Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara 6. Olağan İl Kongresi'nde konuşma yaptı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Önce Fırat Kalkanı harekatında şimdi de Afrin'de, Kuzey Irak'taki operasyonlarda bayramızı dalgalanlandıran rüzgar esiyor. Ne diyor şair, yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. 15 Temmuz'da çağrımıza meydanlara yürüyerek bu cevabı verdiniz. 251 şehit, 2193 gazi FETO denilen alçağa bu ülkeyi dar etti. Dün akşam bir gazimizin evine gittim. Gazimiz 15 Temmuz Köprüsü'nde silahlı bir yaklaşımla bu alçaklar tarafından vurulmuş. 32 yaşında bir genç kardeşimiz. 46 kez şu ana kadar ameliyat olmuş. Şimdi salı günü ayağını dizden alta kesecekler. Dediler ki, artık başka çaremiz yok. 2 Sabri tanıdım. Biri bu, ayağı kesiliyor. Diğeri de kendini tankın altına atan Sabri. Böyle gençlerimiz olduktan sonra birileri diyor ki, gençlik şöyle gençlik böyle. Bu rüzgar kimi zaman meltem olur eser, kimi zaman fırtına olur yıkar geçer. 

"ÇEKİ DÜZEN VERMESİ GEREKENLER KARŞIMIZDAKİLER"

Son günlerde bize uzatılan hiçbir dostluk elini havada bırakmadığımız görüyorsunuz. Meseleleri diyalogla çözmek isteyenlere karşı biz de müspet bir tavır sergiliyoruz. Söz elbette önemlidir değerlidir. Biz asıl neticeye bakarız. Asıl sahada ne olup bittiğine bakarız. Hem müzakere ederiz hem de sahadaki operasyonları sürdürürüz. Bizim hiçbir talebimiz meşruiyet sınırları dışında değildir. Kendine çeki düzen vermesi, eksiklerini tamamlayıp yanlışlarını düzeltmesi gerekenler karşımızdakilerdir. Asıl hedeflerimizden, beklentilerimizden verecek en küçük bir tavizimiz yoktur. Türkiye olarak kimsenin hakkına girmedik ki geri adım atalım. Afrin'de sabır sabır sabır...

"VERİLEN SÖZLER YERİNE GETİRİLMEDİ"

Obama döneminde Zeytinlik harekatı olarak değerlendirilen o süreci defalarca konuştuk. Ama hep aldatıldık. Geldik bu döneme. Olacaksa olacak, kendi göbeğimizi kesmek zorundayız dedik. Bu teröristler kalkar roketler atarlarsa biz buna sabredemeyiz. 100'e yakın şehidimiz oldu. Artık dedik ki bitti bu iş. Verilen sözler yerine getirilmedi, arkamızdan işler çevrildi. Önce bu yanlışları düzeltecekler ki, bizden söz istesinler. Olmayınca biz bir gece ansızın oraya girdik. Bizim oralarda hevesimiz yok, yeter ki sahipleri gelsin orada otursun.

"YA GİDECEKLER, YA DA SİLAHLARI GÖMECEKLER"

PKK'sı da DEAŞ'ı da PYD'si de hepsi gömülmeye başladı. Biz ne dedik, bunları açtıkları çukurlara gömeceğiz dedik. Gömmeye de devam edeceğiz. Ya buraları bırakıp gidecekler ya da silahları gömecekler. Türkiye samimi olarak gündemindeki meseleleri suhuletle diplomasiyle çözmekten yanadır. Terör örgütleri desteklenmekten vazgeçilsin. Biz ABD'ye dedik ki, gel Rakka'ya beraber girelim. Stratejik ortağız ama unutmayın terör örgütü PYD, YPG ile beraber hareket ederseniz bir terör örgütü bir başka terör örgütüyle beraber yok edilmez. Tarih sizi bununla anacaktır dedik kendilerine. Onlara teslim edilen binlerce kamyon ve uçak dolusu silahlar verilen eğitimler inkar edilmesin. Bu politikadan da vazgeçilsin. Hepsi artık kaydımızda.  Son yıllarda ülkemiz üzerinde o kadar çok oyun oynandı ki, anlatmakla bitmez. Türkiye'nin toprak bütünlüğü mü zarar gördü, hayır. Güvenlik hatlarımızı sınırlarımız ötesine taşıyoruz. 

Bizim müttefik diye baktıklarımız bunlara her tür silahı verdiler. Hala veriyorlar. Konuştuğumuz zaman da biz bu tür silahları vermiyoruz diyorlar. Yapmayın, biliyoruz. 

MHP Genel Başkanı ile kongre sonrası bir araya geleceğiz. Buradan bir kez daha şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır anlayışıyla başlayan bu işbirliğini hayırlı olmasını niyaz ediyorum.