İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Şamil Tayyar ile avukatları katıldı. Mahkemede söz alan Tayyar, kitabının Silivri'de devam eden davadaki yargılama konusunu anlatan bir kitap olmadığını savundu.

Kitabında, son 10 yıldaki çete faaliyetlerini ve karanlık eylemleri özetlediğini ifade eden Tayyar, kitapta Malatya'daki misyonerler, Hrant Dink, Rahip Santoro cinayetleri gibi, ''Ergenekon'' davasıyla ilgisi olmayan konuların yer aldığını kaydetti.

Tayyar, ''Daha önceki mütalaada soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiği ifade edilmiştir. Bunların doğru olmadığını gördüm, suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum'' diye konuştu.

Mahkeme, sanığı, ''Soruşturmanın gizliliğini ihlal'' ve ''Adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs'' suçlarından toplam 1 yıl 8 ay hapis cezasına çaptırdı.

Sanığın sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varan Mahkeme, ''Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' karar vererek, Tayyar'ın 5 yıl süreyle adli denetime tabi tutulmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, sanığın 5 yıllık denetimli serbestlik süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmaması halinde davanın düşmesine, aksi halde geri bırakılan hükmün açıklanmasına da karar verdi.

HUKUK ADINA UTANDIM
Gazeteci-yazar Tayyar, duruşmanın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Karardan dolayı hukuk adına utandım. Davanın eski savcısının hazırladığı mütalaayı okumadan yeni savcı mütalaaya katıldığını ifade etti. Oysa ki o mütalaa benim kitaptan değil, başka kitaptan hazırlanmış gibiydi'' dedi. ''Ergenekon'' soruşturmasıyla hiç ilgisi olmayan, çeteler ve dava konularıyla ilgili hadiselerin de soruşturmanın gizliliği kapsamı içine alındığını öne süren Tayyar, ''Kitabın 79. sayfasında çok açık yazıyor. Malatya'da işlenen cinayet sonrası olay mahallinde ele geçirilen bir belgeyi 'Ergenekon' davası kapsamında değerlendirip ceza verdiler'' diye konuştu.

Davaya konu kitabın mahkemece okunmadığını iddia eden Tayyar, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hakim yeni bir içtihat oluşturdu. 'Bu kitabı çok düşünerek hazırladığım' şeklinde. Ben fikir adamıyım elbette ki düşüneceğim. Siyasi bir karar gibi geldi. Anlaşılıyor ki kitap da okunmamış. Hukuk adına utandım. Kararda hükmün açıklanması geriye bırakıldığı için itiraz hakkım yok. Bu ceza bir yerde kesinleşmiş gibi. Demokles'in kılıcı gibi tepenizde sallanacak, bir kenarda kalacak. Benim 1 yıl 3 ay bir cezam daha var. Belli mahkemelerden benzer kararlar çıkacak gibi gözüyor. Psikolojik harekatla karşı karşıyayız. Karar hukuki değil. Türkiye'de hukukun üstünlüğü işlemiş olsaydı, böyle bir karar çıkmazdı. Hakimin karar verirken ifade ettiği cümleler de bence tarihe geçecek çok enteresan cümlelerdi.''