Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yıldız Akpolat, Mardin Valiliği ve Hayat Boyu Eğitim ve Gelişim Derneği'nin (HEGEM) ''Eğitim yoluyla Şiddetin Azaltılması ve Suçun Önlenmesi Projesi'' kapsamında, bölgede geniş çaplı bir bilimsel araştırmanın yapılacağını belirtti.

Katliam yaşanan Bilge Köyü'nde bilimsel inceleme ve araştırma yaptığını bildiren Akpolat, yapılacak çalışmada, Mardin'de Bilge Köyü gibi ailevi husumetlerin bulunduğu köylerin tespit edileceğini ve bu bakımdan yörenin bir risk haritasını çıkaracağını söyledi.

Erzurum'dan 7, Ankara, Adıyaman ve İstanbul'dan birer bilim insanının bölgeye gideceğini ve 15 gün çalışma yapacaklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Akpolat, şöyle dedi:

''Bu yapacağımız çalışma çok boyutlu olacak. Köylerle ilgili tapu, adli sicil, sağlık ve eğitim kayıtlarını inceleyeceğiz. Elde edilecek daha geniş sosyolojik veriler ile sadece Bilge köyü değil, yörede bu tür çatışmalı köylerinde analizleri yapılacağız. Bu çalışma, daha sonra kitap olarak yayımlanacak.

Şiddet ve kültür arasında ilişkilerin analizlerini öncelikli olarak yapacağız. Ondan sonra çözüm önerilerinde bulunmak mümkündür. Mardin Valiliği, belediyesi ve üst düzey yöneticiler, Bilge Köyü'nde yaşanan olaya ciddi şekilde eğilmekte. Bilimsel çalışmaların yapılıp, olayın analiz edilmesinden yanalar. Bilge köyünde yaşananların sosyolojik nedenlerini ortaya koyacağız. Çözüm önerileri sunacağız. Bundan sonra iş siyasetçilere, devlet adamlarına kalacak.''

AŞİRETLERİN GÜÇLÜ YAPISI
Güneydoğu'daki aşiret ve aile yapısına dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Akpolat, aşiret yapısının güçlü, ketum ve sağlam olmasının nedeninin yoğun şekildeki aile içi evliliklerden kaynaklandığını belirtti.

Bireyin, aşiret ve ailelerin tutsağı haline geldiğini savunan Yrd. Doç. Dr. Akpolat, bu konuda devlet kurumlarına çok önemli görevler düştüğünü kaydederek, şöyle devam etti:

''Güneydoğu'da aşiret yapısının güçlü olmasının nedeni, aile içi evliliklerdir. Bu bir tür itaat kültürü ve bireyin baskılanmasını da beraberinde getiriyor. Devlet, aşiretin bireye sağladığı aş, iş, eş ve güvenlik gibi problemlere çare üretmelidir. Devlet bölgede aşiretin değil, bireyin hayatında karşılaştığı sorunlara çözüm üretebildiğini göstermeli, bölgedeki bireyi özgürleştirmelidir. İtaat kültürü şiddetin ve Bilge Köyü'ndeki gibi katliamların nedeni olabilmektedir.''

BİLGE KÖYÜNDE YAŞANANLAR
Bilge Köyü'nde yaptığı bilimsel araştırmayla ilgili hazırladığı ön değerlendirme raporunu Mardin Valiliğine vereceğini bildiren Yrd. Doç. Dr. Yıldız Akpolat, köyde kapalı bir toplum yapısının hakim olduğuna dikkati çekti.

Köydeki ailelerle ilgili, 7 nesili kapsayan bir araştırma gerçekleştirdiğini belirten Akpolat, ''Köydeki ailelerin 7 nesildir kendi içlerinde evlenerek, yoğun bir şekilde yakın akraba evlilikleriyle çoğaldığını gözlemledim. Mardin'e 25 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, kapalılığını aile içi evlilikler sayesinde koruduğunu belirledim'' dedi.

NÜFUS DENGESİ İÇİN SOYKIRIM YAPILMIŞ
Aynı atadan türeyen iki aile arasındaki nüfus orantısızlığının dikkatini çektiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Yıldız Akpolat, ''Yaptığım bilimsel araştırmaya göre, Bilge köyünde anne karnındaki bebelere bile kurşun sıkılması, bir tür ilkel nüfus baskılama şekli olan soykırım uygulandığı şeklinde ön görüş sahibi olmama yol açtı'' diye konuştu.

''Arkada kimseyi bırakmamak'' anlayışının da düşman korkusunun yarattığı bir saldırganlığın ürünü olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Akpolat, aynı atadan gelen ailelerin çoban ve göçebe topluluk olarak yaşadıklarını, 25 yıl önce köye gelerek yerleştiklerini ve köyün asıl sahibi olan aileleri korkutarak kaçırdıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu olay, kan davası değildir. Ancak kan davasının altındaki matematik dengeyi sağlayıcı geleneklerle uyuşumludur veya geleneklerin matematiğini bu olayda bulmak mümkündür. Ancak bu açıklama, olayı geleneklere indirgemek değil, geleneklerin de çıktığı alt beyne işaret etmektir.''