CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Amerika Birleşik Devletleri’nde nisan ayında düzenlenen bir toplantıya Türk yetkililerinin de katıldığını ve bu toplantıda 'Anayasa’daki Türklükle ilgili maddenin değiştirilmesinin' tartışıldığını savundu. Bu iddiaya hem Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'ten hem de Dışişleri Bakanlığı'ndan yalanlama geldi.

İlişkili Haberler


Baykal, bugün düzenlediği basın toplantısında, "14 Nisan'da Washington'da bir toplantı yapıldı. Buna Türk ve Iraklı yetkililer de katıldı. Türkiye'den giden kişiler, bu konuda ciddi katkılar yaptılar. Katkılar özellikle Anayasa’daki Türklükle ilgili maddenin değiştirilmesine yönelik talepler şeklinde oldu" dedi.

Baykal'a göre aynı toplantıya katılan Norveçli yetkililer projeye finansman sağlama sözü verdi.

Baykal, "Türkiye'de birdenbire bir ay önce bu konuda düğmeye basılmıscasına hareket geçilmesi ve 1 ay içinde İçişleri Bakanı’nın işini gücünü bırakıp gece gündüz bu işle uğraşmaya yönelmesi tesadüf değildi. Başbakan’a soruyorlar ve 'yılbaşına kadar zamanımız yok' diyor. Ne demek zaman yok. Yani 80 yıl sonra şimdi yılbaşına kadar zaman yokmuş. Kim ne şart kostu, kimin takvimi bu?" şeklinde konuştu.

ÇİÇEK’TEN YALANLAMA
Baykal'ın iddiaları, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'e soruldu.

Çiçek'ten kesin bir dille yalanlama geldi: "Bizim söylemediğimiz, konuşmadığımız, hedeflemediğimiz ve hele hele toplantılarına hiç katılmadığımız hususlar üzerinden saatlerce açıklama yapmak doğru olmuyor.''

DIŞİŞLERİ’NDEN AÇIKLAMA
Cemil Çiçek'in iddiaları yanıtladığı sırada, Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Bahse konu toplantıya Türkiye'yi temsilen herhangi bir katılım olmamıştır" denildi:

"Türkiye'nin dış politikasının 'dış unsurların yönlendirmesiyle sevk ve idare edildiğinin' ima edilmesi, Türkiye'nin yüksek çıkarlarını her alanda savunmak için büyük bir özveriyle çalışan ve köklü bir geleneğe sahip olan bakanlığımız mensuplarını derinden yaralamıştır. Türkiye'nin temel dış politika ilkeleri partilerüstü niteliktedir. Siyasi partilerimizin demokratik eleştiri hakkını kullanırken daha sorumlu davranmalarını; ülkemizin itibarına ve ulusal çıkarlarımıza zarar verecek davranış ve beyanlardan kaçınmalarını bekliyoruz."