Unutulmayacak derbi... Ama futboluyla değil!

Alex bir kez daha sahneye çıktı, Fenerbahçe kazandı... Bobo maçın kırılma anında penaltı kaçırdı, Beşiktaş kaybetti... Sonlarda kırmızı kartlar havada uçuştu. Bilica penaltı noktasını yok etmek istedi. Ve sezonun bu en önemli derbisinde futboldan çok, futbol dışı şeyler konuşuldu.

Ntvspor 20.04.2010 - 00:00

Turkcell Süper Lig’de uzun bir süre unutulmayacak bir derbi haftası yaşandı. Derbiyi unutulmayacak hale getiren, sonucu veya hakem hataları değildi. Bilica’nın penaltı noktasını eşelemesiydi. Penaltı noktası tartışması bundan bir süre önce Bursaspor-Antalyaspor maçında da yaşandı. Bursaspor’un penaltı atarken topun penaltı noktasının önünde olması tartışılmış, teknik direktör Ertuğrul Sağlam’dan “Penaltı noktasının çukur halinde olduğu görüldü. Sanırım rakip oyunculardan biri bir şey yaptı, yani atışın iyi kullanılmaması için... Ivankov çukur halindeki yere topu dikemedi ve topu penaltı noktasının önüne koymak zorunda kaldı.” açıklaması gelmişti. Antalyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek de bu açıklamanın hoş olmadığını dile getirmişti.

Bilica’nın hareketiyle de artık futbolumuzda “Penaltı noktasına müdahale” olgusu ortaya çıktı. Korkum, önümüzdeki maçlarda bu ve buna benzer hareketlerin salgın halini alması.

Fenerbahçe şampiyonluk yolunda çok kritik bir galibiyet aldı. Golü erken buldu, sonrasında savaştı, rakibin ataklarını eliden geldiğince savuşturdu, bir penaltıyı da savuşturdu. Puan olarak hala Bursaspor’un gerisinde olsa da moral-motivasyon anlamında öne geçti belki de...

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisiyle birlikte Beşiktaş’ın isyanı da ön plana çıktı. Bu sezon büyük ihtimalle isyanlar sezonu olarak hatırlanacak. Küme düşürülen Ankaraspor’un isyanı... İlk yarıda ligden çekilmeyi düşünen, 2. yarıda cezalardan bunalan Diyarbakırspor’un isyanı. 3 büyüklerin isyanı... (Arada mutlaka unuttuğum vardır!) Her zaman olduğu gibi canı yanan isyan ediyor. Ve isyan eden herkes adalet istiyor.

Bir yandan EURO 2016 ev sahipliği için çalışan, bir yandan Guus Hiddink ile milli takımı yeniden canlandırmak isteyen Federasyon zor günler geçiriyor. Futbolda adaleti sağlamak, herkesin mutlu olmasını sağlamak zordur. Çünkü futbolun kuralı baştan yazılmış: Bir sezonda sadece bir takım şampiyon olacak... Arjantinliler gibi ligi ikiye bölemeyeceğimize göre, federasyonun bu kıl kadar ince ipin üzerinde dengeyi sağlaması gerekiyor. Bu noktada şunu da sormamız lazım, adalet isteyen kulüpler, ne kadar iyi niyetli? Haftalardır ortamı geren onlar değil de ortam kendi kendine mi geriliyor?

Sonuçta futbolun konuşulmadığı bir derbi daha yaşadık. Bunu sevenler de var, çünkü bazen herşey futbol değildir. Bazen herşey tamamen sonuçtur, netice, haticeden bin kat daha önemlidir. Bazen gerginlik istersiniz, hani Boca-River, Lazio-Roma maçlarında yaşanan türlerden. (Bir ara Barça-Real rekabetinde de gerilim had safhadaydı, sahaya viski şişesi, domuz kafası filan atılıyordu!)

Neticede Fenerbahçe istediğini alan takım oldu. Şampiyonluk yolunda önemli bir engeli aştı. Beşiktaş, sadece şampiyonluktan değil, Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan da uzaklaştı.

Aslında Alex’i konuşmamız lazım. Aynı haftada attığı iki kritik golle Fenerbahçe’yi hem kupa finaline taşıdı, hem de şampiyonluk yarışında önemli bir galibiyet aldırdı. Türkiye’ye gelmiş en önemli, en yararlı yabancılardan biri Alex. Omzundaki sakatlığa rağmen Gökhan Gönül mesela... Maçın önemli isimlerinden biriydi. Maçın kader adamlarından biri de kurtardığı penaltıyla Volkan Demirel’di. Beşiktaş’ta oyundan çok Denizli’nin sahaya çıkardığı takım konuşuldu. Haftalardır tartışılan kararlara imza atan Denizli, defansif bir anlayışla sahaya çıkmasına rağmen Beşiktaş 2. yarıda rakibinden fazla gol pozisyonu bulan takımdı. Kaçan penaltı, maçın dönüm noktasıydı adeta.

Ve hakem... Hakem konuşmayı pek sevmem, hata da yaparlar, çok güzel kararlar da verirler. Empati yaparım, onları kendimi onların yerine koyarım. Tüm Türkiye’nin gözleri üzerinizdeyken, saniyeden daha kısa sürede karar vermek zorundasınız, kritik pozisyonları anında süzgeçten geçirmek zorundasınız. Yoksa televizyon bu işi sizin adınıza hemen yapıyor! Piero denilen alet kararlarınızı mercek altına alıyor! Hakemlik zor meslektir, bazen neden seçilir diye düşünür de insan. Ve daha kötüsü Türkiye’de milyonlarca teknik direktör olduğu gibi bir o kadar da hakem var aslında. Ama Hüseyin Göçek kötü maç yönetti. Bu onun suçu muydu, yoksa taraflardan birinin onu istememesine rağmen onu maça ısrarla atayan kurul mu suçlu? Ya da sürekli hakemleri baskı altına almaya çalışan kulüpler mi? Olaylara yangına körükle gider gibi gidenler mi? Sanırım hepsi, herkes, hepimiz!!!!

Lige dönersek, artık zirvede iki takım kaldı diyebilir miyiz? Bunu net olarak söylemek için hafta sonunu beklemek gerekiyor. Bursaspor, Gaziantepspor önünde çok kritik bir galibiyet aldı. Artık 3 maçları kaldı, lakin şu noktada puan kaybetme lüksleri yokmuş gibi gözüküyor, çünkü Fenerbahçe geriden vites yükseltmiş, hata bekliyor. Geçen sezonun 31. haftasını bir hatırlayalım. Sivasspor son 4 haftaya lider girmiş, sahasında İstanbul BB’yi ağırlıyordu. Kırmızı-beyazlı ekip İstanbul BB’ye yenildi, Beşiktaş kazandı ve liderliğe yükseldi ve bir daha da bırakmadı.

Tarih tekerrür edebilir mi? Bursaspor işi zor, Galatasaray deplasmanına gidecek. Etrafta “Galatasaray, Fenerbahçe şampiyon olmasın diye Bursaspor’a yenilir” gibisinden geyikler dolaşsa da Şampiyonlar Ligi dışında kalmak, Galatasaray için bir geyik değil!!! Son 3 sezonda 1 kez katılma hakkı elde ettiği Şampiyonlar Ligi’nden ön elemede elenmişti. Galatasaray. Bursaspor’u yenerse rakibiyle farkı 2 puana indirecek ve Şampiyonlar Ligi umudunu sürdürecek. Bu arada Fenerbahçe tüm maçlarını kazanacak diye bir kural da yok. Bu haftaki rakip Kasımpaşa, bir anlamda Yılmaz Vural’ın Christoph Daum’a sahada meydan okuması olacak.

Zirvedeki hafiften karışık duruma karşılık ligin dibinde artık çözülme yaşanıyor. Denizlispor, Antalyaspor deplasmanında aldığı yenilgiyle ligde kalma umutlarını tamamen bitirdi. Diyarbakırspor da aldığı yenilgiyle işini iyice zora soktu. Lakin umudu bitmedi, bu hafta Ankaraspor’dan gelecek 3 puanla Sivasspor’un ve Manisaspor’un puan kaybetmesini bekleyecek. Eğer iki ekip de yenilirse son 3 haftada heyecan ve gerilim daha da artacak.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...