'Kar sanatçısı'

İngiliz mühendis Simon Beck sanatın pek bilinmeyen bir ekolünü temsil ediyor

04.01.2013 - 11:13

'Kar sanatçısı'

Kendisini ‘kar sanatçısı’ olarak tanımlayan Simon Beck, resimlerini binlerce kilometre yükseklikte ve dondurucu soğukta dağlara nakşediyor.

Simon Beck, kar hediği ile kar üstünde bıraktığı izlerden büyüleyici motifler ortaya çıkarıyor. Sonra da onların fotoğrafını çekiyor. Bu motifler, üç futbol sahası büyüklüğüne erişebiliyor.

Usta dağcı, bu sayede dağlara olan hayranlığını yanısıtıyor.

Simon Beck, "Bu kar sanatı ile dağları güzelleştiriyorum. Onlar benim sanatımın değerini artırıyor, ben de onlarınkini. Doğa ile çizimlerim sayesinde paslaşıyoruz" diyor.

İngiliz mühendis Simon Beck, 10 yıl önce Fransa'nın Savoy Alpleri'ndeki Arc2000 kayak merkezinde bir ev satın almış. Beck'in bu merakı, donmuş bir gölün üzerine çeşitli motifler çizdiği gün ortaya çıkmış.

Bir ‘tablo’yu 2 günde tamamlıyor...

Şimdi gece geç saatlere kadar çalıştığı günler oluyor. Bir kar tablosunun tamamlanması, ortalama 2 gün sürüyor.

Ancak bazen gece başladığı bir eseri, sabah geldiğinde rüzgâr veya taze kar, çoktan süpürmüş oluyor.

Simon Beck, "Oyunun kuralları böyle. Kuralları Tanrı belirliyor; eğer açık havada çalışıyorsa insanın, doğanın kurallarına boyun eğmesi gerekiyor" diye konuşuyor.

Beck, bir pusula yardımıyla, çizeceği kar çizimlerinin geometrik yapısını belirliyor. Sanatçının ilham kaynağı ise matematik ve Japon tapınaklarının kum bahçeleri.

Zira özenli çizgi ve hatlara büyük önem veriyor. Simon Beck, "İlk iki saat ölçüm yapmakla geçiyor. Çünkü eğer bir kez yanlış bir hatta yürüdüyseniz onu silmek imkânsız. O nedenle çok dikkatli ölçmek şart. Ana çizgiler çekildikten sonra işler kolaylaşıyor. Sonra müzik dinlemeye bol bol vaktim oluyor" diyor.

Simon Beck, çalışırken en çok Beethoven dinlemeyi seviyor. Bazen 10 saat, bazen daha uzun bir süre, karı işlemekle uğraşıyor. Hem de 3 bin metre yükseklikteki sert soğuk rüzgârla başbaşa.
Kibrit çöpünden sanat eseri

Kar sanatçısı, "Bazen günler sürdüğü için konforlu bir iş diyemem. Zaten işi bitirdiğimde kendim de yorgunluktan bitmiş oluyorum ve aklımda tek bir şey kalıyor: Şimdi eve gidebilecek miyim? Evet, aslında tehlikeli bir iş... Çünkü hareket etmezsem donup kalabilirim. O nedenle kendime çok yüklenmemeye çalışıyorum" sözleriyle işini anlatıyor.

Beck, gece yarısına kadar eserini tamamlamaya çalışıyor. Sonra yamaçtaki tepeye çıkıp eserinin fotoğrafını çekiyor.

Daha sonra da bunu, Facebook'ta paylaşıyor. Beck'in Facebook sayfasının hâlihazırda dünya çapında 20 bin hayranı bulunuyor. Simon Beck, sosyal paylaşım platformunun kendisi açısından taşıdığı önemi şöyle dile getiriyor: "Aslında benim kar sanatım bir nevi Facebook'ta fotoğraflarımı paylaşınca başladı. İnternetin iyi yanı bir galeri sahibine gerek kalmaması. Fotoğraflar, internette görmek isteyen herkese ulaşıyor."

Facebook'taki hayran yorumları ise sanatçıyı daha da motive ediyor. Simon Beck, hedefini şöyle anlatıyor: "Ben ünlü olmak ve para kazanmak istiyorum. Ama bunu daha iyi bir ekipman alabilmek için istiyorum. Şu 12 bin euroluk orta format fotoğraf makinelerinden almayı hedefliyorum. O zaman fotoğraflarımı büyük boyutlarda bastırıp sergiler düzenleyebilirim. Ayrıca gece de çalışabilmek için etrafa uzaktan kumanda edeceğim spotlar yerleştirmeyi arzuluyorum."

Ama şimdilik eski ekipmanı ile idare etmek zorunda olduğu için sanatçının bir başka planı var: Çalıştığı mekânı değiştirmek. Simon Beck, "Norveç benim için muhteşem bir yer. Çünkü orada bütün gün, güneşin batışı esnasında çalışmak mümkün. Işık, kara yatay vurunca harika fotoğraflar ortaya çıkıyor" diyor.

Simon Beck ayak izlerini nerede bırakırsa bıraksın, kışın hüküm sürdüğü dağlardan bembeyaz bir sanat eseri ortaya çıkarmayı başarıyor.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...