İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen Belediye Başkanları Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çamlıca Camisi'nin açılışına katılıp katılmayacağına ilişkin bir soruya İmamoğlu, "Önemli bir açılış. İstanbul'da Sayın Cumhurbaşkanı'nın da katılacağı bir açılış. Ama ben bir davet almadım. Davet alsaydım programımı ona göre düzenleyebilirdim. Ama olsun Ankara'dayız Hacıbayram Veli'ye gideriz o güzel manevi ortamda duamızı ederiz milletimiz, ülkemiz, İstanbul için. Dolayısıyla davet almadım." yanıtını verdi.

İmamoğlu, İstanbul seçimleri ve sandık kurullarına ilişkin başlatılan soruşturmaların hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

"YSK, Türkiye'de son sözü söyleyecek kurum. Son söz çok önemli. Türkiye'nin demokrasisi için, demokratik süreç için çok önemli. Ağır bir yükleri var. Bu ağır yükün artık hafiflemesi için milletin beklentisini ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum. Zira şu an yapılan şey kendilerini sorgulamaları gibi bir şey oluyor. Sandık sorumluları ya da sandık kurulları konusunda. Daha öncesinde itiraz sürelerinin bittiği kendi araştırmalarını yaptıkları kendi atadıkları unsurlar üzerinden arayışlar olarak görüyorum. Ama dediğim gibi hukuki bir süreç devam ediyor. İzliyoruz ama çok tedbirli, temkinliyiz. Umuyorum Türkiye'nin bunca yıldır verdiği demokrasi mücadelesine katkı sunan, seçimlerin yine en sağlıklı biçimde yapıldığı Türkiye'nin geleceğine aydınlık bir şekilde bakabildiği, 'evet bu ülkede seçimler yapılıyor, kazananda koltuğuna oturuyor' hissinin sağlamlaştırdığı bir karar vereceklerdir. Umuyorum ve bekliyorum."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçim tekrarlansın çağrısını nasıl yorumladığı sorulan İmamoğlu, "Ben YSK'yi takip ediyorum sadece" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile metrolar için merkezi bütçeden yapılan tüm harcamaların belediyelerden kesileceği belirtilerek, bunu nasıl yorumladığı sorulan İmamoğlu, "Orada aslında belediyenin önemli gelir kaynağı olarak bakmamak lazım sürece. Seçimden önce ve seçimden sonra diye bakıyoruz" diye konuştu.

İmamoğlu, şunları söyledi:
"İzliyoruz elbette. Bunların hukuksal süreçleri var. Bu kararları alırken, seçimlere göre mi yoksa şehirlerin adalet duygusuna göre mi, şehirlerin adil yönetilme duygusuna göre mi karar veriyorlar, inceliyoruz. Bu konularla ilgili fikirlerimizi elbette beyan edeceğiz. Farklı duyumlarımız da var bazı hazırlıklar açısından. KHK şeklinde. Bütüncül bakıyoruz. İrdeliyoruz. Açıklamalarımız olacak ama alınan karar, hiç de adil bir karar gibi gözükmüyor."

Duyumlarının içeriği de sorulan Ekrem İmamoğlu, "Duyumlar olduğu için içeriğine girmek istemiyorum. Bütçeye, idari yönetimlerine, meclislerine, büyükşehir ya da belediyeler üzerinden. Kararlar, seçimlere göre değil, o şekilde alınmamalı. Takip ediyoruz" dedi.

YSK'den bir seçim kararı çıkarsa ne yapacağı sorulan İmamoğlu, "Biz, yapılmış seçimin üzerine asla başka bir yorum düşünmüyoruz. Biz, sadece bu seçimi kazandık, kararı bekliyoruz" diye konuştu.

“RAMAZAN SOFRASININ SİYASETİ OLMAZ”

Toplantının ardından Hacı Bayram Veli Camisi'nde cuma namazını kılan İmamoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından ramazan ayında Sultanahmet Meydanı'nda açılması planlanan Türkiye Kitap Fuarı'na izin verilmemesi tartışmalarına ilişkin soru üzerine İmamoğlu, İstanbul'da ramazana dönük olarak büyük hassasiyet taşıdıklarını söyledi.
"Her manevi ortamda sıfır siyaset" anlayışına sahip olduklarını belirten İmamoğlu, 5 yıllık belediye başkanlığında da bu anlayışla hareket ettiğini söyledi. İmamoğlu, "Ramazan sofrasının siyaseti olmaz, ramazanla ilgili ortamların siyaseti olmaz" dedi.

Sadece Sultanahmet Meydanı'yla ilgili olarak eski yönetimden beri görev yapanlara "Ne yapıyorsunuz?" diye sorduklarını söyleyen İmamoğlu, bazı uygulamaları mevki ve alan olarak artırdıklarını ifade etti.

Özellikle insanların gel-geç noktalarındaki iftar çadırlarını artırdıklarını belirten İmamoğlu, 39 ilçe belediyesinin çadır kurduğu yerlerde ise iftar çadırlarının bulunmadığını, bunları ayrı yerlerde açtıklarını söyledi.
İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Kimse bu anlamda bizim yol haritamıza siyaset karıştırmaya, manevralar yapmaya kalkışmasın, bizde geçmez. Geçmiş dönemden gelen yönetim, itfaiyenin, emniyetin Sultanahmet Meydanı'nda bu tarz fuar alanı kurulmasına karşı olduğunu söylediler. Özellikle oradaki esnafın bu tür kurulumların işlerine zarar verdiğini ilettiğini, toplumun orada sağlıklı bir şekilde buluşamadığı konusunda geniş tespitleri olduğunu söylediler. 'Ne öngörüyorsunuz?' dedim. 'Kurulması yanlış' dediler. 'O zaman kurmayın." dedim. Ben o anlamda hiç irade koymadım. 'Esnaf rahatsızsa, emniyet rahatsızsa, itfaiye rahatsızsa kurmayın' dedim. Ne diyorlarsa kabul ettim. Artı orada kurulacak olan, Diyanet Vakfı diye adlandırılıyor ama, orada yazan özel bir fuar şirketidir. Bana da yazısı gösterildi. Ben de 'Yönetime gönderin, yönetimin gerekli ve lüzumlu cevapları var, onlar versinler' dedim. Biz Diyanet Vakfıyla her türlü iş birliği yaparız. Diyanet kurumuyla da her türlü iş birliği yaparız. Aradaki özel şirkettir ve söylediğim gerekçelerden dolayı önceki yönetim, burada kurulmasının kesinlikle yanlış olduğu hakkında bize brifing verdi. Sebebi budur."

“BİZ KİMSENİN PATRONU DEĞİLİZ”

İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun belediye başkanlarına yönelik konuşmasını nasıl değerlendirdiği sorusuna, "Genel Başkanımızın söylediği her söz bence ders niteliğinde. Aynen uymamız gereken... Topluma yakınlığımız, adil olmamız, şeffaflığımız, herkesi kucaklamamız. Türkiye'de siyasetin dili değişecek. Değişmeli. Pozitif dil, güzel konuşma, gülümseme, kucaklama... Millet bize yetki verdi, biz hizmet edeceğiz. Biz kimsenin patronu değiliz. Patron gibi davranan, kişisel irade kullananların dili değişmeli" karşılığını verdi.