“Kayıp Trilyon” davasında evrakta sahtecilik suçundan hapis cezası alan Necmettin Erbakan'a siyaset yasağı da getirilmişti.

Haklarının iade edilmesine karar verilmesinin ardından siyasete dönmesinin önünde engel kalmayan Erbakan, bugün kameraların karşısına geçti.

Saadet Partisi'nin seçimlerde önemli bir başarı elde ttiğini belirten Erbakan, "İktidara yürüyeceğiz, Türkiye ve insanlık bu şahlanışla kurtulucak" diye konuştu.

Erbakan, "Saadet Partisi'nin Genel Başkanı olacak mısınız?" sorusuna ise net yanıt vermedi. Erbakan, ''Bizim için neferlik ile liderliğin hiç bir farkı yok'' şeklinde konuşurken, ''Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanlığı gibi bir konum olacağı' iddialarıyla ilgili olarak da, ''Bunlar şu günün meselesi değil. Kapının dışına ne yazılacağı mühim değil'' diye konuştu.

Erbakan, ''Biz 'aktif siyaset, siyaset' diye bir şey kabul etmiyoruz. Biz bunu ibadet aşkıyla yapıyoruz. Elbette bu aktif olacak, bütün gayretimizle ne yapabileceksek yapacağız. 'Siyasete girdim, çıktım' Bizde böyle şey yok. Biz, buradan çıkamayız. Bütün gücümüzle vatan, millet için çalışmaya mecburuz'' karşılığını verdi.

''Numan Kurtulmuş bizim liderimizdir' diyebilir misiniz?'' sorusuna Erbakan, ''Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi'nin Genel Başkanı'dır'' dedi.

Necmettin Erbakan, cuma günü İran'a gideceğini ve Cumhurbaşkanı Ahmedinejat, İran dini lideri Ayetullah Hamaney ve eski Cumhurbaşkanı Rafsancani ile görüşeceğini söyledi. Erbakan, bu konuyla ilgili aynı gün ayrıntılı açıklama yapacağını da sözlerine ekledi.







Necmettin Erbakan, yeni kanun değişiklikleriyle hiç bir siyasi yasağının söz konusu olmadığını, herhangi bir engel bulunmadığını, bütün siyasi haklarının iade edildiğini söyledi.

Erbakan, Saadet Partisi Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin memnu haklarının iadesiyle ilgili verdiği karar ile adli sicil kaydının bulunmadığına dair belgenin birer örneğini gazetecilere dağıttı.

Şimdiye kadar milletin ve insanlığın saadeti, milli görüşün iktidara gelmesi için ne gayretle çalıştıysa bundan sonra da aynı gayretle çalışacağını ifade eden Erbakan, ''Her zaman belirttiğimiz gibi kapının dışında hangi levhanın asılı olduğu değil, kalbin içinde hangi gaye ve gayretin bulunduğu önemlidir'' dedi.

29 Mart yerel seçim sonuçlarını da değerlendiren Erbakan, milli görüşün 29 Mart'ta yüzde 5.2 oy alarak ''üçüncü şahlanışını başlattığını'' söyledi.

Saadet Partisi'nin ''parlayan bir yıldız'' haline geldiğini savunan Erbakan, ''AKP milli görüş gömleğini çıkartıp işbirlikçilik gömleğini giyen bir politika yürüttüğü için 29 Mart seçimlerinde yüzde 48'den yüzde 38'e düşmüş ve ufalanarak kaybolma trendine girmiştir'' değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'ye ''milli görüşe oy veriyorum diye oy verildiği'' görüşünü savunan Erbakan, Saadet Partisi'nin büyük bir atılımla yeniden iktidara geleceğini iddia etti.

''SİYASETE GİRDİM, ÇIKTIM' BİZDE BÖYLE ŞEY YOK''
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erbakan, ''Numan Kurtulmuş'u göremiyoruz. Neden burada değil?'' sorusu üzerine, ''Numan Bey İstanbul'da, programları var. Sadece seçim sırasında değil seçimden sonra da kollarını sıvadı, canla başla, görülmemiş bir performansla başarılı çalışmalarını yürütüyor'' dedi.

''Aktif siyasette yer alacak mısınız?'' sorusuna Erbakan, ''Biz 'aktif siyaset, siyaset' diye bir şey kabul etmiyoruz. Biz bunu ibadet aşkıyla yapıyoruz. Elbette bu aktif olacak, bütün gayretimizle ne yapabileceksek yapacağız. 'Siyasete girdim, çıktım' Bizde böyle şey yok. Biz, buradan çıkamayız. Bütün gücümüzle vatan, millet için çalışmaya mecburuz'' karşılığını verdi.

''Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesi, bazı suçlardan ceza alanların yeniden partiye üye olmaları, milletvekili seçilmelerine engel gibi görünüyor. Bu konuda düşünceleriniz nedir?'' sorusu üzerine Erbakan, ''Bunlar değiştirildi. Önceki hükümler ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla yeni kanun değişiklikleriyle hiç bir siyasi yasak söz konusu değildir. Herhangi engel yoktur. Bütün siyasi haklar iade edilmiştir'' dedi.

RASMUSSEN'İN GENEL SEKRETERLİĞİ
''Rasmussen'un NATO'ya genel sekreter seçilmesiyle ilgili sancılı bir süreç yaşandı. Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz?'' sorusu üzerine ise Erbakan, şunları söyledi:

''Rasmussen denilen insan üzerinde konuşmaya gerek yok. Önce bir defa insanlık bakımından çok büyük suçlar işlemiş. Fikir hürriyeti adı altında akla hayal gelmedik sözleri söyleyebilen bir insan. Bunlar karşısında böyle bir insanın bizim üye olduğumuz bir NATO'da genel sekreter olmaması lazım gelirdi. AKP bu hususta 'bu olamaz' dedi, ama ilk defa karşılaşmıyoruz, AKP hangi dediğinde şimdiye kadar durdu. Arkasından adamı genel sekreter yaptılar. İnsanın hiç değilse 'madem 5 hususta söz verdi bunları yerine getirsin ondan sonra yapalım' demesi lazımdı. Önce genel sekreter yapılıp sonra sözlerini yapmasını beklemek tecrübesizliktir, çocukluktur. Bu çocukluğu yaptılar, o da tabii hiç birisini yerine getirmedi, getirmeyecek. Yanlış bir yola girilmiştir. Bu yanlış bir politikadır.''

''Numan Bey'in performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna Erbakan, ''Numan Bey'e Allah selamet versin. Canıyla başıyla çalışan şuurlu bir kardeşimiz. Ancak gördüğünüz gibi 2 milyondan fazla oy almıştır Saadet Partisi'' diye konuştu.

''ABD Devlet Başkanı Obama'nın ziyaretini nasıl değerlendirdiniz? Verdiği mesajlar rahatlatıcı mı rahatsız edeci miydi?'' sorusu üzerine ise Erbakan, ''Hiç şüphesiz ki rahatsız ediciydi. ABD'li yönetim ırkçı emperyalizmin kontrolü altındadır. Söylediği sözlere baktığınız zaman 'ruhban okulunu açın, Ermeni soykırımını tanıyın, İran atom bombası yapmasın' Bütün bunların hepsi zaten bilinen Amerikan politikasıdır. Bu sebepten dolayı yapmış olduğu şey sadece güleryüz göstermek, elini Tayyip Bey'in omzuna atmak. Bunlar çocukça hareketler. Özüne baktığınız zaman değişen bir şey yok'' dedi.

''DEMEK Kİ NET CEVAP ALMAMANIZDA HAYIR VAR''
Erbakan, ''AKP'de bulunan eski yol arkadaşlarınıza bir mesajınız olacak mı? Bir kırgınlığınız var mı?'' sorusuna şu cevabı verdi:

''AK Parti'deki kardeşlerimiz bizim evlatlarımızdır. Biz onların şahıslarına karşı sevgimizi aynen muhafaza ediyoruz. Onların da bize olan sevgilerini muhafaza ettiklerini biliyorum ve söylüyorum. Bizim tenkitlerimiz politikalarının yanlışlığınadır. Bir babanın hata yapan evladına ikazıdır bizim yaptığımız. 'Evladım şu içki yerine gitme, şu kumarhaneye gitme...' Nasıl baba evladına böyle tembih ederse biz onlara 'bakın şu kapitalizmin peşine gitmeyin, işbirlikçilik yapmayın' diye bir baba şefkatiyle bunları söylüyoruz. Ve eninde sonunda bu yanlış politikaları bırakarak yuvaya dönecekler. Bu böyle gitmez. Bugünkü ekonomik krizi, işsizliği bu tuttukları yoldan önleyemezler. Türkiye'nin temel meselelerini bu politikalarla çözemezler. Mutlaka yuvaya dönecekler, yeniden milli görüş gömleğini giyecekler. O gömleği çıkarttığınız zaman haliniz böyle olur, 15 milyon işsiz olursunuz, insanların dörtte üçü açlık sınırının altında olur ve böylece krizlerin içerisinde kıvranır durursunuz.''

''Başı açık hanımlar belediye başkan olarak aday oldular. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna Erbakan, ''Biz insanların hiç birine baskı yapma taraftarı değiliz. Bu ülkede başı açık hanım kardeşlerimiz de var. Bu kardeşlerimizi biz dışlayamayız. İsabetli adımlardır. Biz 75 milyonunun hepsini temsil ediyoruz'' karşılığını verdi.

Erbakan, ''Sizin partiye dönüşünüzle Numan Bey'in konumu nasıl olacak? Genel Başkan mı? Yüksek İstişare Kurulu Başkanı mı olacaksınız?'' sorusuna, ''Numan Bey benim evladım ve kardeşimdir. Kapının dışında ne yazarsa yazsın, kalbimizin içindeki mühimdir'' dedi.

''Hocam kalbinizin içinde ne yazıyor? Bu kadar soru karşısında net cevap vermediniz'' sözlerine üzerine ise Erbakan, ''Demek ki net cevap almamanızda hayır var'' diye konuştu.