İzmir’de üç günde art arda gerçekleştirilen üç cinayet paniğe neden oldu.

İlişkili Haberler


İki kadın ve bir travestinin öldürülmesinde büyük benzerlikler bulunuyor. Kurbanlar başlarından vurulurken, iki cinayet de aynı silahla işlendi.

Tüm bu benzerlikler seri katil şüphesini akıllara getirdi.

Eski Adli Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, tüm Türkiye’yi sarsan bu üç cinayeti NTV’ye değerlendirdi.

Prof. Dr. Atasoy, şunları söyledi:

'SERİ KATİL DEĞİL, SERİ AVCI'
“30 gün ve daha uzun bir süre içinde, arada soğuma devreleri olmak kaydıyla, 3 ya da daha fazla kişiyi öldürenlere seri katil deniyor. Bana göre bu kişi, bir ‘seri vurucu’ veya ‘seri avcı’ diye nitelendirilebilir. Önemli olan 4’üncü kurbanın öldürülmemesi için önlemleri alabilmek.

Bu da mağdurların arasındaki bağlantıya bağlı. Bu kişi kurbanlarını seçerken bir özelliklerinin peşinde miydi? Polis, bir sonraki kurban olmaması için elinden geleni yapacak.

'ÖLDÜRMEKTEN ZEVK ALIYOR'
Failin yakalanmasının çok yakın olduğunu düşünüyorum. Bir eşgal var MOBESE kaydı var. Katil, kendisini gizlemek gayreti içinde de değil. Alınan çanta ve cep telefonlarının gasp amaçlı olduğunu düşünmüyorum.

Öldürmekten zevk alan ve belki de belli tipte kişileri öldürmeyi hedefleyen, bunu görev olarak addetmiş birisiyle karşı karşıyayız.

'KARANLIK BÖLGEDE DOLAŞMAYIN!'
Katil yakalanıncaya kadar yaşları 20-40 arasında olan insanların gece karanlık bölgelerde dolaşmamaları kanaatindeyim. Bu alınacak en basit önlemdir.

KOMŞUDAN SERİ KATİL
Uzun yıllar aynı yastığa baş koymuş olan kadınların kocalarının bir seri katil olduğunu ancak 20 yıl 25 yıl sonra öğrendikleri birçok olay var. Bun kişiler iyi aile babaları, torunları olan insanlar da olabilir. Dolayısıyla komşumuzun dahi bir seri katil olabileceğini aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

'POPÜLARİTE CİNAYETİ ARTIRIR'
Bu olayda bir kopya cinayeti oluşturabilecek bir özellik görmüyorum. Basit bir infaz söz konusudur. Dolayısıyla bunun taklit etme imkanı olduğu zannetmiyorum.

Bu kişiler medyada bir şekilde kendilerinden söz edildiğini görünce ayrı bir haz alır. O nedenle bu olayın üzerinde durularak, önemsenmesine de çok fazla taraftar değilim. Katilin popülaritesini arttırmak, cinayetlerin sayısını da arttırabilir.

'CSI BENZERİ TESTLER BİZDE DE VAR'
Yapılan incelemede silahın daha önce bir eylemde kullanılıp kullanılmadığı da ortaya çıkacak. Türkiye'de artık Entegre Balistik Enformasyon Sistemi diye çok önemli bir teknoloji var.

Mermi kovanları ve çekirdekleri mukayese edilebiliyor ve daha önce bir eylemde kullanılmış olan bir silahtan atılıp atılmadığı da anlaşılabiliyor. Bu silahta kullanılmışsa daha önce faili çok kolay bulabileceğimiz bir ipucuna ulaşabileceğiz.

Bütün taramalar artık bilgisayar tarafından yapılıyor. Her silahın kendine özgü işaretleri bulunur; hiçbir mermi çekirdeği ya da kovan birbirine benzemez. Aynı silahtan atılan mermi mutlaka saptanır. O CSI dizilerinde gördüğünüz mermilerin üzerindeki çiziklerin mukayesesi artık Türkiye'de de yapılıyor.”