Suriyeli mültecilerin Türkiye’deki varlığını inceleyen raporun tanıtımı yapıldı.

Türkiye’nin diğer ülkelere göre Suriyeli mültecilere daha hoşgörülü yaklaşıp kapılarını açtığını belirten rapor, çoğu genç ve çocuk olan mültecilerin entegrasyonu için hükümete ve sivil toplum kuruluşlarına önerilerde de bulunuyor

Atlantic Council tarafından Limak Holding’in desteğiyle hazırlanan “Suriyeli Mültecilerle Uzun Vadeli Bir Dayanışma Yolunda, Türkiye’nin Tutumu ve Zorluklar” başlıklı raporun lansmanı 15 Ekim tarihinde İstanbul’da yapıldı.

Bugüne kadar Suriyeli mültecilerle ilgili hazırlanan en kapsamlı ve çözüm önerileri içeren rapor, Avrupa Parlamentosu Türkiye Forumu Genel Sekreteri Laura Batalla ve Penn State Harrisburg Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi Juliette Tolay tarafından hazırlandı.

Raporun tanıtım toplantısına Atlantic Council Başkanı Frederick Kempe, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Atlantic Council Türkiye Temsilcisi Defne Arslan, raporu hazırlayan Laura Batalla ve Juliette Tolay katıldı.

EN FAZLA MÜLTECİ AĞIRLAYAN ÜLKE TÜRKİYE

‘Suriyeli Mültecilerle Uzun Vadeli Bir Dayanışma Yolunda, Türkiye’nin Tutumu ve Zorluklar” başlıklı rapor, 2011 yılından beri Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik benimsemiş olduğu yaklaşımı tezahür ettiren politikaları, aktörleri ve konuları bütüncül bir bakışla inceliyor.

(Soldan sağa) Penn State Harrisburg Üniversitesi Kamu Yönetimi Bilimi Öğretim Görevlisi Juliette Tolay, Atlantic Council Türkiye Temsilcisi Defne Arslan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Avrupa Parlamentosu Türkiye Forumu Genel Sekreteri Laura Batall.  
(Soldan sağa) Penn State Harrisburg Üniversitesi Kamu Yönetimi Bilimi Öğretim Görevlisi Juliette Tolay, Atlantic Council Türkiye Temsilcisi Defne Arslan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Avrupa Parlamentosu Türkiye Forumu Genel Sekreteri Laura Batall.  

Rapordaki bazı verilere göre Türkiye 2011 yılından bu yana yani yaklaşık 7 yıldır Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapıyor. 2014 yılından bu yana ise dünyanın en fazla mülteci rakamı Türkiye’de bulunuyor. Bu mültecilerin çok büyük bir çoğunluğu ise Suriye’den Türkiye’ye geliyor.

3.5 MİLYONUN ÜZERİNDE

Türkiye’de kayıtlı olarak toplam 3.5 milyon Suriyeli mülteci bulunurken gerçek aktif rakamın bunun daha da üzerinde olduğu tahmin ediliyor. 18 yaş altındaki Suriyeli göçmen sayısı 1 milyon 660 bin kişi. Bu süreçte 350 bine yakın Suriyeli çocuk Türkiye’de doğarken 5-18 yaşlarında eğitim çağında 1 milyona yakın Suriyeli çocuk Türkiye’de bulunuyor. Bunlardan 600 bini eğitim alabiliyor. 20 bin Suriyeli de Türkiye’deki üniversitelerde eğitim alıyor.

Rapordaki değerlendirmelere göre yaşadığımız kitlesel göç hareketleri çağında, mültecileri karşılamakta göstermiş olduğu hem finansal ve yönetimsel kapasitesi hem de güçlü siyasi iradesiyle Türkiye, diğer ülkelerden farklı olduğunu gösterdi. Açık kapı politikası, kamplar ve geçici koruma statüsü Türkiye’nin tutumunun merkezinde yer aldı.

"AB’NİN GELECEĞİ İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR DAHA KARMAŞIK HALİ GELDİ"

Atlantic Council Başkanı Frederick Kempe, Suriye Mülteci krizinin uluslararası boyutta bir dayanışma krizi ile sonuçlandığını söyledi. Kempe, “Mültecilerin büyük kalabalıklar halinde gelme olasılıkları Avrupa toplumunun bazı kesimlerinde yabancı düşmanlığını tetikledi ki bu da popülist siyasi partiler tarafından kullanıldığından mülteci meselesi git gide iç siyaset malzemesi haline geldi; ülkelerin sınırlarını tel örgülerle ve duvarlarla kapatmalarına neden oldu ve halihazırda Avrupa Birliği’nin geleceği ile ilgili devam eden tartışmaları daha da karmaşık bir hale getirdi” diye konuştu.

Atlantic Council Türkiye Temsilcisi Defne Arslan ise yaptığı değerlendirmede Birleşmiş Milletler Genel Kurul haftasında New York’ta lansmanını yaptıkları bu raporun İstanbul gibi en çok göç olan şehirlerden birinde de tanıtmanın önemini vurguladı.

Ebru Özdemir (Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı)
Ebru Özdemir (Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı)

"ÖZEL SEKTÖR DE ELİNİN TAŞIN ALTIN KOYMALI"

Toplantıda yaptığı konuşmada topraklarını terk eden 6,3 milyon Suriyeli mülteci sayısının, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük göç dalgasını oluşturduğunu söyleyen Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, “Peki neden biz bir şirket olarak bu konuya özel bir ilgi gösteriyoruz?; Çünkü bu geçici bir durum veya kontrol edilebilen bir insani kriz değil. Bu durum Türkiye’ye, bölgeye hatta daha geniş perspektifte küresel düzene dönük uzun soluklu kalkınma sonuçları ortaya çıkartacak. Bugün Türkiye’de yaşayan Suriyeli mülteciler, özellikle sınır bölgesindeki şehirlerde ‘yerel kalkınmanın’ önemli bir unsuru haline gelmiş durumda” dedi.

Özdemir, Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin yüzde 48’inin 18 yaşın altında, yüzde 37’sinin okul çağında, yüzde 46’sı kadın olduğunu belirterek, Suriye’de çatışmaların başladığı günden bu yana Türkiye’de doğan Suriyeli sayısının ise 350 bini bulduğuna vurgu yaptı. “Bu nüfusun eğitimi, istihdamı ve sosyal entegrasyonu sadece mültecileri değil, onları misafir eden toplumunda en önemli meselesi” diyen Özdemir, özel sektörün de çözümün bir parçası olması, elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: Şunu asla unutmamalıyız ki mülteciler, misafir oldukları ülkelerde ‘kullanılmamış insani sermaye’ olmamalı. Fırsat verildiği takdirde ülkelerin ekonomilerine, sadece çalışan olarak değil; iş sahibi, girişimci ve istihdam artırıcı olarak çok ciddi katkılar yapabilirler.

"MÜFREDAT SURİYELİLERİ KUCAKLAMALI"

Raporun en dikkat çeken yönlerinden birisi ise ilk kez Suriyeli mülteciler ile ilgili önümüzdeki döneme ilişkin politika önerileri getiriyor olması.

Rapor özellikle mültecilerle birebir ve en yakından ilişki içinde olan belediyelerin imkanlarının ve görev alanlarının güçlendirilmesini önerirken yerel problemlere yerel çözümler bulunması gerektiğinin altını çiziyor. Belediye bütçeleri belirlenirken o belediye sınırları içerisinde yaşayan mülteci sayısının göz önünde bulundurulması gerektiğinin altı çiziliyor. Bir başka öneri de kapsayıcı bir uyum stratejisi oluşturulması gerekliliği. Suriyelilerin Türk toplumuna uyumlarını sağlamak için hem ulusal hem uluslararası ve yerel kurumlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve Suriyelilerle görüşüp fikir-alışverişinde bulunulması gerektiğini belirten rapor Suriyeli öğrencilerin Türk okullarına alınmasının iyi bir ilk adım olduğunu belirtirken daha fazla öğretmen eğitimi ve Suriyelileri kucaklayan bir müfredat hazırlanması gerektiğine vurgu yapıyor.