İstanbul Üniversitesi'nden orman yangınları raporu: 'Kasıt' ve 'sabotaj' ihtimaline dikkat çekildi

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi, Türkiye'de mücadele edilen orman yangınlarına ilişkin bir rapor hazırladı. Raporda, aynı anda birkaç farklı noktada başlayan yangınlarla ilgili kasıt ve sabotaj ihtimaline dikkat çekildi.

Anadolu Ajansı 30.07.2021 - 21:49

İstanbul Üniversitesi'nden orman yangınları raporu: 'Kasıt' ve 'sabotaj' ihtimaline dikkat çekildi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporda, aynı anda birkaç farklı noktada başlayan orman yangınlarının "kasıt" ve "sabotaj" ihtimalini düşündürdüğü kaydedildi.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada, Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma Ana Bilim Dalı öğretim üyelerince kamuoyunu bilgilendirmek üzere hazırlanan ön değerlendirme raporu paylaşıldı.

Buna göre raporda, Türkiye'nin Akdeniz coğrafyası ve iklim kuşağında yer alması nedeniyle özellikle yaz aylarında yoğun bir yangın tehdidi altında bulunduğu kaydedildi.

HER YIL 2 BİN 350 ORMAN YANGINI ÇIKIYOR

Orman yangınlarının çıktığı, yayıldığı, yangın koruma ve organizasyonuna yeter derecede zarar yaptığı yılın bir dönemi veya dönemleri "yangın sezonu" olarak tanımlandığı anlatılan raporda, Akdeniz ve Ege bölgeleri için 1 Mayıs-31 Ekim arasında yaklaşık olarak 6 ay devam eden uzun yangın sezonu geçerliyken, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgeleri'nde ise şubat-nisan aylarında 2-3 ay süren kısa yangın sezonunun görüldüğü vurgulandı.

Orman Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan son 20 yıllık orman yangınları istatistiklerine göre her yıl ortalama 2 bin 350 orman yangını çıktığı ve yaklaşık 10 bin hektar alanın etkilendiği aktarılan raporda, şöyle devam edildi:

"Bu rakamlar ülkemizin orman yangınlarına hassas Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerine özgü iklim ve bitki örtüsü koşullarının bir sonucudur. Akdeniz ve Ege bölgelerinin asli ağaç türü doğal yollarla yetişen ve binlerce yıldır alanda doğal olarak bulunan kızılçamdır. Kızılçamda bulunan reçine onu yangına karşı daha hassas hale getirmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki kızılçam tohumları 800-1000 derecelik sıcaklıklara karşı da dayanıklıdır. Ülkemizdeki yangınla mücadele stratejisi, yangın sayısı ve yanan alan miktarlarını, yangın öncesi ve yangın anındaki çalışmalarla mümkün olduğu kadar aşağıya çekmek olmalıdır"

SICAKLIKLARIN ARTMASI YANGIN OLASILIĞINI ARTIRIYOR

30 Temmuz saat 16.00 itibarıyla Adana, Antalya, Mersin, Muğla ve Osmaniye olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çıkan toplam 71 yangının 57'sinin kontrol altına alındığı, 14'ünün ise halen devam ettiği anlatılan raporda, yangın bölgelerinde sıcaklığın yüksek, bağıl nemin düşük olmasının ormanları yanmaya daha elverişli hale getirdiği belirtildi.

Rüzgar şiddetinin yüksek olmasının, yangının yayılma hızını arttırdığı ve yangına doğrudan müdahaleyi güçleştirdiği dile getirilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Hava sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıktığı, nispi nemin yüzde 20'nin altına düştüğü hava koşullarında orman yangını çıkma olasılığı çok yüksektir. Nitekim bölgede meteoroloji istasyonlarından alınan veriler 30 Temmuz tarihinde hava sıcaklığının 42-43 derece, bağıl nemin yüzde 13 ve rüzgar hızının 50-60 km/sn olduğunu göstermektedir. Bu şartlar altında çıkan yangınlar, rüzgarın da etkisiyle çok hızlı bir şekilde yayılabilir ve kontrol altına alınması güçleşir"

Yangının sıçrama yapacağı yerler bilinmediği için kontrol altına alınmasının zor olduğu ifade edilen raporda, "aynı anda birkaç farklı noktada başlayan yangınların çıkış sebebi mutlaka araştırılmalıdır. Bu durum kasıt ve sabotaj ihtimalini de düşündürmektedir" denildi.

NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

google-play app-store Huawei App Gallery

MANAVGAT'TA YARDIM GÖTÜREN 4 ESNAF ALEVLERİN ARASINDA KALDI

Sayfa Yükleniyor...