Astroloji, yunanca Astro ve Logos kelimelerinden türer. Astro; gezegen, yıldız ve planet demektir. Logos ise, mantık veya basit bir dil ile sözcük anlamına gelir. Aslında Astroloji'nin yunanca ismi Astrologos’tur. İngilizcesinde gördüğünüz Astrology kelimesinin "gy" kökü ise, tüm matematik ve istatistiksel ilimlere, yunanlıların vermiş olduğu bir tanımlama köküdür. Psikoloji ve Biyoloji gibi. Biz de bu kök "j" ve "i" harfleri ile verilir.

Aslında Astroloji, gezegensel zaman tablolarının çeşitli mitolojik semboller ile zenginleştirilerek sadece matematiksel ve istatistiksel bilgileri temel alan ve bu bilgileri insan ve sosyal hayat üzerindeki etkilerini inceleme disiplinidir. Astroloji'nin ne olduğunu arıyorsanız, onu aradığınız yerden başladığını bilmelisiniz. Yani tam olarak sizin bulunduğunuz yerden. Astrolojiyi daha iyi anlamak için kendinize kim olduğunuzu sorarsanız, önünüzde onu anlayacak çok kolay aşılacak bir yol açabilirsiniz.

Bazıları Koç burcu ile ekinoksun kavuşumunu yükselene yerleştirerek ona bir başlangıç verir. Oysa ruhun derinliklerinde bir yerdedir. Saklı mıdır? Hiç sanmıyoruz. En azından bilerek saklanmamıştır. Fakat gözardı edilmiş olabilir.

Peki onu saklandığı yerden çıkarmak için nereden başlayacağız? En iyi yol, hayata başladığınız günden geçiyor çünkü Astroloji zamanın ilmidir. Zaman teorileri ona boyut katmaya çalışadursun, merkezinin siz olduğunuz bir dünyanın habercisi olarak halkanın neresinde durduğunuzu burcunuz ile hemen size söylemeye başlayabilir.

Adına burç denilen ve aslında göksel bir işaret olan bu simgeler, insan ruhunun derinliklerindeki denklemlerin anlamı peşindedir. Görsel bir algı gibi görünen tüm değerlerin altındaki dinamikleri araştırır çünkü bu dinamikler vardır ve bazı yöntemler ile algılanabilir, araştırılabilir, tespit edilebilir.

Nasıl DNA‘nın bir yapıtaşı varsa ve siz ona bakana kadar bir şey görmemenize rağmen kurallarını uygulamaya devam ediyorsa, Astroloji de kendisine yakından bakıldığında gizemini fısıldar. Siz ona yaklaşmasanız da döngüsünü devam ettirir. Sizin onu bilmiyor olmanız, yetkinliği olmadığını göstermez.

Doğduğunuz zaman, ilk nefes aldığınız zamandır. Hayatı içinize çektiğiniz o anı biz doğum anı olarak kabul ederiz. O ana hem astronomik, hem astrolojik olarak bakarsanız sürece bir anlam vermeye başlar ve kendinizi tarif etme olanağı bulursunuz. Her an değişmez bir mucizedir. Akmakta olan zaman içinde sürekli yer değiştiren Dünya, Güneş, Merkür v.s haricinde içinde bulunduğumuz Samanyolu da hareket etmektedir. Bu durumda bir fotoğraf gibi akmakta olan bir anın bir karesini yakalayan Astroloji bu anı yaratan düzenin kurallarını çıkarttığı haritada okunmaya başlar.

Astrolojinin iki boyutlu bir daire içine dizilmiş hayvan sembollerinin ardında saklanan 4 boyutlu dünyasını anlamak için önce olduğunuz yere bakabilirsiniz. Peki nerede duruyorsunuz? Tabii ki burcunuzu gösteren yaklaşık 30 derecelik alanda.

Sizin gibi bulunduğu yeri paylaşan pek çok insan var. Binlerce, milyonlarca sizden var. Fakat asla sizin gibi değiller. Sizinle aynı batından doğmuş olsalar bile (ki bu aynı yerde doğum demektir) sizinle aynı olamazlar. İkiz kardeşleri aynı batından alan doktor onları saniyeler farkı ile almış olsa bile bu saniyeler içinde Dünya kendi etrafında, Güneş etrafında ve Güneş ile birlikte Samanyolu galaksi merkezinin etrafında dönüp durmaktadır. Merkür, Venüs gibi pek çok gezegen de kendi hareketlerini sürdürmektedirler.

12 adet 30‘ar derecelik alanımıza dönelim. Her birimiz bu 1/12‘lik alanın içindeyiz. Şimdilik bu alanlardan her birine alışıldık olan burç isimlerini verelim. Yani, sırası ile; Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık.

Bu her 30 derecelik alan, zamanın niteliğini veren değerlere sahiptir. Bu değerler onları bir mekanda paylaşan, yaşayan insanlara, varlıklara, olaylara, sosyal etkilere ve doğaya yansır.

Tamamının sebebi ise mevsim döngüleridir. 4 mevsim olarak kabul edilen hava değişimleri aslında Dünya’nın Güneş etrafındaki yolculuğundaki 4 durak ve onların arasındaki evreleri anlatır. Bu evreler 3 aşamalı ara evreler de geçirirler ve böylece toplamda, hepsi son derece önemli 12 evreyi meydana getirirler. Doğduğunuz ay, mevsimin özel niteliğine sahiptir ve insan doğasının, hatta insanlığın kendisinin belli bir evresinin gizemlerini taşır.

Bizler de, zamanın evrelerine ve değişen niteliklerine bağlı olarak değişiriz. Her doğum anına yansıyan özel bir etki vardır. Astroloji de bu etkiyi ve buna bağlı süren tüm döngüleri anlama peşindedir.


oguzhan.ceyhan@astrologyanalyst.com