NTV

Buzulların ömrü ne kadar?

Türkiye

Amerikalı uzmanlar uyarıyor: "Kuzey Buz Denizindeki buzul 30 yıl sonra yüzde 80 oranında incelebilir".... Eriyen buzulların sesine kulak verin...

WASHINGTON -ABD'nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ile Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacılarının küresel ısınmanın etkileri konusundaki ortak raporuna göre, Kuzey Buz Denizi'ndeki buzulun tahmin edilenden çok daha önce incelebileceği belirtildi.

Buzulun daha önce tahmin edildiği gibi 2100 yılında değil, 2040 yılında yüzde 80 oranında yok olabileceğine dikkati çekilen raporda, "Kuzey Buz denizinin yüzeyinde bugün 4,6 milyon kilometrekare kaplayan buz tabakası, 30 yıl sonra 1 milyon kilometrekare alana düşebilir" denildi.

Kuzey Denizindeki buzulun kapladığı alanın son 2 yılda yaz mevsimlerinde belirgin şekilde azaldığını kaydeden araştırmacılar, buzulda son yıllardaki erimeyi değerlendirip tahmin yöntemleriyle bu sonuca vardıklarını belirttiler.

NOAA uzmanlarından James Overland ve Washington Eyalet Üniversitesinden Muyin Wang, kullandıkları 6 tahmin yönteminin ortalamasına göre, "Kuzey Buz Denizinde 32 yıl sonra neredeyse hiç buz kalmayacağını" ifade ettiler. 2007 yılında yapılan tahminlere göre, buz tabakasında bu derecede incelme 21. yüzyılın sonunda görülecekti.

ERİYEN BUZULLARA AĞIT
Buzullar erimeye devam ederken"A Mobile Elegy - Bir Cep Telefonu Ağıtı" adlı proje de dikkatleri çekiyor. Proje size bir cep telefonu numarası veriyor. Tahmin edin bu numarayı aradığınızda kiminle konuşuyorsunuz: Buzullarla. Evet yanlış duymadınız: Buzullarla!

Venedik Bienali kapsamında gerçekleştirilen projede, 0049 893 791 40 58 nolu ceptelefonuna telefon ettiğinizde, Avusturya, Ötztal Alpleri'ndeki Vernagtferner buzulunun çatlakları arasına yerleştirilen bir mikrofon sayesinde, küresel ısınma yüzünden erirken çıkardığı sesi canlı dinleyebiliyorsunuz. (Ancak numarayı bugünlerde aradığınızda ağır hava koşulları nedeniyle mikrofona ulaşılamıyor mesajı çıkıyor..)

“Bir Cep Telefonu Ağıtı” adlı projenin yaratıcısı Kalle Lear şunları söylüyor. “Tüm dünya küresel ısınmanın ne denli ciddi olduğunun ve hepimizin iklim değişikliğinden etkileneceğinin farkında. Gezegenimizin buzulları bu sürecin önemli bir sembolü ve göstergesi haline geldi. Buzullar yavaş yavaş ölmekte olan büyük devlere benziyor. Doğal olarak siz onları aradığınızda buzullar size kelimelerle yanıt vermeyecek. Ya da o telefonu çevirdiğinizde buzullardan günlük hayatınızda size yardımcı olabilecek bir bilgi de alamayacaksınız. Fakat bir kez telefonu elinize alıp buzulları aradığınızda kendinizi orada bulacaksınız. Bir Cep Telefonu Ağıtı’nı yaparken şunu düşündük; Hepimiz küresel değişikliklerle ilgili birşeyler biliyoruz, kimimiz bu konuda çok bilgili kimimiz de küresel ısınma, su kaynaklarının bitmesi, sosyal ve politik değişimlerle ilgili duyduklarından rahatsız olduğu için görmezden geliyor. Siz hangi görüşte olursanız olun, buzulları arayıp, erimenin sesini duyduğunuzda etkileneceksiniz...”