Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan davanın 4. duruşması görüldü.

Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci, güvenlik nedeniyle izleyicileri sanıklara yiyecek vermemeleri konusunda uyardı. Yarın ve önümüzdeki hafta salı, çarşamba ve perşembe günleri duruşmanın yapılacağını belirten Ekinci, ''Bu 2 haftada savunmaları tamamlamayı düşünüyoruz. Son gün ise talepleri alacağız'' dedi.

Sanıkları, bulundukları cezaevinden geç getiren jandarma komutanını da uyaran Başkan Ekinci, ''Sanıklar duruşma günü saat 10.00 salonda hazır edilecektir. Aksi takdirde hakkınızda yasal işlem yapacağım'' diye konuştu.

Duruşmada ilk olarak savunması alınmaya başlanan sanık Yalçın Küçük'ün ''Çok emin ve vakur duruyorsunuz'' demesi üzerine Başkan Ekinci teşekkür etti.

Küçük, buradaki bazı sanıklara müstear isim vermek ve kaos oluşturmakla suçlandığını hatırlatarak, ''Bu iddianamede sadece T.C yazısı ile İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız ibareleri doğrudur. Gerisi yalandır'' dedi.

Küçük savunmasında "Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek için hiçbir çabanın içerisinde olmadım" diye konuştu.

Davanın bir numaralı sanığı olmasına atıfta bulunan Küçük, "Hayatım boyunca girdiğim bütün okullara birincilikle girdim, birincilikle bitirdim, dolayısıyla bu davanın da birincisiyim. Bu durum beni şaşırtmadı" dedi.

Ortada Ergenekon diye bir örgüt olmadığını dolayısıyla böyle bir örgütün üyesi olmadığını da savunan Küçük, son 55 yılda Türkiye’de bütün tartışmaları kendisinin başlattığını ileri sürerek "1970’de 'Türkiye’de Kürt vardır' dedim, deprem oldu. Kürt kapısını da biz açtık" şeklinde konuştu.

Abdullah Öcalan’la görüşmesine de değinen Küçük, "Bekaa Vadisi’ne gittim Öcalan’la görüştüm ancak benden sonra birçok kişi görüştü, dolayısıyla bir moda akımı başlattım. Ben Türkiye Cumhuriyeti devletini seviyorum. Benim kaygılarım farklı, ben hiçbir şeyin ajanı değilim" dedi.