MHP'nin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, "Milli Eğitim Bakanlığı enkaza çevrilmiştir. Okul yönetici atamalarında tek kriter yandaş olmaktır. AKP ile bakanlığın hafızası silinmiştir. Sayın bakan sizi seviyoruz ama artık 'yeter' diyoruz" dedi.

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkındaki gensoru önergesi üzerinde söz aldı.

Türkiye'de eğitimin amaçlarına uygun yapılmadığını iddia eden Bulut, "Öğrencileri milli kültürden, değerlerden uzaklaştırıyorsunuz. 19 Mayıs Bayramı, vatan işgaline karşı koyuştur. Neden bu bayramı amacına uygun kutlamıyorsunuz, temsili hale getiriyorsunuz 'Ne mutlu Türküm' ibaresinden neden rahatsızlık duyuyorsunuz " diye sordu.

MHP'Lİ TOPÇU: BAŞARISIZ MİLLET SİZİN ESERİNİZ

Yanlış eğitim politikaları sonucu IŞİD sempatizanı gençler yetiştirildiğini, gençlerin oraya katılmasının sağlandığını savunan Bulut, "Bilimde, sanatta, sporda başarısız bir millet sizin eseriniz" dedi.

MHP'li Topcu, Denizli Valisi'nin, okulların ismini sattığına ilişkin açıklamasını anımsatarak, "Bu haber bile bakanlığın ne hale geldiğini, ne kadar aciz bir durumda olduğunu gösteriyor. Acaba yeni Türkiye denilen, 2023'te 10. büyük ekonomi olması beklenen Türkiye bu mu acaba Bu ayıp AKP'ye yeter. Nerede 'eğitime en yüksek bütçeyi ayırdık' diye övünenler. Bu rezalete bir son verilsin" diye konuştu.

Eğitimin kalitesinin olumsuz anlamda değiştiğini ileri süren Topcu, "Bugüne kadar bir çok bakan ve bürokrat değişti ama bu değişikliklerin bugüne kadar olumlu etkisi olmadı. Eğitim sistemi ile bu kadar çok oynanır mı
Bürokratları eğitimcilerden seçmiyorsunuz" dedi.

Topcu, öğretmen atamalarında kriterlerin ne olacağını sorarak, atamalarda malum sendika üyeliğinin aranıp aranmayacağını öğrenmek istedi. Topcu, "Bakanlığın öğretmen atamalarında yapmak istediği şey; fikri ve zikri uymayan, yandaş tanımlamasına uymayan gençler atanmayacak, kendi ekiplerini oluşturulacak" sözlerini sarfetti.

TEOG sınavında 4 bin 80 öğrencinin birinci olduğunu belirten Topcu, "Sınav kolay mı oldu, nasıl oldu bu sonuç Acaba bu sınavda sıfır çeken kaç öğrenci var, bunları neden açıklamıyorsunuz Korttuğunuz bir şeyler mi var Bu sınavın istatistiklerinin paylaşılmasını istiyoruz. Bu istatistikleri neden açıklamıyorsunuz Başarısızlığın üstünü mü örtmek istiyorsunuz " sorularını yöneltti.

Topcu, "Sınav odaklı sistemden, okul odaklı sisteme geçiyoruz" denildiğini ancak sınav odaklı sistemi sürdürmeye yönelik uygulamaların devam ettiğini söyledi. Dershanelerin kapatılmasıyla çözüme ulaşılmış gibi
yansıtıldığını ifade eden Topcu, "Dershaneler kapatılınca sorun çözüldü mü, kalite arttı mı 'Okullarda kurs açıyoruz' dediniz. Bu kurslar gece 10'a kadar devam edecek. Böyle bir garabet olamaz" dedi.

Okul müdür ve müdür yardımcılarının atamalarında adaletsiz davranıldığını iddia eden Topcu, "Milli Eğitim Bakanlığı enkaza çevrilmiştir, adalete, Anayasa'ya uygun olmayan işler yapılmaktadır. Okul yönetici atamalarında tek kriter yandaş olmaktır. AKP ile bakanlığın hafızası silinmiştir. Sayın bakan, sizi seviyoruz ama artık 'yeter' diyoruz" diye konuştu.

HDP'Lİ AKSOY: İDEOLOJİK BİR BAKANLIK HALİNE GELDİ

HDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da eğitim alanında, anadilde eğitimden bilimsel eğitim eksikliğine kadar bir çok alanda yaşanan sorunlar olduğunu iddia etti.

İktidarın Milli Eğitim Bakanlığı'nı ideolojik bir bakanlık haline getirdiğini savunan Aksoy, ana dilde eğitimin vazgeçilmez bir hak olduğunu söyledi. Aksoy, Kürt halkının talebinin sadece özel liselerde bir kaç dersin verilmesi olmadığını, ana dillerinde eğitim yapılması olduğunu vurguladı.

Aksoy, BM ülkeleri arasında 113 ülkede birden çok resmi dil olduğunu ancak Türkiye'de Türkçe'den başka hiç bir dilde eğitim yapılamadığını kaydederek, ana dildeki yasakların bir çok kanun ve yönetmelikte yer aldığını ifade etti. Aksoy, Türkiye'de 36 dilden yarısından fazlasının okutulmadığı için yavaş yavaş yok olduğunu bildirdi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin içeriğinin Sünni mezhebi ile ilgili olduğunu kaydeden Aksoy, "Böyle olunca, Sünni olmayanların dini hassasiyetlerine dikkat edilmiyor" dedi.

HDP'li Aksoy, öğretmenlerin 3'te 2'sinin ek iş yapmak zorunda kaldığını iddia etti.