''Kızılırmak suyu''nun insan sağlığına ve kullanılan cihazlara etkisinin araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması için ''Meclis Araştırılması'' açılması istendi.
MHP Karaman Milletvekili Hasan Çalış ve arkadaşlarınca TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, Kızılırmak suyu gündeme geldiğinden beri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in tavırları, davranışları, beyanatları arasındaki tutarsızlıkların kafaları karıştırmaya devam ettiği belirtildi.
Çubuk ve Bayındır barajlarının ve beslendiği havzalarının problemlerine ve yeni temiz su kaynaklarına yoğunlaşması gereken Ankara Büyükşehir Belediyesinin küresel ısınma nedeniyle barajların doluluk oranları beklenmedik şekilde düşünce Kesikköprü Barajı'na (Kızılırmak suyuna) yöneldiği bildirilen gerekçede, Kızılırmak'ın, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir illerinin hudutlarından akarak Kesikköprü Barajı'na kadar pek çok dereden, çaydan beslenerek ulaştığına işaret edildi.
Gerekçede, şu görüşlere yer verildi: ''Adı geçen illerin ve bu güzergahtaki beslenme havzaları üzerindeki yerleşim birimlerinin çevresel ve sanayi atıkları yönünden de ciddi bir tehdit söz konusu. Kızıl Dağlardan Kesik Köprü'ye kadar havzalarda topyekun uygulanacak arıtma ve koruma projelerinden sonra Kızılırmak suyu Ankara'ya verilmeli idi. Bunlar yapılmadan Kızılırmak suyu Ankara'nın şebeke suyuna dahil edilmiştir. O günden beri Kızılırmak suyu tartışmaları devam etmektedir. Değişik raporlar ortaya çıkmaktadır. İvedik Arıtma Tesisleri, Kızılırmak suyunun çevresel ve sanayi atıklarına ait karışımları, ağır metalleri arıtmaya yeterli mi? Bu su gerçekten kısa ve uzun vadede insan sağlığı için zararsız hale getirilebilmekte midir? Ankara'nın içme suyunu temin ettiği barajların ve havzalarının mevcut durumu nedir? Özellikle Çubuk ve Bayındır Barajları kısa ve uzun vadeli tedbirleri içeren projeler uygulanmalı mı? Adı geçen barajların kullanım planı nedir?''
''ANKARA’DA SALGIN RİSKİ VAR...''
Ankara'nın varoşlarındaki gecekondu mahallelerinin imara açıldığı ve yeni mahallelerin ortaya çıktığı ifade edilen gerekçede, şunlar kaydedildi: ''Mahallelerde yaşayan nüfus artmakta, değişmektedir. Ama genellikle eski su şebekelerinin ve kanalizasyonların yenilenmediği de Ankara'nın acı bir gerçeğidir. Zaman zaman şebekelerin patlaması, caddelerde adeta suni dereler, nehirler şeklinde aktığı da Ankara'nın ayrı bir gerçeğidir. Mevcut şebekelere, günün ihtiyaçlarına ve gelecek hesaplarına cevap verecek şekilde el atılmalıdır. Aksi halde Ankaralılar, suya zararlı atıkların karışması, hatta bu nedenle ortaya çıkabilecek salgın enfeksiyon hastalıkları riski ile karşı karşıyadır. Bugün Ankara'da şebeke suyunun içerikleri nedeni ile kombilerin sık arızaya girdiği, sitelerin depolarının, evsel filtre ve arıtmaların her geçen gün insanları daha rahatsız edici görüntüler sergilediği tartışılmaktadır, Her geçen gün daha çok Ankaralı içemediği şebeke suyunu çayda; yemekte hatta bulaşıkta kullanmaktan vazgeçiyor, Ya vazgeçme imkanı olmayanlar, onlar ne yapabilir? Özellikle Kızılırmak suyu Ankara şebekesine verildikten sonra tat, koku, filtreye (ev) bıraktığı içerik ve bulaşıkta bıraktığı lekeleri ile her geçen gün kafalar daha fazla karışmakta. Daha sık tartışılmaktadır. Kızılırmak suyu gündeme geldiğinden beri Belediye Başkanı Melih Gökçek'in tavırları, davranışları, beyanatları arasındaki tutarsızlıklar kafaları karıştırmaya devam etmiştir. Nitekim son günlerde kamuoyuna yansıyan 'yeterli yağış olursa Kızılırmak suyunu şebekeye vermeyeceklerini açıklaması ve sonra Kızılırmak suyunu kesmesi' iyice kafaları karıştırmıştır. Adeta adı geçen suyun insan sağlığı yönünden güvenilirliği ile ilgili önceki açıklamalarını çürütmüştür.''