Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın vurabiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Nerede bize yönelik bir taciz varsa bir gece ansızın vurabiliriz'' dedi.

Haberler - Anadolu Ajansı 22.10.2017 - 15:43 | Son Güncelleme : 22.10.2017 - 17:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın vurabiliriz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da, Yahya Kemal Beyatlı Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2023 Gençlik Şurası'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, merhum Arif Nihat Asya'nın "Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden/ Senin de destanını okuyalım ezberden/ Haberin yok gibidir taşıdığın değerden/Elde sensin, dilde sen/Gönüldesin, baştasın, Fatih'in İstanbul'un fethettiği yaştasın" diye tarif ettiği, Fatih'in İstanbul'u fethettiği ruha ve onunla aynı ideallere sahip olan gençleri selamladığını söyledi.

Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Şahin Beylerin, Sütçü İmamların, Hasan Tahsinlerin, Yörük Ali Efelerin, Dilşat Sultanların, Nene Hatunların, Gevher Nesibelerin, Malhun Hatunların, her biri ceserat abidesi olan nice kahramanların torunları olan gençleri selamladığını belirten Erdoğan, "Annesinin, Çanakkale Savaşı'na 'en sevdiğim evladım olarak seni vatan ve millet yoluna, Allah yolunda kurban olarak seçtiğim için başını kınaladım' diyerek Sorgunlu Kınalı Hasanların yaştaşı ve yoldaşı olan gençlerimizi selamlıyorum. Şairin 'Dudağında tekbir, elinde bayrak/Namusun şiarı yiğitler gördüm/ Bağrına gül gibi bastığı şu toprak/ Ölümü öldüren şehitler gördüm', diye bu şekilde tarif ettiği 15 Temmuz direnişinin kahramanları olan gençlerimizi selamlıyorum. 'Dünya beşten büyük'tür ifadesiyle, bayraklaştığımız küresel adaletsizliğe, haksızlığa, zulme, sefalete karşı baş kaldıran gençlerimizi selamlıyorum" diye konuştu.

''F-16 OLUR, ORAYA DOĞRU GİDERİZ''

Gençlere, Yunus Emre'nin "Biz kimseye kin tutmayız/Ağyar dahi dosttur bize/Düşmanımız kindir bizim/Kamu alem birdir bize" mısralarıyla seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gönül zenginliğine sahip gençlerimizi selamlıyorum. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi bir kez daha yedi düvelin ve onların beslediği terör örgütlerinin üzerine geldiği bir dönemde, 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' diyerek, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan gençlerimizi selamlıyorum. Niye tek millet Çünkü 80 milyon, Millet-i İbrahim. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Gürcüsüyle, Abhazasıyla, Romanıyla, Millet-i İbrahim, tek millet. İki; tek bayrak. İşte bayrağımız burada. Rengini nereden alıyor Şehidimizin kanından. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesi. Yıldız, her şehidimiz bir yıldızdır. 'Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır/Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır' diyerek 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatan topraklarımızı, kimsenin bölmeye gücü yetmez ve yetmeyecektir. Bölmeye çalışanların üzerine, hep beraber bizler de Gabar'da, Tendürek'te, Cudi'de, Bestler Deresi'nde, Kandil'de F-16 olur, oraya doğru gideriz."

''NEREDE BİZE YÖNELİK BİR TACİZ VARSA, EVET BİR GECE ANSIZIN VURABİLİRİZ''

Erdoğan'ın konuşması sırasında, programa katılan gençler, "Bir gece ansızın gelebiliriz" sloganları attı. Sloganlar üzerine Erdoğan, "Şu ana kadar olduğu gibi nerede, nasıl bir çalkalanma var, nerede bize yönelik bir taciz varsa, evet bir gece ansızın vurabiliriz. 'Acaba birileri izin verir mi?' Artık yok, geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanlar, bizimle beraber hukukumuza saygı duydukları sürece, biz de onlara saygı duyarız. Aksi takdirde kusura bakmasınlar" diye konuştu.

Erdoğan, gençlere seslendiği konuşmasına şöyle devam etti:

"Gençler, bu sıfatın kıymetini iyi bilin. Onun için dört rabiamız tek devlet. Cumhuriyeti Devleti'nden başka devlet tanımıyoruz. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Gençler, genç kavramının anlamını iyi bileceğiz. Ne diyor şair 'Gençliğin yaşlılık çağları vardır/Orada birçok genç ölür. Yaşlılığın da gençlik çağları vardır/Orada da birçok genç olur'. Siz, siz olun gençliğinizi öldürmeyin. Bir tek gününüzü, bir tek saatinizi, bir tek anınızı boşa geçirmeyin. Unutmayın, bizim gençlik konusunda bir kızıl elmamız var. Biz kalbi selim bir gençlik istiyoruz. Yani imanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz. Biz zevk-i selim sahibi bir gençlik istiyoruz. Yani sanatıyla, kültürüyle, estetiğiyle, zirvede bir gençlik istiyoruz.

Biz aklı selim sahibi bir gençlik istiyoruz. Yani ilimde, fende, teknikte, tefekkür ile en ileride bir gençlik. 'İlim, ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır.' Böyle gideceğiz. Bunun için kendinizi, tek bir alanda değil, bu alanların hepsinde de geliştirmeniz gerekiyor. Ben AK Parti gençliğini böyle görüyorum. Tabii bizler bu yola, koltuk sevdasıyla, makam sevdasıyla değil, hizmet sevdasıyla çıktık. Bunun için de biz, gençlerden korkan, gençlerden çekinen, yerine gençleri bırakmayı düşünmeyenlerden asla olmadık. Aziz milletimizin emaneti olan bu görevleri, vakti, saati geldiğinde sizler devralacaksınız."

"SİZLERİN TEK İSTEĞİ ÖNÜNÜZÜN AÇILMASI"

Göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Seçme ve seçilme yaşını 18'e indiren kim oldu Hamdolsun biz olduk. Niye? Biz gençliğimize inandık da onun için. Şimdi devam eden kongrelerimizde, yeni görev alan arkadaşlarımızın önemli bir kısmının gençlik kollarımızdan yetişme olduğunu memnuniyetle görüyorum. Aynı durum yarın belediye başkanlığı seçiminde, milletvekili seçiminde de olacaktır. Hiç şüphesiz günü geldiğinde daha yüksek irtifa. İnşallah dinamik gençler daha yüksek irtifada bakacaksınız ki cumhurbaşkanlığı makamında da sizlerden birisi olacak. Çok iyi biliyorum ki sizler kendinize bir takım haklar lütfedilmesini beklemiyorsunuz. Sizlerin tek isteği önünüzün açılması, fırsat kapısının aralanması. Biz de sizlere diyoruz ki işte 2023 hedeflerimiz, işte 2053 ve 2071 vizyonlarımız. Hepsi de sizin içindir" diye konuştu.

Bu fırsatların çok iyi değerlendirilmesini ve milletine, ülkesine hizmet için hangi yoldan gidilirse gidilsin, Şeyh Edebali'nin devletin başına geçen Osman Gazi'ye nasihatinin akıldan çıkarılmaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gençler, şöyle bir sessizlik. Çünkü farklı bir yerden nasihat geliyor, bunu dinleyelim. Bu çok önemli. Şeyh Edebali'den ses var; 'Ey oğul, sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İşin ağır, işin çetin, Allah yardımcın olsun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener,daima sabırlı ve sebatlı iradene sahip olasın. Ey Oğul, ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. İnancını kaybedersen yeşilken çöllere dönersin. Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklıysan mücadeleden korkma.' Evet, mücadeleden korkmayın, hele hele kendinizi asla küçümsemeyin. Ve gençler, bilesiniz ki bir mıh, bir nalı kurtarır, bir nal bir atı, bir at bir komutanı kurtarır. Bir komutan bir orduyu, bir ordu bir milleti kurtarır. Sizlerin bir mıh olarak gördüğü adımın, milletimizin hayatında nasıl bir etkiye yol açacağı ancak ilerde bilinebilir. Doğru bildiğiniz, haklı olduğuna inandığınız, birikiminize ve enerjinize güvendiğiniz her konuda verdiğiniz mücadelede, unutmayın yardımcınız, yardımcımız Allah'tır."

"BU CAN, BU TENDE OLDUĞU MÜDDETÇE YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak böyle bir hazırlık ve altyapıya sahip olunmadan ortaya çıkıldığında hüsrana uğramanın da kaçınılmaz olduğuna dikkati çekerek, "Ben sizlere güveniyorum, yüreğinizdeki aşkın, gözlerinizdeki kararlılığın, damarlarınızda akan o deli kanın hakkını vereceğinize inanıyorum. Bu yolculuğunuzda bugüne kadar hep sizlerle birlikte oldum. Ömrüm yettiğince, bu can, bu tende olduğu müddetçe yanınızda olmaya da devam edeceğim" diye konuştu.

Türkiye olarak, hep nüfustaki genç oranının yüksekliğiyle övünen bir ülke olduklarını, her alanda ve elbette ekonomide güçlü ve etkili olmanın yolunun, güçlü ve etkili gençlere sahip olmaktan geçtiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizdeki iş gücü son 10 yılda, 7 milyon 775 bin kişi artmıştır. Bu rakam neredeyse 7 milyon 842 bin olan 28 Avrupa Birliği üyesinin toplam iş gücü artışı kadardır. Son 10 yılda istihdama kazandırdığımız nüfus ise yaklaşık 6,5 milyondur. Bu bakımdan da 3 milyon 800 kadar olan 28 Avrupa Birliği ülkesinin toplamını çok geride bırakıyoruz. Aynı şekilde Türkiye, son 10 yılda iş gücüne katılım oranında da en fazla artış gösteren ülkedir. Ülkemizde iş gücüne katılma oranı 6,5 puan artarken, bu rakam Avrupa Birliği ülkelerinde yarım puanda kalmıştır. Tabii bizim ölçümüz, başkalarının ne olduğu değil, kendi gençlerimizin istihdam oranını mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmaktır. Bu konuda sizlere de düşen çok önemli görevler var. Mesela, girişimcilik. Girişimcilik genç olmanın olmazsa olmaz bir parçasıdır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisinin memurluk değil, girişimci olmakla ilgilenmeleri olduğunu söyledi.

Girişimciliğin bazı kelimeleri art arda sıralamak olmadığını aktaran Erdoğan, "Siz istediğiniz kadar inovasyon, girişimcilik ruhu ve sinerji deyip durun. Eğer yeterli bilgiye ve çalışma azmine sahip değilseniz sonuç hüsrandır. Yarının iş verenleri ve üreticileri olacak gençlerimizin öncelikle iştigal etmek istedikleri alandaki teknik bilgilerini hem teorik hem de işbaşı eğitimi ile arttırmaları gerekiyor. Vaktinizi 'Ne olacak bizim halimiz?' diyerek kötümser bir piskoloji ile veya sosyal medyada öldürmek yerine kendinizi sürekli geliştirerek değerlendirmelisiniz. Rabbimiz, İnşirah suresinde şöyle diyor; 'Her güçlüğün yanında bir kolaylık vardır.' O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul. Size düşen iş 'Ya niyet ya kısmet' diyerek yola çıkmak. Zorluklarla karşılaştığımızda yılmadan 'Bir daha, bir daha' diyerek yola devam etmektir" ifadelerini kullandı.

Meşhur Batılı bir yazarın "Hep denedin, hep yenildin. Olsun, gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil" sözünün de gençlerin kulağına küpe olmasını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizim bir şairimiz de ne diyor 'Sakın kader deme. Kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş. Göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır. Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır. Yenilgi, yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır. Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır. Senden ümit kesmem. Kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır. Sevgili. En sevgili. Ey sevgili.' İşte bunun için bize denemekten hiç bıkmayan, her yenilgisini daha iyisini yapacak tecrübeye dönüştürüp hedeflediği zaferin basamağı haline getiren ve nikayetinde Allah'ın izniyle tuttuğunu koparan bir gençlik lazım. O gençliği de karşımda görüyorum."

"MUTLAKA EN AZ İKİNCİ BİR DİLİ ÖĞRENİN"

Gençler için başka önemli bir hususun da dil öğrenmeleri olduğuna işaret eden Erdoğan, "Tüm gençlerimizin en az bir yabancı dil öğrenmelerini bekliyorum. Onun için yönetici gençler karşımda. Diyorum ki gençleri seçici olacak ve dil öğrenimine ağırlık vereceksiniz. Bundan kastım da sadece İngilizce değildir. Arapça, Rusça, Çince, Farsça, Fransızca veya bir başka dil, hiç fark etmez. Mutlaka en az ikinci bir dili öğrenin. Osmanlı döneminde bir akıncının, bir elçinin, bir paşanın, velhasıl her kademedeki devlet görevlisinin ve bu geniş coğrafyada iş yapan bir tüccarın en 6-7 dili iyi derecede bildiği anlatılır.

''OSMANLICA'YI EN AZINDAN YÜZÜNDEN OKUMASINI BİLMENİZ GEREKİYOR''

Hedeflerimize sadece memleketimizde oturup kendi dilimizi konuşarak ulaşamayız. Gençlerimizin geri dönmek ve benliklerine sahip çıkmak kaydıyla diğer ülkelerde bulunmalarını ve tecrübe kazanmalarını önemsiyorum. Bunun yanında Osmanlıca'yı en azından yüzünden okumasını bilmeniz gerekiyor. Eğer siz 600 yıllık kitaplarımıza, belgelerimize, kitabelerimize Fransız kalırsanız, Fransızca bilmeniz bir işe yaramaz. Böylesine büyük bir birikimi kullanamayan gençlerimizin arzu ettiğimiz köklü ve derin duruşu sergileyebilmeleri çok zordur" değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak finansal okur-yazarlığın ve dolayısıyla matematiğin altını çizmek istediğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Büyük filozof Platon'un akademisinin kapısında ne yazıyor? 'Matematik bilmeyen giremez' yazıldığı söylenir. Hangi alanda faaliyet gösterirseniz gösterin, eğer sayılarla aranız iyi olmazsa, eğer bilançoları, gelir gider defterlerini ve nakit akışlarını okuyamazsınız iş hayatında başarılı olamazsınız. Aynı şekilde eğer kardan, zarardan, toplama ve çıkarmadan anlamazsanız işinizi yürürtemezsiniz. Öyle mi Tüm bunları hayat felsefenizle birleştiremezseniz yönetemezsiniz, sadece yönetilirsiniz. Halbuki biz yönetilen değil, yöneten bir gençlik görmenin hayaliyle yaşıyoruz. Matematiğin bir pozitif bilim olmadığını, temel bilim olduğunu, Osmanlı'da yöneticilerin aynı zamanda iyi birer matematikçi olduğunu da hatırlatmak isterim. Hele bugün rakamlarla aranızı iyi tutmanız çok daha önemli."

Erdoğan, bu anlattıklarının hepsinin elbette önemli olduğunu, en önemlisini, gençlerin asıl sorumluklarını sona sakladığını belirterek, "Bunlar olmadan, diğerleri temeli olmayan bir bina gibidir. Her an yıkılıp gider. Bu sorumlulukları kendi sözlerimle değil, Hz. Lokman'ın oğluna tavsiyeleriyle ifade etmek istiyorum. 'Allah'a şirk koşma. Günahtan ve yalandan sakın. Namazını dosdoğru kıl. Tövbeyi geciktirme. Selama, duaya, gülümsemeye önem ver. Tebessüm sadakadır. Kasılarak yürüme. Bağırarak konuşma. (Herhalde ben biraz bağırdım, Allah affetsin). İlim meclislerine katıl. Cahilden ve kötü komşudan uzak dur. Erken kalk. Az konuş. Sözünü dağıtma. İstişare et. (Bütün işlerinizde istişare ediniz. Allah'ın hükmü bu.) Doğru arkadaşlar seç. Tembel olma. Acele etme. Şefkatli ve ikram sever ol. Başa gelene sabret" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in sözlerini hatırlatarak, "Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik. Kim var diye seslenilince sağına ve soluna bakmadan, fert fert 'ben varım' cevabını verici, her ferdi 'benim olmadığım yerde kimse yoktur!' fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik. Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırt etmekte kuyumcu ustası bir gençlik. Genç adam bundan sonra senden beklediğim şudur; Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil. Allah'ın selamı üzerinize olsun" diye konuştu.

AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığı'na, 2023 Gençlik Şurası kapsamında gerçekleştirdiği toplantılar ve hazırladığı raporlar için teşekkür eden Erdoğan, Türkiye olarak 2023'ün hem hedefleri itibarıyla hem de tarihe kalıcı bir iz bırakmak için çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu amaçla Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'nun koordinasyonunda 2023 kutlamaları için ciddi bir hazırlık yürütüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Yurt içinde ve yurt dışında pek çok faaliyetleri kapsayan bu kutlamaların nereden geldiğimizin, nerede bulunduğumuzun ve nereye gittiğimizin derli toplu bir muahsebesine de imkan vereceğine inanıyorum. Sizlerden 2023 kutlama etkinliklerine sahip çıkmanızı bekliyorum" diyerek konuşmasını tamamladı.

Sayfa Yükleniyor...