MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisince Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinginde konuştu.

Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:

“Davutoğlu, dün Adıyaman'da, 'biz milleti birleştirmeye yürürken, HDP zihniyeti bölmeye kalkıyor' demiştir. Manisalının feraseti yüksektir, her şeyi takip etmektedir. Davutoğlu, HDP'nin bölücülüğünü biliyorduysa 28 Şubat'ta Dolmabahçe Sarayı'nda sahnelenen rezil görüntülere nasıl izin vermiştir? HDP'liler ile AKP'li bakanlar, koro halinde İmralı canisinin 10 maddelik ihanet metnini okurken Davutoğlu neredeydi, nereye saklanmıştı? Oslo'da masa kurulurken Davutoğlu nerelerde geziyordu? İmralı'ya kosterlerle gidip geldikçe hangi yalanı söylüyor, hangi selamı vermekle meşgul oluyordu.

AKP iniştedir, düşüştedir. 7 Haziran'dan sonra, AKP artık iktidar olmayacaktır. Türk milleti buna müsaade etmeyecektir. Kamuoyu araştırmaları buna işaret etmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan, eline almış mukaddes Allah kelamını, halka doğru sallıyor. Ey gafil, milletimizin inancı tamdır, imanı bütündür. Cenab-ı Hakk'ın mesajına karşı en küçük bir inanç gevşekliği yoktur. Ne şimdi İslam ile tanışmış ne de İslam'ı seninle tanımıştır. 17-25 Erdoğan sana sesleniyorum: Kendine gel, haddini bil, küfre sapma.

Elindeki Kur'an'ı göstereceğin millet, Müslüman Türk milleti değildir. O zaten İslam ile şereflenmiştir. Elindeki Kur'an'ı göstereceğin yer, vatanının toprakları değildir. Bu topraklar zaten İslam ile kucaklaşmıştır. Şayet göstereceksen Papa heykelleri önünde imza atarken aklın neredeydi? Müslümanları küresel zulümlere sürüklediğin Büyük Ortadoğu Projesi'nin taşeronluğu, Hristiyan efendilerince boynuna asıldığı anda sıkıysa Kur'an'ı orada gösterebilseydin.

Bunlar Allah'ın emir ve yasaklarını çiğnediler rüşvet aldılar, rüşvet verdiler. Çaldılar, çırptılar, 17-25 Aralık'ta ayakkabı kutularını, sizlerden aşırdıklarıyla doldurdular. Kul hakkını umursamadılar.

Bir sebeple AKP'ye oy vermiş vatandaşım, gel günaha ortak olma. Yıllardır 'umuttur' diye AKP'ye destek veren kardeşim, gel bu haram kervanına katılma. CHP'ye ve diğer partilere oy vermiş kardeşim, gel bu kez Türkiye'nin yanında dur. 'Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım' diyen vatan evladı, gel birlikte olalım, birlikte Türkiye'nin kurtuluşuna omuz verelim.

Erdoğan, AKP'nin fiili eş genel başkanı gibi konuşmaktadır. Açılıştan açılışa koşmaktadır. Değişik kurum ve kuruluşların etkinliklerine kendisini davet ettirip gündemle ilgili atıp tutmakta, başkanlık falı açmakta, yeni Anayasa dedikodusu yapmakta, yeni Türkiye rezilliğini savunmaktadır. Erdoğan, 'milletin oyuyla işbaşına gelmiş ilk cumhurbaşkanı olması nedeniyle kenarda beklemeyeceğini' söylemektedir. Parlamenter sistemi bekleme odasına tek başına alma teşebbüsünde bulunan bu adam, Türkiye'yi kenara çekmek, Türk milletini kenara itmek üzeredir. Türk milleti, Erdoğan başkan olsun diye oy vermedi.

'17-25 Erdoğan' ahlakın, hukukun, milletin ve demokrasinin karşısında çok açık taraftır. Kurucusu olduğu AKP, haramilik düzeninin tarafıdır. İmralı canisi ile başlattığı ihanet sürecinin tarafıdır. Türkiye'yi soyanların, ihale mafyalarının, imar çetelerinin, havuzcu yandaş iş adamlarının, rüşvetçi şarlatanlarının, 700 bin liralık rüşvet kol saatinin, villada sıfırlanan haram paraların, ayakkabı kutularının tarafıdır.

Beştepe'nin başkanlık sisteminin faziletleri konusunda söylediklerinin tümü yalandır ve aldatmacadır. 'Türkiye, prangalardan kurtulsun ve şaha kalksın, daha hızlı karar alınsın, daha süratli iş yapılsın' sözleri, gerçek ve sinsi amaçların üzerini örtmek için piyasaya sürülen yalanlardır. Amaç başkadır, hesap başkadır. Başkanlık, federasyon demektir. Bu da Türkiye'yi bölünmeye götürecektir."