Muhalefet partilerinin başvurusunu görüşen Yüksek Mahkeme, mayınların temizlenmesi karşılığında temizleme işlemini yapan şirketin o bölgede tarımsal faaliyetlerde bulunmasının da yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi.

Bu durumda mayınlı arazilerin temizlenmesi yap-işlet-devret modeli ile yapılamayacak.

İlişkili Haberler


YÜKSEK MAHKEME KARARI
Anayasa Mahkemesi, TBMM'deki tüm muhalefet partili milletvekillerinin imzasıyla açılan davada, yürürlüğün durdurulması istemini karara bağladı. Anayasa Mahkemesi, kanunun, ''amaç ve kapsamını'' düzenleyen 1. maddesinin 1. tümcesinde yer alan ''...ve bu suretle elde edilecek arazilerin, tarımsal amaçlı kullanılması...'' ibaresinin yürürlüğünün durdurulması istemini reddetti.

Yüksek Mahkeme, ''ihale işlemleri'' başlığıyla düzenlenen 2. maddesinin 1. numaralı fıkrasının yürürlüğünün durdurulması isteminin de reddine karar verdi. Bu hüküm mayın temizleme işinin Kamu İhale Kanunu'nun ''istisnalar'' başlıklı 3. maddesinin (b) fıkrasında belirtilen, istisna hükümlere göre Milli Savunma Bakanlığınca yaptırılacağını öngörüyor.

Yüksek Mahkeme, yine aynı maddenin 2 numaralı fıkrasının 3. ve 5. tümcelerinin yürürlüğünün durdurulması isteminin de reddini kararlaştırdı. Reddine karar verilen 3. tümce, ''ihale komisyonlarının oluşumu ve çalışmasına ilişkin esas ve usullerin Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceğini'', 5. tümce ise ''muayene ve kabul komisyonlarının görevleri ele çalışma esas ve usullerinin oluşturulacak komisyonca belirleneceğini'' öngörüyor.

YÜRÜRLÜĞÜ DURDURULAN HÜKÜMLER
Anayasa Mahkemesi, aynı kanunun 2. maddesinin 3 numaralı fıkrasının 1, 2, 4. ve 6. tümcelerinin yürürlüklerinin durdurulmasına karar verdi.

Söz konusu tümceler şöyle:
''Birinci ve ikinci fıkralar hükümleri çerçevesinde mayın temizleme işinin yaptırılamaması halinde, 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın Hazineye ait ya da Maliye Bakanlığınca idare edilen mayından temizlenecek alanlar ile müstakil kullanımı mümkün olmayan ve bu taşınmazlarla bütünlük teşkil eden Hazineye ait diğer taşınmazların, tarımsal faaliyetlerde kullandırılması karşılığında, kullanım süresinden en fazla indirimi teklif edene ihale edilmek suretiyle yaptırılır.

Ayrıca, söz konusu alanda bulunan ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan taşınmazlar da aynı yöntemle Maliye Bakanlığı tarafından ihale edilir. Bu fıkranın uygulanması halinde, ihale komisyonlarının oluşumu ve çalışmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.

Muayene ve kabul komisyonlarının görevleri ile çalışma esas ve usulleri aynı komisyonca belirlenir.''

Anayasa Mahkemesi, kanunun 3. maddesinin 1 numaralı fıkrasında yer alan, ''...taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullandırılması süresi ise...'' ibaresinin de yürürlüğünü durdurdu.

Bu fıkranın tamamı, ''Maliye Bakanlığınca yapılacak kullanım karşılığı temizleme ihalesinde mayın temizleme süresi taşınmazların yükleniciye tesliminden itibaren 5 yılı, taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullandırılması süresi ise kabul işlemlerinin yapılmasından itibaren 44 yılı geçemeyeceğini'' öngörüyor.

Anayasa Mahkemesi, söz konusu hükümlerin iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak.

AKP: KARAR HUKUKİ DEĞİL SİYASİ
Kararı NTV'ye değerlendiren AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ şunları söyledi: "Anayasa Mahkemesi'nin kararı uyulması zorunlu bir karardır. Ancak bize göre bu karar siyasidir. Hukuki olmaktan uzaktır. Yürürlüğü durdurma kararı zaruri hallerde, telafisi mümkün olmayan hallerde verilir.

2-3 sene sonra devreye girmesi söz konusu olabilecek, belki de devreye girmesi hiç mümkün olmayacak bir fıkranın yürürlüğünün durdurulmasının manası nedir, bunu biz anlayamadık.

Mahkeme işi esastan görüşme yerine, yürütmeyi durdurma vermiştir. Oysa yürütmeyi durdurmanın yasal koşulları ortada yok. Bu yüzden siyasi karar olduğunu düşünüyoruz.

Biz bunu zaten 3. seçenek olarak düşünmüştük. Bunu defalarca ifade ettik. Ama medya ve siyasiler bunu AK Parti'yi yıpratma kampanyası haline dönüştürdüler."



Maliye Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi'nin kanunu henüz esastan görüşmediğini, kanunun iptal edilmediğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, dava sürecinin devam ettiğine işaret edilerek, ''Anayasa Mahkemesi tarafından verilen söz konusu karar göz önünde bulundurularak, kanunun uygulanmasını sağlamak üzere gerekli işlemler devam ettirilecektir'' denildi.

Maliye Bakanlığı, 4 Haziran 2009 tarihli ve 5903 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun''un bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesi'nin, kanunun bazı hükümlerinin yürürlüklerinin durdurulması kararıyla ilgili değerlendirme yaptı.

Açıklamada, söz konusu kanunun temel amacının Ottowa Sözleşmesi gereğince Türkiye'deki mayınların temizlenmesi ve aynı zamanda temizlenen alanlardaki verimli tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması olduğuna dikkat çekildi.

Anayasa Mahkemesinde açılan dava ile söz konusu kanunun bazı hükümlerinin beş hususu bakımından yürürlüklerinin durdurulması ve iptalinin istendiği hatırlatılarak, Mahkemece verilen kararda da üç hususun yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin talebin reddedildiği, iki husus bakımından ise yürürlüğün durdurulmasına karar verildiği bildirildi.

Açıklamada, mahkemeye yapılan başvuruda, mayın temizleme işinin Milli Savunma Bakanlığı tarafından yaptırılması hususunda yapılan düzenlemenin yürürlüğünün durdurularak iptali istenilmiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi'nin bu talebi reddettiği belirtildi.

Yapılan başvuruda mayın temizleme işine ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca yapılacak ihale işlemlerine ilişkin bazı yetkilerle ilgili düzenlemelerin yürürlüğünün durdurularak, iptalinin istenmiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi'nin bu talebi de reddettiğine dikkat çekilen açıklamada şunlar kaydedildi:

''Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar, anılan kanunun bazı hükümlerinin yürürlüklerinin durdurulmasıyla ilgilidir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, anılan kanunu henüz esastan görüşmemiştir. Söz konusu kanun iptal edilmemiştir. Dava süreci devam etmektedir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen söz konusu karar göz önünde bulundurularak, kanunun uygulanmasını sağlamak üzere gerekli işlemler devam ettirilecektir.''