KAFAYA ALINAN DARBE ZEKAYI ETKİLER Mİ?
(Yunus ÇÖRDÜK)


Kafatası vücudun en sağlam kemiklerinden biri. Kafaya alınan künt darbelerde genellikle kafatası çatlar. Ancak, doğrudan kafaya gelen ve şiddetli (özellikle sivri cisimle olan) darbelerde çökme kırığı denilen kırıklar da oluşabilir. Kafatasının sağlam olması ve kolay kolay kırılmaması, koruduğu beynin darbelerden etkilenmediği anlamına gelmiyor. Beyin, kafatasında ince bir sıvı tabakası içinde bir anlamda yüzer. Kafaya alınan sert darbelerde, fizik yasaları gereğince beyin bu sıvının içinde hareket eder ve içeriden sert kemik dokuya çarpar. Bu nedenle, özellikle otomobil kazası gibi hareket halinde ortaya çıkan sarsıntılarda, kafatasına doğrudan darbe gelmese bile beyin içeriden kafatasına çarparak bir sarsıntı geçirebilir. Tek bir sert darbenin beynin çarpmasına neden olmadığı durumlarda, beyinde kalıcı bir hasar oluşmaz. Ancak beyinde bir hasar oluşursa ve bu hasar kalıcı olursa, hasar gören beyin bölgesinin işlevinde gerileme olur. Bu her zaman zekâ işlevlerinin gerilemesi demek olmayabilir. Boksörler meslek hayatları boyunca yüzlerce kez yüzlerine, kafalarına yumruk yiyorlar. Bu yumrukların uzun vadede beyinde mikroskobik kanamalara neden olduğu biliniyor. Muhammed Ali dahil birçok boksörde erken başlangıçlı Parkinson hastalığının görülmesinin ardında, bu darbelere bağlı kanamalar yatıyor. Bebeklerde ve çocuklarda “sarsılmış çocuk sendromu” adı verilen bir durum var. Bazı annebabalar çocuklarına doğrudan vurmasalar bile, ağlamasını durdurmak ya da bir hareketini engellemek gibi amaçlarla kollarından tutarak hızlıca sarsabiliyorlar. Bu bebeklerin henüz tam gelişmemiş olan beyinleri, sarsıntı sırasında kafatasının iç yüzeyine çarparak hasar görebiliyor. Bu da, uzun dönemde zekâ ve diğer zihinsel işlevlerde gelişim eksikliğine neden olabiliyor.
Prof. Dr. Selçuk CANDANSAYAR
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi.