Açıklamada, ''Çiçek'in (baroların yayımladıkları bildirileri hukuki görmediğini ve 6 yıldır meslekleriyle ilgili tek yasayı hazırlayamadıkları) yolundaki talihsiz açıklaması baromuz mensuplarını ve bizi şaşırtmamıştır'' görüşüne yer verildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Sayın Çiçek için neyin hukuki sayıldığı, neyin sayılmadığı bizce yakından bilinmektedir. İdeolojiden kastedilmek istenen Cumhuriyet'in kuruluş değerleri ile Atatürk devrim ve ilkeleri ise bundan onur duyacağımız bilinmelidir.

Zira başta İstanbul Barosu olmak üzere tüm barolar mevcut Avukatlık Yasası'nın verdiği yetki ile 'yargı bağımsızlığını', 'insan haklarını', 'hukukun üstünlüğü' ve 'insanların adalete kolay erişim hakkını' savunmakta ve bu konularda siyasal iktidarın yıllar süren vurdumduymazlığını eleştirmekte, bir türlü erişilemeyen yargı bağımsızlığına erişme yöntemleri ve yargı reformu konusundaki görüşlerinin alınmasını beklemektedir.

Siyasi iktidar, geçen süreçte gerçek bir yargı reformu için çaba göstermediği gibi yargı bağımsızlığını tıkayan engelleri ortadan kaldırmak için de hiçbir varlık gösterememiştir. Baroların meslekleriyle ilgili yasayı 6 yıldır hazırlayamadıkları yolundaki eleştirinin ise insafla bağdaşır yanı yoktur.''

Baroların hukuk uygulayıcı meslekler arasında savunmayı temsil eden avukatların onurlu bir meslek örgütü olduğu dile getirilen açıklamada, ''Özellikle İstanbul Barosu, 'hukuk körlüğü' ile bilinir olmadığı gibi, söylemlerindeki ciddiyet ise tarihsel geçmişinde ve işlevinde yatmaktadır'' denildi.

Açıklamada, Bakan Çiçek'in Yozgat Barosunun kuruluşunun 55. yılı dolayısıyla düzenlenen gecede yaptığı konuşmasının ''Hukuku körleştirme ve hukukçuyu köleleştirme anlayışı ve çabalarının bir parçası olarak değerlendirildiği'' görüşüne yer verildi.