İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş yaşanan sel felaketini, "Çevreyi hoyratça kullanmanın faturası sözleriyle açıklamış ve şöyle devam etmişti:

"İnsanoğlunun geçmişten bugüne kadar doğayı çevreyi hoyratça kullanmanın faturası. Amerika’daki sel baskınları, Uzakdoğu'daki sel baskınları, Avrupa’daki sel baskınları, bu dünyanın her tarafını yokluyor. Buzullar erimeye başladı ve ekolojik kıyametten bahsediliyor. İklim değişiklikleri ciddi anlamda sinyallerini veriyor. Şu anda İstanbul ve Türkiye sonbahar mevsiminin yağış dönemine girdiği bir süreçte 80 yılın yağışlarının en güçlüsü bir saat içinde oluyorsa bununla baş etmek mümkün değil. Bu arada insanoğlunun çevreyi doğayı maalesef çok hoyratça kullanmasının faturası benim kastım..."

İlişkili Haberler


ntvmsnbc okurlarının görüşlerinden sel felaketi...

PAPUCUMUN KÜLTÜR BAŞKENTİ
Oguzhan A:
Papucumun kültür başkenti...

Toprak Naim:
İstanbul'un tekrar fethi şart..

Halil Sümer:
2010 Kültür Başkenti İstanbul'un içler acısı hali! Yerel yöneticiler hangi yüzle basın toplantısı düzenleyebiliyor? Şehrin alt yapısını oluşturmadan fabrikaları ve binaları dikerseniz böyle bir sonuç kaçınılmaz olur.

Görkem Kanburoğlu:
Bir adım ileri gidemiyoruz, yıllardır. Birazcık da olsa Avrupa şehirlerine benzeyemiyor bu şehir. Kültür başkenti nasıl olacağız? Avrupa'da da çok yağmur yağıyor, milletin paçaları ıslanmıyor. Hee şimdi dünyadan haberi olmayanlar dünyada en çok yağmur alan yeri Türkiye sanıyordur.

LALE DİKMENİN TAM ZAMANI!
Vanya Nesin:
Lale devri... Topbaş şimdi diksin, laleleri hazır toprak da yumuşamışken...

Vural Cambul:
Yol yaptılar, bilmem ne yaptılar.. Biraz da altyapı yapsana be adam. Lalelerle uğraşıyor...

Kaan Bulut:
Bu felakette hepimizin sorumluluğu var. En büyük sorumluluksa İstanbul'u yönetenlerdedir. Son 15 yıldır İstanbul'u yöneten kadro asfalt döküp lale dikmekten başka ne yaptı, hatırlayanınız var mı? Dünya kadar parayı kontrol ettiler ve harcadılar. Altyapıyı iyileştirme konusunda belli bir ilerleme kaydedildi mi, örnek verebileniniz var mı? Yazık... Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum...

Fahrettin Ceylan:
1994 yılından beri belediye sizde, koca 15 yıl geçti! Ve hala; az ya da çok yağsın istisnasız her yağmurda şehrin göbeğinde, havalimanına birkaç km uzaklıktaki yolu ve çevresini sel götürüyor. Hepsinin ardından da aynı laf: "son ... yılın en fazla yağmuru/karı". Son 15 yıldır palazlanmayan lale kalmadı ama yol ve çevresi hala aynı...

Berk Bozkuş:
Her zaman derim İstanbul dünyanın en göstermelik şehri. Ne bir altyapı, ne de başka bir şey. Bazı arkadaşlar bu tarz olayların dünyanın her yerinde olabildiğini söylemiş. Bunu söyleyebildiklerine göre epeyce dikkatsizler. Çünkü bu tarz olayların yaşandığı yerler eğer iklim koşulları çok sert ya da tropikal değilse hep geri kalmış ülkeler oluyor. Burada da şöyle bir ironi oluşuyor; altyapı sıfır. Fakat üst yapı hiç de öyle değil. Her sene değişen asfaltlar, asfaltı geçtim kaldırım taşları, milyon dolarlar harcanarak İstanbul'un dört bir yanına dikilen ''LALELER''.

15 yıldır AKP tarafından yönetilen bu şehirde, lütfen bir yönetici bu rezalette biraz benim de payım var; ben adamım ve istifa ediyorum, özür diliyorum desin. Hiçbir yöneticinin mi suçu yok? Hiçbirinin mi, biraz da mı??? İnsanlar öldü ve şu anda da ölüyorlar!

Caner Düşmez:
Felaketin tek sorumlusu yağan yağmur ve küresel ısınma da, sormuyorlar ama yahu biz hangi kürede yaşıyoruz diye! O dereye imar izini veren belediyede, köprüyü yapan mühendislerde, sivil savunmanın acil uyarı sirenleri çalmayı yasaklayanlarda ya da iki gündür sel tehlikesinden bahsedip kendince önlem almayan vatandaşta hiççç suç yok.

Orkun Bozkurt:
Ne kadar da güzel sıyırmışsınız olayın içinden kendinizi. Pes doğrusu. Bu röportajı okuyan sizin hiç suçunuz yok da sanki afetten sonra görevlendirilmiş biri olduğunuzu zanneder.

Mullu TS:
ASIL SORUN:Türkiye'de kimse özeleştiride bulunmuyor! Hangi birimiz hangi işimizi dört dörtlük yapıyoruz? Vergi ödemek -yarım-, Randevuya zamanında gelmek -yarım-, Yol yaparız -yarım-, Ev yaparız -yarım-, Proje çizeriz -yarım-, Kaldırım yaparız -yarım-, Altyapı -yarım-, Mal üretiriz -yarım-, Mal satarız -yarım-, İşçi haklarını gözetmek -yarım-, İşçinin sigortasını öderiz -yarım-, Araba kullanırız -yarım-, Yapılan işin hakkını vermek -yarım-.... HEPİMİZ SUÇLUYUZ..!!

Orhan Çevik:
Bu afet ne ki, biz daha beterine layığız. Başımıza taş yağsa yine akıllanmayız. Yıllar yılı sel basar, kar yağar, hayat felç olur, insanlar ölür, kimse de çıkıp bizim de bunda payımız var demez. Belediye aynı belediye, vali aynı vali. Durmak yok yola devam! Bir taraftan da 2 günde 10 şehit, açıldık saçıldık iyice. Neyse bu akşam milli maçları kazanırız, herş ey unutulur, ölen öldüğüyle kalır yine...

3. KÖPRÜDEN ÖNCE...
Yusufcan Toprak:
Halkalı'da oturuyorum, burada selin hiçbir kalıntısı yok, çok rahat. Ancak 3'üncü köprüyü dikecek olanlar önce altyapısı düzgün evler diksinde rahat edelim.

Murat Konuk
BAŞKAN TOPBAŞ demiş ki; 'Şimdi hayatlar geri gelemeyecek ama...' SÖYLEMESİ NE KADAR KOLAY sayın başkan. Giden hayatlardan biri SİZİN kızınız, oğlunuz ya da karınız olsaydı yine böyle rahat konuşabilecekmiydiniz? HİÇ Mİ SORUMLULUK duygunuz yok? 25 kişi ölmüş, bunun sorumlusu bu şehri 7 yıldır yöneten, şehrin alt yapısından sorumlu olan belediye başkanıdır deyip İSTİFA etmek çok mu ZOR? Siz hala maddi külfetten bahsediyorsunuz? 25 CAN GİTMİŞ. Siz neyin maddi külfetini hesaplıyorsunuz? YEDİ KADIN İŞÇİ ÖLMÜŞ. O kadınların (varsa) geride kalan çocukları ne olacak? SİZİN AKLINIZ hala PARADA. Çöken evler konusunda çalışma yapacakmışsınız. Tabiii gördünüz yine RANTI hemen EV YAPIN. Aklınıza şu YOLLARI DÜZELTMEK, ALTYAPIYI YENİLEMEK GELEMEZ.

Cihan Karahan:
Her gün tekrar tekrar anlıyoruz ki aslında biz tam anlamıyla bir muz cumhuriyetiyiz. Modernite bu ülkede Nişantaşı-Bebek hattının dışına çıkmadı hala. Sadece birkaç saat sağanak yağmurda nasıl bu felaket olur. İngiltere'de günlerce durmadan sağanak yağış oluyor, bir tane araç zarar görmüyor. 86 yıllık Türkiye Cumhuriyeti hala bu sorunları çözemiyorsa ahlar vahlar olsun benim güzel ülkeme. Bu şehrin valisi ve belediye başkanı, İSKİ Genel Müdürü bunun hesabını vermelidir. 10'dan fazla insan bir hiç uğruna öldü. Bu ölümle yetkililerin yanına kâr kalmamalıdır.

Umut Gündöndü:
Yıllar önce aynı felaket yaşanmamış mıydı? O zamanki Sabah gazetesi de sel felaketine uğramıştı. Nedeni su havzasına konut yapmaktı. Hatırlayın. Hiç önlem alınmamış.