Başbakan Ahmet Davutoğlu, Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin Kastamonu 5. Olağan İl Kongresi'nde konuşma yaptı.

Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle oldu:

“Diyarbakır'da, Batman'da, Siirt'te, Van'da birtakım Vandallar, birtakım şiddet yanlıları millete dehşet saçmak için eylemlere kalkışmaya yöneldiler. İsyana teşvik ettiler. Biz sabırla olayların üzerine gittik ve olaylarla ilgili gerekli her türlü tedbiri aldık. Sonra da iç güvenlik reform paketini hazırladık. Ne diyor iç güvenlik reform paketi? Bir, gösteri yapmak isteyen varsa demokratik şartlar içinde herkes bu haktan istifade eder, hiçbir engelleme olmaz. Gösteri yapanların güvenliği de bizim güvenliğimiz gibidir, onların güvenliğini sağlamak devletin asli görevidir.

Kim gösteri hakkını kullanmak isterse teminatı biziz, gösteri hakkını kullanma konusunda hiçbir engellemeye, hiçbir sınırlamaya, kısıtlamaya izin vermeyiz. Vermedik vermeyiz. Ama eğer birisi 'Gösteri yapacağım' diyerek geldiği meydana elinde molotofkokteyliyle gelirse, yüzüne maske takmışsa, elinde yıpratıcı birtakım silahlar ya da araçlar varsa onlara karşı da her türlü tedbiri alırız, almaya da kararlıyız.
Birden üçüzler, üç muhalefet partisi, güya birbiriyle birçok konuda anlaşamayan muhalefet partisi liderleri, dün açıklamalarla dediler ki 'Birlikte bu pakete karşı direneceğiz'. Çok çarpıcı bir şeyi dikkatinize getirmek isterim.

Dün Kılıçdaroğlu, Mecliste direnme çağrısında bulundu. Halkı direnmeye çağırdı. Aynen Demirtaş'ın 6-7 Ekim olaylarından önce halkı direnmeye çağırması gibi. Ey Kılıçdaroğlu, sen Anamuhalefet Partisi lideri misin, yoksa provokatör müsün, tahrikçi misin? İşte söylüyorum, önce Kılıçdaroğlu'na, eğer demokratik bir ülkede hakkını kullanmak istiyorsan, 'Gençlerin önüne geçeceğim' diyor ya, hakkını kullanmak istiyorsan, gençlere veya yaşlılarla kimle yürürsen yürü, o senin tercihin, kanuni kurallar içinde yürüyorsan, ne gösteri yapmak istiyorsan, ne söylemek istiyorsan söylersin.

Yürürsün, kimse de karışmaz, kanuni şartlar içinde. Ama açık söyleyeyim, bu yasa geçtikten sonra eğer eline molotofkokteyli alırsan, Kılıçdaroğlu ya da başka biri, kim olursa olsun, Alioğlu, Velioğlu arasında, Kılıçdaroğlu arasında bir fark yok. Aynı muameleyi sen de görürsün.

Şimdi soruyorum, molotofkokteyli niye alınır ele, şenlik yapmak için mi, düğün yapmak için mi yoksa birilerini yakmak, bir yerleri yıkmak, terör estirmek için mi? Bu molotofkokteylilye genç bir kızımızın belediye otobüsünde nasıl yandığını biz biliriz.
Kılıçdaroğlu'nun bu direniş çağrısını yaptığı gün, yani dün Pensilvanya'daki zat var ya hani paralel çetenin başındaki zat, New York Times'ta bir makale yayınladı ve bütün muhalefet unsurlarını birleşmeye çağırdı, aynen Kılıçdaroğlu gibi, aynen dün muhalefet adına Demirtaş'ın 'Bütün muhalefet partileri birleşip bu yasayı engelleyelim' dediği gibi, aynen Bahçeli gibi, Türkiye'yi Kuzey Kore'ye benzeten Bahçeli gibi. Bu Pensilvanya'daki ihanet çetesinin başı da dün New York Times'ta Türkiye'ye açıkça hakaret eden bir makale yayınladı.

Nasıl bir koalisyonla karşı karşıya olduğumuzu görüyor musunuz? Nasıl bir koalisyonla mücadele etmek zorunda olduğumuzu görüyor musunuz? Bir tarafta Türkiye'de farklı siyasi kanaatlere sahip olduğunu iddia eden üç parti, mesele milletin huzuru, asayişi söz konusu olduğunda, o huzuru bozmak için bir araya gelmeye karar veriyorlar, diğer taraftan da bunu destekleyen ses, bunu destekleyen söz Philadelphia'dan, New York'tan geliyor.”