Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın odasında gerçekleşen buluşmaya piyanist İdil Biret, eşi Şefik Büyükyüksel ile birlikte geldi.

Görüşmeye, Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, yanı sıra Alperen Ocakları İstanbul İkinci Başkanı Talat Ardıç, il yöneticisi Fatih Yılmaz ve BBP Kağıthane İlçe Başkanı Tolga Aral da katıldı.

Buluşmada, Alperen Ocakları Genel Başkanı Gürgür, İdil Biret'e bir buket çiçek sunarak, özür diledi.

İdil Biret de Gürgür ve beraberindekilere, Fransız bir yazar tarafından kaleme alınan ve kendi hayatının anlatıldığı ''Dünya Sahnelerinde Bir Türk Piyanisti: İdil Biret'' adlı kitabı ile bir CD'sini hediye etti.

Gürgür de sanatçıya, ''21. Yüzyılda bir Alperen Muhsin Yazıcıoğlu'' adlı kitabı sundu.

Buluşmada Abdullah Gürgür, tepkilerinin İdil Biret veya başka bir sanatçıya karşı değil, kutsal emanetlerin bulunduğu yerde şarap içilmesine olduğunu belirterek şunları söyledi:

"1999 yılında Aya İrini'de yılbaşı gecesi dansöz oynatıldığı için Patrik tepki göstermişti. 'Oturma eylemi yapalım' demişler. O sırada gruptan biri 'Akşam namazını kılmamıştık, hadi kılalım' deyince, namaz kılmışlar."

İdil Biret'in eşi Şefik Büyükyüksel de tepkilerin demokratik sınırlar içinde kalması gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:

''Nahoş olayların tekrarlanmamasını, birlik ve kardeşlik içinde yaşamayı diliyoruz. Konser afişinin gözlerimiz önünde yakılması bizi ürküttü. Etrafı yakan bir kalabalık üzerimize geliyordu. Biz 6-7 Eylül ve Menemen olaylarını iyi biliyoruz. Kontrolden çıkan kitle, özellikle de Allah'ın adının kullanılması çok tehlikeliydi. Ürktüklerimiz bunlardı."

Büyükyüksel'in bu sözleri üzerine Gürgür, ''Bizim ritüellerimiz arasında kullandığımız argümanlardır bunlar'' deyince İlber Ortaylı da ''Kıymetli ritüellerin yerli yersiz kullanılması açıkçası beni çok rahatsız etti. Ayrıca kutsal emanetlerin olduğu alan konserin verildiği alan değil. Arada 2 duvar ve darphane var'' ifadesini kullandı.

Ortaylı, her şeye rağmen özür dilenmesini çok hoş bulduğunu belirterek, ''Bizim bazı değerlerimiz var. Kutsal emanetlerin olduğu yerlerde tabii ki bazı şeylere dikkat edilir. Kudüs'te de Vatikan'da da böyledir. Bu tip bir konserde reklam kokusu hissedersek, onu da ifade ederiz. Tepki gösterme afiş veya bayrak yakmaya dönüşürse, bu ürkütücü olur'' diye konuştu.

Eylemin daha yumuşak bir üslupta yapılabileceğini belirten Gürgür, ''İdil Hanım ve ailesinin kesinlikle bir tedirginliğe kapılmasının yersiz olduğunu da ifade ettik'' dedi.

BİRET: HADİSE TATLIYA BAĞLANMIŞ OLDU
İdil Biret, görüşmenin ardından gazetecilere yapığı kısa açıklamada “Olanı değiştiremezsiniz. Benim düşüncemde keşke yoktur, olan olmuştur. Önemli olan bunu düzeltmektir. Bana çiçek getirdi Alperen delagasyonu, teşekkürü kabul ettim. Bu şekilde de hadise tatlıya bağlanmış oldu. Bu çiçekler onun göstergesi" dedi.

Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü İlber Ortaylı ise şunları söyledi:

“Bu işin bu şekilde neticelenmesinden çok memnunum. Böyle olması gerekiyordu. Protestonun bir usülü olduğunu söyledik. İdil Biret’e gerekli ihtimam ve saygıyı gösterdiler. İdil Biret konseri her zaman Topkapı Sarayı'nda olur.”

Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, konsere protestoyu sert sözlerle eleştiren Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ı Alperen Ocakları'ına davet etti:

"Alperen Ocakları burada üzerine düşen hassas görevi yerine getirdi ve gerginliklerin sona ermesi için adım attı. Bundan sonraki süreçte kamuoyu ile basın aynı samimiyette olmalı. Kültür Bakanı'mızı Alperen Ocağı'na davet ediyoruz, kültür seviyesini bizzat görsün"

Cumartasi akşamı İdil Biret’in Topkapı Sarayı’nda verdiği konseri içki içildiği gerekçesiyle protesto eden Alperen Ocakları üyesi bir grup, sanatçının afişlerini de yırtmıştı.