Cumhuriyet  Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay hakkında yakalama kararı

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına yönelik soruşturma kapsamında, gazetenin icra kurulu başkanı Akın Atalay hakkında yakalama kararı çıkarıldı

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 01.11.2016 - 12:05 | Son Güncelleme : 01.11.2016 - 19:28

Cumhuriyet  Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay hakkında yakalama kararı

Cumhuriyet Gazetesi’ne dün sabah saatlerinde operasyon başlatıldı.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Avukat Bület Utku ile aralarında Hikmet Çetinkaya, Aydın Engin, Musa Kart, Güray Öz ve Mustafa Kemal Güngör ve Kadri Gürsel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci için gözaltı kararı verildi.

Soruşturmada, gözaltına alınan isimler, terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri öne sürüldü.

Bu arada, gazetenin muhasebe müdürü Günseli Özaltay da bugün gözaltına alındı.

AKIN ATALAY HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına yönelik soruşturma kapsamında, yurt dışında olduğu tespit edilen gazetenin icra kurulu başkanı Akın Atalay hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı bulunan Akın Atalay'ın adreslerinde bulunamaması ve yurt dışında olduğunun belirlenmesi üzerine savcılıkça hakkında yakalama kararı çıkarılması talep edildi.

Talebi değerlendirerek kabulüne karar veren İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği kararında, şüpheli Atalay'ın adresinde bulunamadığı ve yurt dışında olduğunun tespit edildiği, bu nedenle delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesinin bulunduğu belirtildi.

Hakimlik kararında, şüphelinin Cumhuriyet Vakfı ile gazetenin yöneticisi olduğu, gazetede hem PKK hem de FETÖ/PDY örgütü lehine yayınlar yapıldığı, yine örgütün eylemlerini meşrulaştırıcı ve özendirici haberlerin yer almasıyla bu örgütler adına faaliyette bulunduklarının anlaşıldığı kaydedildi. Şüpheli Atalay hakkında ''terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak'' suçundan yakalama emri düzenlenmesine hükmedildiği aktarıldı.

İTİRAZA RET

Öte yandan, gözaltına alınan gazetecilerin 5 gün avukatlarıyla görüştürülmemesi kararına itiraz edildi.

İtirazın reddedilmesi üzerine avukatlar, nöbetçi sulh ceza hakimliğine başvurdu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetenin Ankara bürosunu ziyaret ederek, operasyona tepki gösterdi.

Gazeteciler, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da Cumhuriyet Gazetesi’ne destek ziyareti yaparak, gözaltıları protesto etti.

Cumhuriyet Gazetesi önünde toplanan gruplar, gece de protestolarını sürdürdü.

CHP İstanbul Gençlik Kolları, Şişli'deki gazete binası önünde nöbet başlattı.

Bu arada, Cumhuriyet Gazetesi'ne destek ziyaretleri bugün de sürdü.

SANATÇILARDAN ZİYARET

Aralarında Edip Akbayram, Onur Akın, Suavi, Belkıs Akkale, Orhan Aydın, Melike Demirağ ve Bedri Baykam'ın da bulunduğu bir grup sanatçı, gazete binasına geldi.

AYDIN: ÇABAYI YÜKSELTMELİYİZ

"Sanatçılar Girişimi" adına gazeteyi ziyaret ettiklerini söyleyen Tiyatro Sanatçısı Orhan Aydın, 1 Kasım'ın saltanatın kaldırıldığı tarih olduğunu hatırlatarak, "Tam da bugün, kendini bu ülkede herşeyin sorumlusu sayan ülkeyi kurum ve kuruluşlarıyla ele geçirip, kendi geleceğini kurmaya çalışan bir çeteleşmenin başındaki insanın aklına karşı, yan yana gelişimizin, birlikte demokratik özgür bir ülke yaratmak için ortaya kurduğumuz çabalarımızı yükseltmenin zamanıdır" diye konuştu.

BAYKAM: ÖZGÜR BASIN SUSTURANLAR BİR YERE VARAMAZ

Cumhuriyet Gazetesi'nin Cumhuriyetle yaşıt olduğunu belirten Ressam Bedri Baykam, "Demokrasinin, laikliğin, Atatürk cumhuriyetinin sesi olmuş bir yayın. Dünyada özgür basını susturarak bir yere varabilmiş, kalıcı olarak istediğini elde edebilmiş hiçbir baskı rejimi olmadı" dedi.

KURTULDU: DEMOKRASİYİ ÇİĞNEYENLERE İSYAN EDİYORUZ

Ataol Behramoğlu'nun "Dörtlükler" şiirinden bölümler okuyan tiyatro sanatçısı Orhan Kurtuldu ise, "Demokrasiyi çiğneyenlere isyan ediyoruz. Cumhuriyetin kurallarını uymayanlara isyan ediyoruz" dedi.

CASTRO'DAN ALINTI

Bir süredir muhalif yayın organının susturulduğunu söyleyen ve sıranın Cumhuriyet Gazetesine geldiğini belirten Suavi de, "Fidel Castro'nun şu söylemi, süreci net olarak tanımlıyor; Bizler mücadelede yenik düşebiliriz, Ancak yeniden ayağa kalkarak deneme hakkımızı kullanırız. Ancak bir diktatör yenik düşerse, bir daha kesinlikle ayağa kalkamayacaktır. Farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek yan yana gelmemizin, bu gidişe dur dememizin yolu, demokratik haklarımızı yeniden kullanma kültüründen geçmektedir" diye konuştu.

DEMİRAĞ: BARIŞ UMUDUYLA BURADAYIZ

Melike Demirağ da bir gün gelecek şarkısını söyleyerek, "Dünyanın Türkiye'nin barışta, huzurda, kardeşlikte yaşama umuduyla buradayız "dedi.

KÖZ: BİR YAZAR BİLE ÖZGÜR DEĞİLSE...

Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz de sanatçılarla birlikte açıklama yapan isimler arasındaydı. Köz, " Bir yazar bile özgür değilse bu yer yüzünün bütün yazarları tutsaktır" diye konuştu.

YAVUZ: MİKROSKOPLA ARASALAR DA BULAMAZLAR

Bugün Şehir Tiyatrolarındaki görevinden uzaklaştırmasının resmi belgesinin kendisine verileceğini söyleyen Tiyatro Yönetmeni Ragıp Yavuz da, "Biz bunları yaşarken, bazı muhabbetler oluyor. Duyuyoruz, 'Yahu o arkadaşın birşeyi var mıydı'. Arkadaşlar, hiçbirimizin hiçbirşeyi yok. Onurumuzla üretim yapmaya çalışıyoruz. Laikliğe, cumhuriyete, demokrasiye, barışa sahip çıkmaya çalışıyoruz. Hiçbirimizin birşeyi yok. Mikroskopla arasalar da birşey bulamazlar" diye konuştu.

CUMARTESİ ANNELERİ'NDEN DESTEK

Gazetenin önüne gelerek dayanışma eylemi yapan Cumartesi Anneleri ve beraberindekiler, "Susma sustukça sıra sana gelecek", "Ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganını atarak basın açıklamasını yaptı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan, yaptığı açıklamada, "Gözaltında kaybedilenlerin aileleri ve kayıplar için mücadele eden insan hakları savunucuları olarak, basın özgürlüğün değerini en çok biz biliyoruz. Cumhuriyet bizim yanımızdaydı, biz Cumhuriyet'in yanındayız. Bu nedenle Özgür Gündem, İMC TV, TV 10, Hayatın Sesi bizim yanımızdaydı, biz onların yanındayız. Cumhuriyet çalışanlarının yanında olduğumuz için bugün buradayız" dedi.

1995'de Diyarbakır'da gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ise, "Bir kayıp yakını, bir Cumartesi Annesi olarak şunu söylüyoruz, bu ülkeyi yönetenler bunu görmeli. Bugüne kadar yanımızda olan basın kuruluşlarının hepsini kapatmış bir Cumhuriyet gazetesi kalmıştır. Bizim yanımızda oldukları için biz de onların yanındayız. Bizim sesimizi dünyaya duyuran bütün gazetecilerin yanındayız." ifadelerini kullandı.

1995 yılında İzmir'de gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız da basın özgürlüğü için burada olduklarını aktararak, "Basın özgürlüğünün kısıtlanmasının, biz kayıp yakınları ne anlama geldiğini daha çok biliyoruz. Çünkü basın bizim sesimizi duyuruyor. Ne biz susarız ne de basın susar. Çünkü, özgür basın herkesin özgürlüğü için çalışıyor. Biz de basının özgürlüğü için buradayız" dedi.

1 Kasım 1980'de İstanbul'da gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren'in kız kardeşi İkbal Eren Yarıcı ise şunları söyledi: "Biz 36 yıl önce bu mücadeleye başladığımızda yanımızda sadece Cumhuriyet gazetesi vardı. 21 yıl önce Galatasaray meydanında Cumartesi Anneleri, kayıp yakınları olarak oturmaya başladığımızda yine yanımızda Cumhuriyet gazetesi ve bir sürü muhalif medya kuruluşu vardı. Bizim gözümüz, kulağımız oldular."

"Cumartesi Anneleri" olarak bilinen kayıp yakınları gazete binasına gelerek açıklama yaptı. Açıklamada, " Yeter artık diyoruz. Ne biz susarız. Ne de basın susar. 36 yıl önce bu mücadeleye başladığımızda yanımızda sadece Cumhuriyet gazetesi vardı" denildi.

Öte yandan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nu ziyaret etti.

Gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül ile görüşen Demirtaş, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı ve yeni bir baskı sürecinin başlatıldığını savundu.

Özgürlüklerden yana olan, demokrasiye, birlikte eşit yaşama, Türkiye'nin aydınlık geleceğine inanan herkesin, dayanışma içerisinde olması gerektiğini ifade eden Demirtaş, "Toplum, kendi içinde farklı siyasal görüşlere, dünya bakış açılarına, yaşam tarzlarına, inançlara, kimliklere sahiptir. Ama hepimizin ortak değeri, bu ülkede temel demokratik çerçevede huzur, güven içerisinde, eşit yaşamak olmalıdır. Bunu savunan herkesin el ele verme, dayanışma içerisinde birlikte mücadele etme günüdür" dedi.

Cumhuriyet gazetesinin duruşu nedeniyle saldırı altında olduğunu iddia eden Demirtaş, bazı gazetelerin ve haber ajanslarının da kapatıldığını söyledi.


Gözaltına alınanların serbest bırakılmasını beklediklerini dile getiren Demirtaş, avukat yasağının da hukuksuz olduğunu ileri sürdü.

Selahattin Demirtaş'a ziyaretinde bazı milletvekilleri de eşlik etti.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu üyeleri de gazetenin Ankara Temsilciliği'ne gitti.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Kütük, konfederasyon olarak demokratik, laik, çağdaş, tam bağımsız bir Türkiye'de, insanca, onurlu bir yaşamı hedeflediklerini dile getirdi.

Kütük, Cumhuriyet gazetesinin yalnız olmadığını göstermek istediklerini belirterek gazeteye sahip çıkmanın bir yurttaşlık görevi olduğunu ifade etti.

Sayfa Yükleniyor...