Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Barış Pınarı Harekatı kapsamında DAEŞ'lı tutuklular ve ailelerinin akıbetine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Hami Aksoy, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı kapsamında Suriye'nin kuzey doğusunu terörden arındırarak güvenli bölge oluşturma çabasını gölgelemeye yönelik çabaları yakından takip ettiklerini vurgulayarak şöyle dedi:

''Türkiye’nin Barış Pınarı Operasyonu kapsamında Suriye’nin kuzey doğusunu terörden arındırarak güvenli bölge oluşturma çabasını gölgelemeye yönelik çabaları yakından takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile yaptığı son telefon görüşmesinde belirttikleri üzere, Barış Pınarı Harekatıyla terörden arındırılacak alanlardaki alıkoyma merkezlerinde bulunan DAEŞ unsurlarının ve yine harekat alanındaki kamplarda bulunan ailelerinin gözetimini üstleneceğiz.''

Öte yandan Aksoy sözlerine şöyle devam etti,

''Ülkemizce gözetim altına alınacak DAEŞ mensupları ve ailelerinin, bu aşamada, Suriye içinde terörden arındırılmış bölgelerde tutulması yönünde çalışmalar yapılacaktır. DAEŞ’la ilintili yabancı terörist savaşçıların suça karışmamış eş ve çocuklarının rehabilitasyonu konusunda vatandaşı oldukları ülkeler ve uluslararası örgütlerle birlikte çalışmaya hazırız. ''

''ORTAK ÇABAYI ÖNEMSİYORUZ''

Aksoy, ''Kalıcı çözümün Suriye’de tutulan yabancı terörist savaşçılar ve ailelerinin, vatandaşlığını taşıdıkları menşe ülkelerce geri alınması, yargılanması ve rehabilitasyonundan geçtiği bilinmelidir. Bu doğrultuda uluslararası toplumun ortak çabalarını önemsiyoruz. Türkiye, uluslararası toplumun bu amaçla sarfedeceği gayretlere her türlü katkıyı vermeye devam edecektir.'' diyerek sözlerine son verdi.

ARAP LİGİ TEPKİSİ: ARAP DÜNYASINA İHANET ETMEKTİR

Aksoy, Arap Ligi toplantısıyla ilgili bir soruya ise şu yanıtı verdi:

"PYD/YPG/PKK terör örgütünün etnik temizlik politikasının ve insanlığa karşı işlediği suçların ilk ve en büyük mağduru Suriyeli Araplar olmuştur. Yüzbinlerce Arap, PYD/YPG/PKK tarafından Fırat'ın doğusundaki evlerinden ve topraklarından sürülmüştür.

 Arap dünyasının ve Arap sokağının sesi olması gereken Arap Ligi Genel Sekreteri’nin, Suriyeli Arapların hak ve hukukunu savunmak yerine, Suriye'de Araplara karşı işlenen suçların müsebbiplerine ve “Arap vatanını” parçalamaya çalışan teröristlere arka çıkması ibret vericidir.

Barış Pınarı Harekatı, BM Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde Türkiye’nin meşru müdafaa hakkı bağlamında yürütülmektedir.

Başta Kudüs olmak üzere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında yüzbinlerce insanı etkileyen gayri meşru uygulamalar ve mezalim karşısında sesi çıkmayan Arap Ligi Genel Sekreteri’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne kasteden bir terör örgütü yerine ülkemizi işgalci olarak suçlaması, bu örgütün suçlarına ortak olmak ve Arap dünyasına ihanet etmektir."