDİREMEM"

Fikret Orman, ikinci başkanlığını Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun üstlendiği Kulüpler Birliği Vakfının toplantılarına başkan düzeyinde katılarak, kulübün saygınlığını aşağı indirmeyeceğini söyledi.

Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarına yönetici düzeyinde katılma kararlarıyla ilgili konuşan siyah-beyazlı kulübün başkanı, "Beşiktaş Kulübünün başkanıyım. Başkanın bir seviyesi vardır. Dursun Bey, yaşça bizden büyüktür, 'ağabey' deriz. Yanındaki Şekip Mosturoğlu da bizim arkadaşımızdır. Oraya Fenerbahçe Kulübünün başkanı gelsin, sıkıntı yok. Ben, başkanın olmadığı yerde ikinci başkanın başkanlık yapabileceği yere katılamam. Ben bir camiayı temsil ediyorum. Benim saygınlığım camiamın saygınlığıdır. Ben de camiamın saygınlığını aşağı indiremem." şeklinde görüş belirtti.

"BİR ANONİM ŞİRKETİ YABANCI ŞİRKET KEŞKE ALSA"

Fikret Orman, yabancı sermaye gruplarının futbola yatırım yapması ve kulüp satın almasıyla ilgili, "Bizim kurumumuz hariç neden olmasın. Beşiktaş Kulübünün yapısı böyle bir şeye müsait değil. Biz halkın takımıyız. Dinamiklerimiz farklı. Halkın içinden gelen bir kulübüz. Bir anonim şirketi yabancı şirket keşke alsa. İçine yeni oyuncular girsin ki pasta ve rekabet büyüsün. Buna sıcak bakarım ama konuşulanların hepsi bir rivayetten ibaret. Kim dedi, kime müşteri gelmiş... Ortada somut bir şey yok." değerlendirmesinde bulundu.

"KARTAL YUVASI, YÜZDE BİN 400 BÜYÜDÜ"

Orman, Beşiktaş Kulübünün lisanslı ürünlerinin satıldığı Kartal Yuvası mağazalarının kendileri göreve geldikten sonra yüzde bin 400 büyüdüğünü dile getirdi.

UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu'nda Fransa ligi takımlarından Monaco ile yapacakları maçta, taraftarlarının stada erken gelerek Kartal Yuvası'nda alışveriş yapmasını isteyen Orman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Taraftarımız yarınki Monaco maçına erken gelsinler ve Kartal Yuvası mağazalarından alışveriş yapsınlar. Kartal Yuvası mağazalarında her sene yüzde 30 büyüyerek geldik. İlk aldığımız döneme göre yüzde bin 400 büyümüş durumdayız. Çığ gibi büyümüş vaziyette. Taraftarımız da harcanan paranın doğru yere gittiğini görünce daha da ilgi gösteriyor ama yeterli değil. Basketbola çok önemli yatırım yaptık. Takımın başında Ufuk Sarıca gibi kıymetli bir hocamız var. Maçlarına talepler bizi üzüyor. Beşiktaşlıları da üzmeli. Daha çok sahip çıkılmalı. Bu hafta sonu Darüşşafaka ile maçımız var. Salonları doldursunlar. Basketbol takımlarımıza ve diğer amatör branşlardaki takımlarımıza lafta değil icraatta sahip çıksınlar."

"AVRUPA LİGİ İLE İLGİLİ FİKİRLERİM AYNI"

Beşiktaş Kulübü Başkanı Orman, basketbolda Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en önemli organizasyonu THY Avrupa Ligi'ni organize eden Avrupa Ligi yönetimini eleştirdi.

Orman, THY Avrupa Ligi'ne katılımda ve gelir dağılımında adaletsizlik olduğunu ileri sürerek, şöyle konuştu:

"Avrupa Ligi ile ilgili fikirlerim hala aynı. Avrupa Ligi, bir şirket organizasyonu. Türkiye ligini Beşiktaş şampiyon bitirse, ikinci Galatasaray, üçüncü Darüşşafaka, dördüncü Banvit, altıncı Anadolu Efes, yedinci de Fenerbahçe olsa, 7 ile 8 gidiyor. Geçen sezon Darüşşafaka sponsorluk parası verdiği için gitti. Sponsor olan takım 10. sıradan gidiyor, şampiyon olan ben gidemiyorum. Ben sponsor olmaya mecbur muyum. Bu takımı biz kuruyoruz. Bunu izleyenler bizim taraftarlarımız. Seyahat masraflarını ve oyuncu ücretlerini biz ödüyoruz. Burada toplanan para nerede? Aziz Yıldırım Bey, '100 ülkede bizim THY Avrupa Ligi şampiyonluğumuz yayınlandı' dedi. Bir vatandaş olarak gurur duyuyorum. 100 ülke bir milyon dolar verse 100 milyon dolar eder. Hangi kriterlere göre dağıtıldı. Bu taraftan faizle para alacağım, bu şirkete para kazandıracağım. Ben buna karşıyım. Yoksa Avrupa Ligi'ni neden küçümseyeyim. Bunu düzeltecekler. Katılmak isteyenler katılıp, bütün paralarını harcayıp, senede de 1 milyon avro almak istiyorlarsa Allah yollarını açık etsin."

ETİKETLER