20 binden fazla delegenin katıldığı su forumu İstanbul'da başladı.

Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı forumun açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, insanlığın tüm milletlerin kaderlerinin birbirlerine kuvvetle bağlandığı yeni bir döneme girdiğini belirtti.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre Abdullah Gül ''Kimsenin 'Ben sadece kendi ülkemde, kendi bölgemde yaşıyorum' demeye hakkı yoktur. Zira susuzluk, kuraklık ve sel gibi felaketler artık sınır tanımamaktadır.'' dedi.

Dünyanın karşı karşıya kaldığı yaşamsal, toplumsal ve ekonomik meselelerin başında çevrenin korunmasının geldiğini belirten Gül, daha fazla geç kalmadan doğayla uyum içinde yaşamayı ilke edinmenin tüm uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğuna inandığını söyledi.

Gül sanayileşmiş, ekonomik gelişmesini tamamlamış ülkelerde içme ve diğer ihtiyaçlar için kişi başına ortalama günde 266 litre su tüketilirken, Asya ortalamasının 143, Arap ülkeleri ortalamasının 158, Latin Amerika ortalamasının 184, Afrika ortalamasının ise sadece 67 litre olduğunu belirterek, ''Eşitsizliğin ve dengesizliğin rakamlarla açıkça ifade edildiğini görüyoruz.'' dedi.

Gül ''Bugün yaptığımız hataları gelecekte nasıl olsa bir şekilde telafi edebileceğimiz yanılgısına düşmememiz gerekmektedir.'' uyarısında da bulundu.

PROTESTOCULAR GÖZALTINDA
Bu arada protesto amacıyla forumun yapıldığı Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'ne yürümek isteyen gruba müdahale eden polis, 17 kişiyi gözaltına aldı.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan ve kendilerine ''Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu'' adını veren grubun üyeleri, ''Su hayattır satılamaz'', ''Herkese yeterli su'' yazılı dövizler taşıyordu.

Polis, dağılma uyarısını dinlemeyen gruba biber gazı ve coplar kullanarak müdahale etti.

Bu sırada bir polis memuru da kolundan yaralandı.

Forum başlamadan önce de su eylemcilerinin kurduğu temsili uluslararası mahkemede Türkiye, inşa ettiği barajlar yüzünden binlerce kişinin evlerinden ayrılmasına ve tarihi yerlerin sular altına gömülmesine neden olduğu için kınandı.

Forumun açılış töreninden önce toplantının yapıldığı salonun üst katında bulunan küçük bir grup, protesto amacıyla üzerinde ''No risky dams - Riskli barajlara hayır'' yazılı pankart açtı. Salondaki güvenlik görevlileri pankartı grubun elinden aldı.

Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, ''Dünya Su Forumu, suyumuzu pazarlamanın araçlarını oluşturmak üzere ülkemizde toplanıyor. Burada yapılmasını istedikleri uygulamalar, halkımızın suya erişimini kısıtlayacaktır'' dedi.

Soğancı yaptığı yazılı açıklamada, "Bu duruma, mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak 'dur' derken, ilgili her kesimin bir araya gelerek mücadele etmesi gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz. 'Su haktır satılamaz, susma sustukça susuz kalırsın, susuz bir yaşamak ölüm demektir' sözlerini söylemeye devam edeceğiz.'' ifadesini kullandı.

BM'DEN ÇATIŞMA UYARISI
Birleşmiş Milletler geçen haftalarda yayımladığı bir raporda, 20 yıl içinde dünya nüfusunun yarısının daimi susuzluk sorunuyla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunmuştu.

Aynı raporda hızlı nüfus artışı ve iklim değişiminin de katkısı ile susuzluğun çatışma risklerini arttırması riskinden söz edildi.

Dünya Su Forumu, ülkeler arasındaki su anlaşmazlıklarının ele alınması için de önemli bir zemin oluşturacak.

Türkiye, Suriye ve Irak su paylaşım sorunu yaşayan üç ülke.

SUSUZLUKLA MÜCADELE
Forumun açılışında konuşan 5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran, ''Hedefimiz bu organizasyonun bir milat teşkil etmesi ve bundan böyle İstanbul öncesi ve sonrası olarak adlandırılmasıdır.'' dedi.

Tabasaran forumun temel amaçlarından birinin de, ''su kaynaklarının etkin kullanımı için acil önlemler alınması ve yerel çözümler üretilmesi olduğunu'' dile getirerek, suyun politik öneminin konuşulmasını istediklerini söyledi.

Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon da ''Bizler burada insanların nihayet doğayla uyumlu yaşamasını başarmak isteyen insanların sesini duyurmak için bulunuyoruz. Suya erişimin ve ulaşma yolunun uzun olduğunun bilincindeyiz. Bu yolda bir araya gelmemiz bizim erdemimizdir.'' diyerek konuşmasına başladı.

Fauchon, dünyanın hızla ve bazen hoyratça geliştiğini ifade ederek, gıda ve enerji üretiminde çok önemli bir yere de sahip olan su kaynaklarının bundan mağdur olduğunu söyledi.

Birçok şehirde arıtma tesisi olmadığını, sağlıklı suya erişilemediğini hatırlatan Fauchon, ''Suya karşı işlenen suçların sorumluları, iklim değişiminin sorumluları, insanların hayatta kalması için vazgeçilmez olan su kaynaklarının azalmasının sorumluları hep biziz. Çok önemli bir meydan okuma ve ikilem ile karşı karşıyayız. Suyu kullanmak ve suyu korumak. Su kaynaklarını korumak, değerlendirmek, muhafaza etmek ve hatta yeniden kullanmak zorundayız.'' diye konuştu.

Loic Fauchon, suyun doğa ve insanlar arasında uyumlu ve doğru şekilde paylaştırılmasının önemine işaret ederek, ''Bu zor bir paylaşımdır. Ama su forumunda, su ailesini bir araya getiren olağanüstü bir sorumluluktur.'' dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahibi olduğu foruma Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Hollanda Veliaht Prensi Willem Alexander, Monako Prensi II. Albert, Güney Kore Başbakanı Han Seung-Soo, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman ve Japonya Veliaht Prensi Naruhito Kotaişi'nin de aralarında bulunduğu devlet ve hükümet başkanları katlıyor.