AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker ile beraberindeki heyet, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili temaslarda bulunmak üzere ABD'nin başkenti Washington'a hareket etti.

Eker, Türk Hava Yolları'na ait tarifeli uçakla Washington'a hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda yaptığı basın toplantısında, bilindiği gibi gerek darbe teşebbüsünden önce gerekse darbeden hemen sonra bu hain yapının dünyanın değişik ülkelerinde Türkiye aleyhine birtakım algı operasyonları gerçekleştirdiğini söyledi.

Bunun etkisiyle darbe girişimiyle ilgili uluslararası bazı platformlarda Türkiye aleyhine birtakım olumsuz algılara sebebiyet verildiğini aktaran Eker, şöyle devam etti:

"Gerek hükümetimiz, gerek Türkiye Cumhuriyetinin değişik kurumları, TBMM, bu algı operasyonlarına karşı, Türkiye'nin hem karşı karşıya kaldığı bu hain darbe teşebbüsünün arkasındaki sinsi planı ve bunun demokrasiye ve milletimize karşı zararlarını anlatmak, hem de Türkiye'nin bu gerçekte demokrasi mücadelesini bütün dünyada daha çok anlatabilmek için bir dizi heyetle etkinlikler yapıyor. Daha önce TBMM'nin üç siyasi partisine mensup milletvekillerinden beş heyet yurt dışına gitti. ABD, Kanada, Fransa, İngiltere ve Belçika'ya geçen ay içerisinde... Tabii ağustos ayı içerisinde Avrupa Parlamentosu da ABD Kongresi de tatil de olunca bunlar çok büyük bir yoğunlukta olmadı. Bazı sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapıldı."

Eker, şimdi bunları tekrar hızlandırdıklarını dile getirerek, "Bu defa AK Parti'den ben, 5 milletvekili arkadaşımızla ABD'ye gidiyoruz. Bu akşamdan itibaren orada bir dizi görüşme gerçekleştireceğiz, Yaklaşık 25 ziyaretten oluşan bir program hazırlandı. Gerek Cumhuriyetçi Partiden, gerek Demokrat Partiden, gerek kongre üyesi yani senatör, gerekse temsilciler meclisi üyesinden randevular alındı. Ayrıca düşünce kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşlarıyla görüşmeler yapılacak cuma günü akşamına kadar. Yoğun bir program. Benim dışımda, 5 milletvekilimiz, bu AK Parti'nin kendi heyeti, dolayısıyla AK Parti'yi temsilen gidiyoruz" diye konuştu.

Heyetin, kendisiyle birlikte AK Parti İstanbul milletvekilleri Ravza Kavakcı Kan, Ahmet Berat Çonkar, Ali Sarıkaya, AK Parti Antalya Milletvekili Sena Nur Çelik ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay'dan oluştuğunu aktaran Eker, "Tabii bizim gerek bu Fetullahçı Terör Örgütü'nün elebaşının iadesi ile ilgili, gerekse orada Türkiye aleyhine yapılmakta olan lobi faaliyetlerinin bir şekilde olumsuz etkilerini bertaraf etmek için görüşmeleri tekrarlayacağız. Bu son heyet de olmayacak. Bundan sonra da arkadaşlarımız, gerek parlamento heyeti gerekse bakanlarımız, hükümet üyeleri gidecek" ifadelerini kullandı.

Eker, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un Chicago'daki bir etkinlik dolayısıyla iki milletvekiliyle ABD'de bulunduğunu belirterek, ikili görüşmeler de yaptığını kaydetti.

''SEFERBERLİK BAŞLATMIŞ DURUMDAYIZ"

Eker, darbe teşebbüsünün etkilerini bertaraf etmek için seferberlik başlatmış durumda olduklarını vurgulayarak, "Gerek Avrupa'da, gerek ABD'de, gerekse Afrika'da, Asya'da bu Fetullahçı Terör Örgütü'nün örgütlendiğini biliyorsunuz. Bu ülkeleri de tehlike konusunda hem uyarmak, hem de bunların zararlarını, insanlığa muhtemel zararlarını, bir manada deşifre etmek ve anlatmak önemli. Bir de tabii iade ile ilgili de orada görüştüğümüz kişilerle bu konunun Türkiye için ne kadar önemli olduğunu, dolayısıyla bunun aslında siyasi bir karar olduğunu... Türkiye ile ABD arasındaki suçluların iadesi antlaşmasının elbetteki bir hukuki prosedürü var. Bunlar yerine geliyor, gelecek ama milletimizin bu konudaki beklentisini, kararlılığını ve bu manada taleplerimizi de görüşmelerimiz esnasında dile getireceğiz. Ziyaretimizin temel nedeni bunlar" değerlendirmesinde bulundu.

Eker, Washington'a hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

FETÖ'ye ilişkin 17-25 Aralık süreci ile ertesinde hazırlanan bir iddianame olduğunu hatırlatan Eker, örgütün elebaşı olarak Fethullah Gülen'e ilişkin bu konuyla ilgili hazırlanmış dosya muhteviyatı, içeriği ve kabul edilen iddianamenin yakın bir geçmişte ABD'ye iletildiğini söyledi.

Eker, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gözaltına alınanların Gülen'in terör örgütü lideri olarak bu konudaki dahli ve yönlendirmesiyle ilgili birtakım itiraflarının olduğunu anlatarak, bunun süreci bir miktar uzattığına dikkati çekti.

Bir gazetecinin, "Burada hukuksal bir süreç var ama aynı zamanda Türkiye'nin de müttefik olarak bir beklentisi var. ABD ile bu görüşmeler sonucunda algının değişeceğine inanıyor musunuz Yani bu süreç nereye gidecek?" sorusu üzerine Mehdi Eker, Türkiye ile ABD'nin dost ve müttefik ülke olduklarını vurguladı.

Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dost ve müttefik ülkelerin ilişkilerine yakışır bir şekilde bunun sonuçlanacağını umuyoruz, umudumuzu koruyoruz. Çünkü onlar, sonuçta samimiyetle ve içtenlikle iş birliği yapmak istediklerini, bu konuda Türkiye'ye yardımcı olacaklarını deklare ediyorlar. Dolayısıyla prosedürü tamamlayıp, milletimizin bu konudaki beklentisini dile getiriyoruz. Bunu inançla, inatla ve kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz. Bizim için bu çok önemli. Yani herhangi bir başka ülke için ulusal güvenliklerini tehdit eden en önemli terör saldırısı neyse bizim için de budur. Yani Birleşik Devletler'de 11 Eylül neyse, ABD vatandaşlarında hangi duygular oluşturduysa, 15 Temmuz bizim için bundan daha az önemli değildir. Doğrudan TBMM'ye, doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza, doğrudan hükümetimize, doğrudan milletimize, sivil vatandaşlarımıza, masum insanlarımızın hayatına kast edilmiş, hain ve kanlı bir terör saldırısıdır. F-16'larla cumhuriyet tarihinde veya hiçbir zaman, hiçbir tarihte TBMM bombalanmamıştır. Yani 11 Eylül'de Pentagon nasıl saldırıya uğradıysa, bu ABD için ne kadar vahim ve gerçekte onların haklı tepkilerini çektiyse, biz onu nasıl anlayışla karşıladıysak ve bütün dünyadan ABD nasıl bir anlayış ve iş birliği bekliyorduysa, biz de bugün aynı iş birliğini ve aynı anlayışı beklediğimizi görüşmelerimizde dostane bir şekilde dile getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, Dışişleri Bakanımız ve bizler de... "

"BİLGİ VE BELGELERİ AKTARACAĞIZ"

Mehdi Eker, darbe gecesi bombalar düşerken parlamentoda bulunan, gece sığınakta kalan, sabahlayan ve yolda helikopterlerin ateşlerine şahit olan bir milletvekili olduğunu kaydetti.

Eker, FETÖ'ye ilişkin ellerindeki bilgi ve belgeleri ABD'deki kongre üyeleri, Temsilciler Meclisi üyeleri ve görüşecekleri diğer kuruluşlara aktaracaklarını dile getirdi.

FETÖ'nün Türkiye aleyhine lobicilik faaliyetleriyle Türkiye'deki bir darbeyi meşrulaştırmak için zemin hazırlamak maksadıyla çok öncesinde olumsuz propagandalar yaptığını ifade eden Eker, şunları aktardı:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında, Türkiye'ye yönelik birçok iftira, isnat, itham... İşte Türkiye'nin demokrasiden uzaklaştığı, Türkiye'de özgürlüklerin zedelendiği iddia edildi. Bunlar belirli merkezlerde, belirli yayın organlarında, Birleşik Devletler'in veya Avrupa'nın değişik ülkelerinde yayın yapan yayın kuruluşlarında işlendi, gazetelerde vesaire. Aslında FETÖ terör örgütü bunun öncesinde hazırlıklarını bir manada toplumu veya uluslararası kamuoyunu hazırlamak için yaptı. Şimdi biz işin şekli ortaya çıktıktan ve bu gelen giden heyetlerin ziyaretleri esnasında yapılan açıklamalar, değerlendirmelerden anlıyoruz ki başlangıç itibarıyla dünyanın bu konuyla ilgili düşüncesi ve sonrasında, diyelim işte Türk milletinin ortaya koyduğu tutum ve direniş, demokrasi direncine şahit olduktan sonra bu konudaki algıyı değişti diye hepimiz gözlemliyoruz."

"ZİKA VİRÜSÜNDEN DAHA TEHLİKELİ"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, bu konudaki heyet ziyaretlerinin süreceğini belirterek, "Bizde 'FETÖ örgütünün lobi şirketine ödediği para 8 milyon dolar' diye gayriresmi bilgiler var. Dolayısıyla yani bu bir devletin tanıtımında kullanacağı veya ne bileyim çok büyük bir sermaye, uluslararası şirketin kullandığı reklam parasından veya tanıtım parasından çok daha fazla, böyle bir örgüt bu. Yani ZİKA virüsünden daha tehlikeli" ifadelerini kullandı.