MİT – Öcalan görüşmelerine ilişkin kaleme aldığı yazılarla, kamuyonun İmralı sürecine ilişkin daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayan Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, NTV’de ‘Bana Söz Ver’e konuk oldu.

Şu an psikolojik bir süreç yaşandığını söyleyen Can, ikinci İmralı ziyaretiyle ilgili hükümetin henüz adım atmamasını 'şartlar olgunlaştırılıyor' şeklinde yorumladı.

Ankara ve Öcalan için çeşitli sanaryolar söz konusu olduğunu, Ahmet Türk’ün ilk ziyaret sonrası yaptığı açıklamanın hükümette hayal kırıklığı yarattığını ve Oslo’nun bıraktığı acı tadın yeniden yaşanmak istenmediğini belirten Can, Öcalan için de, ‘silah bırakın’ çağrısına yanıt gelmemesi durumunda boşa çıkma ihtimali bulunduğunu belirtti ve ekledi: Bu durumda Öcalan da Kürt kamuoyu nezdinde PKK’yı oyun dışı bırakabilir...

İlk İmralı ziyareti öncesi yine Gülay Afşar’a konuk olan ve heyette Ahmet Türk’ün yer alacağını açıklayan Eyüp Can, İkinci görüşmenin arifesinde yine ‘Bana Söz Ver’deydi ve şunları söyledi:

İmralı görüşmelerinde kritik noktaya gelindi, psikolojik bir eşiğe gelindi; ortada Oslo sürecinin acı tadı var ve artık adım atmak kolay değil. Temkinli olunmak ve meseleyi dikkatli götürmek isteniyor.

(İmralı’ya gidecek ikinci heyetteki isimler üzerinde sıkıntı mı yaşanıyor. MİT-Öcalan mutabakatı var ise ‘silahlar sussun çağrısı’ yapılacaksa... Ortada bir tıkanma mı var?)

Ahmet Türk’ün, İmralı ziyareti sonrası ‘Kürtleri bombalıyorsun’ açıklaması Başbakan’ı kızdırdı. ‘Kandil’i bombalıyorsun’ dese sorun yoktu ama Kürtler deyince.. Dile dikkat etmek gerekiyor. Gereksiz açıklamalar hükümeti hayal kırıklığına uğrattı. Başbakan da zaten, Türk’ün açıklamasıyla ilgili ‘kan tepeme fırladı’ dedi. Böyle olunca süreci hassasiyetle yürütme noktasında Ankara’da endişeler ortaya çıktı. ‘Bu süreci kimlerle götüreceğiz’ sorusuna karşılık, BDP dışında siyasi aktör olmadığı ortada. Başbakan da ‘siyasi uzantısı’ diyor zaten...

ÖCALAN'IN BOŞA ÇIKMA İHTİMALİ
Psikolojik faktörün ötesinde, sürecin uzamasının nedenleri var. MİT – Öcalan mutabakata vardı ama İmralı sürecinin nihai hedefi PKK’nın silah bırakması. Öcalan da çözüm iradesi ortaya koyacağını, elini taşın altına sokacağını söyledi. Öcalan’ın, her aşaması zorluklar içeren plan dahilinde hareket edebilmesi için, onun muhataplarının, önerisine karşılık vermesi gerekiyor ki bu süreç boşa çıkmasın. Öcalan’la varılan mutabakat sonrası, Kandil’le, Avrupa kanadı Sabri Ok’la temaslar yapıldı...

Öcalan ‘silah bırakın’ çağrısı yaparsa; tabi ki bu bir süreç dahilinde olacak, PKK’nın bu iklimi yaratması gerekiyor. Başbakan da, silah bırakmanın ilk adımı olan PKK’nın sınır dışına çekilmesi durumunda, güvenlik güçlerinin müdahale etmeyeceği güvencesi verdi. Bu sağlandıktan sonra esas çözüm sürecine dair konuşulacak konuların daha rahat masaya yatırılacağı kesin.

"ŞARTLARIN OLGUNLAŞMASI BEKLENİYOR"
Öcalan’ın çağrısı için mutabakat var ve şartların olgunlaşması bekleniyor. Yani Öcalan’ın çağrısına, muhataplarının olumlu yanıt vermesinin zemini aranıyor. Öcalan bu kartı bir kez kullanabilir ve kartı açtıkan sonra karşıdan yanıt gelmezse Öcalan da etkisini kaybeder; en azında PKK üzerindeki etkisini. Bu olursa, atacağı adımlarla Kürt kamuoyun nezdinde PKK’yı bile oyun dışı bırakabilir. Bütün bunlar senaryo olarak konuşuluyor ve konuşulmak zorunda... MİT süreci belli bir olgunluğa getirecek ve daha sonra siyasiler devreye girecek...

"PKK’YI OYUN DIŞI BIRAKABİLİR"
İlk İmralı ziyareti sonrası Kandil’den gelen açıklamalar, ‘Öcalan önderimizdir’ şeklindeydi ve bu Öcalan’ın elini biraz rahatlattı.

Örgütü kuran, silahlı mücadeleye götüren Öcalan ve silah bıraktırılacaksa onu da yaptıracak olan o. Peki onun talimatı yeterli olacak mı? Tek başına önemli ama sorunu çözmez. Karayılan ‘Öcalan tek yetkilidir’ dedi ama hemen arkasından ‘operasyonlar hemen dursun’ duruşu sergilendi.

Devletin beklediği, PKK’nın sadece kış şartlarından kaynaklı değil hemen eylemsizliğe geçmesi ve militanlarını sınır dışına çıkarması. İşin, ‘önce o yapsın’ meselesine gelip tıkanması istenmiyor. Samimiyet varsa iş çözülür ama dert süreci tıkamaksa o da olur. PKK Öcalan’a hayır diyemiyorsa, hiç olmayacak şeyler söyleyerek süreci tıkayabilir. Ama o anda da Öcalan boşa çıkmış olur. Bunu Öcalan da düşünüyor ve bu aşamada test edilmek istemiyor. Sonuç olarak İmralı süreci uzuyor gibi görünüyor ama bu dinamiklerin olgunlaşma süreci yaşanıyor.

"YAKIN ZAMANDA GERÇEKLEŞİR"
Selahattin Demirtaş’ın ‘an meselesi’ dediği ikinci İmralı ziyaretiyle ilgili ‘bugün mü, bir hafta sonra mı’ şeklinde bahis açmaya gerek yok. Bu durum da bir başka baskı yaratıyor. Bir gün haberimiz olacak ki gitmişler ve gelmişler. Bu 1 ay sonra değil, yakın bir süreçte gerçekleşecek.

BDP’nin eş başkanlarıyla gitmek istemesinin nedeni de, sonrasında kamuoyunu bilgilendirmekle alakalı. Öcalan’ı dinleyecekler ve hem Türkiye kamuoyuna, hem Kandil hem de Avrupa’ya nabzı aktaracaklar...

Yeni adres Erbil mi?
Özerklik ve federasyondan sonra ‘demokratik ulus’
'Öcalan’ı Meclis’te görmek şu an için fantezi'
‘Türkiye, Kürtlerle büyüyecek’ düşüncesi... PROGRAMIN TAMAMINI İZLEYİN