Hüdavendigar Camisi'nin avlusunda oğluna sünnet töreni yapması tartışmalara yol açan Bursa Vali Yardımcısı Mehmet Özcan, basın toplantısı düzenledi.

Vali Yardımcısı Özcan, cami avlusunda herhangi bir saygısızlık yapılmadığını dile getirdi.

İddiaların hangi amaçla ortaya atıldığını bilmediğini belirten Özcan, şöyle devam etti: "Hayır amacıyla 600 kişiye ikramda bulunduk. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekibi gösteri yaptı. Macun ve kağıt helva ikram edildi. Uzun adam ve ateşbaz gibi tiplemeler de gösteri yaptı. Haberlerde kullanılan 'çalgı çengi' yakıştırması son derece üzücü ve bizi mağdur eden bir husustur. Bunlardan hangisi 'çalgı çengi' olarak nitelendiriliyor? Aile efradı ve yakın arkadaşlarımızın katılacağı bir gece düzenleyeceğiz ama o mekanda eğlence asla söz konusu değildi. Sadece hayır yapıldı ve ikramlarda bulunuldu."

Sünnet töreninde hiçbir yakışıksız durum olmadığını savunan Özcan, "Geleneklerimize, tarihi örf ve adetlerimize uygun bir faaliyet yaptık. Hiç kimseyi incitmeyi aklımızın köşesinden dahi geçirmedik. Bu şekilde lanse edilmiş olmasından gerçekten çok üzgünüm. Umarım bu mağduriyetimiz giderilir" dedi.

Eşinin, kanser hastası olduğu bilgisini veren Özcan, şunları kaydetti: "Eşim, 4'üncü evre kanser hastası. Belki çocuğumuza yapabileceğimiz son bir faaliyettir. Başka mürüvvetlerini görür müyüz bilmiyorum ama onun sadece gençliğini öne çıkararak haber yapmak, gerçekten ahlaki bir durum ve tutum değildir. Eşim buraya geldiğinden beri kanser dernekleriyle müşterek faaliyetlerde bulunmuş, onlara yardımcı olmaya çalışmış hatta 'Ben Kanserim Derneği'ni kurmuş, bu faaliyetlerin içine girmiştir. Bütün bunlar görmezden gelinip de bizim orayı istismar ettiğimizi düşünmek, hangi aklın ve vicdanın eseridir bilemiyorum."

Emekliliğinin normal bir süreç olduğuna işaret eden Özcan, şöyle konuştu: "Dilekçe vererek emekli olmuyorum, yaş haddinden oluyorum. 2 Haziran 1949 doğumluyum. 2 Haziran 2014'te 65 yaşında resmen emekliye ayrılacağım. Bu olayla alakası yok. 65 yaşını dolduran her memur gibi emekli olacağım.

İstedim ki 40 yılı aşkın bir süredir sürdürdüğüm mesleğin sonunda arkadaşlarıma bir veda yemeği vermiş olayım, buradaki yaşadığımız, saygı duyduğumuz bir mekanda, oranın sakinleriyle bir veda yemeği vereyim. Benim yaşım, eşimin de rahatsızlığı sebebiyle başka bir mürüvvet görme şansımız var mıdır bilmiyorum.

Biz bunları özellikle saklamaya çalışırken kimseye şahsi durumlarımızı ifade etmekten kaçınırken birilerinin bunları hiç görmeyip sadece oğlumun 'şehzade' olduğu gibi birtakım yaftalar yapıştırması, doğrusu çok yakışıksız."

Mehmet Özcan, ailelerin, sünnet olan çocuklarını cami ve türbelere götürüp dua ettirdiğini, bunun bir gelenek olduğunu bildirdi.

Özcan, "Eski eşiniz de bu mutlu gününüzde size eşlik etti mi" sorusuna, "Bu, tamamıyla özel bir soru. Bırakın bende kalsın. Benim için 7 sene önce bitmiş bir hikayeyi burada tazelemenin hiçbir manası yok" yanıtını verdi.

Özcan daha sonra oğlunun sünnet töreninde çekilen video görüntülerinin bulunduğu CD'leri gazetecilere dağıttı.