Medya, kültür ve teknoloji yazılarıyla tanınan Tom Chatfield, Doğuş Yayın Grubu'nun ikincisini düzenlediği Yeni Medya Düzeni Konferansı'nda medyayı analiz etti.

İlişkili Haberler


"İnsanlar ve medya hakkında konuşmak istiyorum" diye söze başlayan Chatfield, konuşmasında medyanın medyayı kötüye kullanmasından doğan kirlik ve aşırı yüklenmeye değindi.

Bir olayın takibi sırasında olaya dahil olmayan takipçi sayısının bundan ilk kez 90 yıl önce Dünya Ağırsiklet Boks Şampiyonası'nda olay alanında bulunan seyirciyi geçtiğini ancak aradan geçen kısa süreye rağmen radyo, televizyon, telefon ve internetin neredeyse bütün uyanık vaktimizi kaplamaya başladığını anlattı.

Konuşmasında bir de sunum yapan yazar, medya ve insan arasındaki ilişkiyi anlamak için şu 10 maddeyi bilmek gerektiğini söyledi:

1- Duygu: İnternette bir sürü rakam var, her şeyi ölçebiliyoruz ama insanların medyayı kullanırken insanlar bir şeyler hissediyor. Google'da arama yapıp bir şey bulurken, arkadaşlarıyla bir şey paylaşırken... Asıl önemli olan bu.

2- Yolculuk: İnteraktif medya sayesinde herkesin ayrı bir hikayesi var. Öncceden herkes aynı şeyi görür aynı şekilde düşünürdü. Oysa şimdi yeni medya araçlarının bize getirdiği farklı Tecrübelerle farklı yolculuklar yaşıyoruz.

3- Kendini ifade: İnsanlar sosyal medya sayesinde kendilerini ifade etme olanağı buluyorlar. (Farmville'de tarlasına ektikleriyle Hello Kitty çizen kızı örnek veriyor.)

4-Zevk ekonomisi: İnsanlar keyif aldığında, o keyfi paylaşır ve o keyif gittikçe büyür. Böylelikle keyif değere dönüşüyor.

5- Kolektif kanı: Sosyal medyada binlerce insan aynı şeyi düşündüğünü gösterme fırsatı buluyor ve ortak bir kanı oluşturabiliyor.

6- Benzersizlik: Herkesin kendine özgü bir dünyası var ve benzersiz iç dünyalar burada paylaşılıyor.

7- Rahatsızlık: Bu refleks insanların neyi sevdiğini görmek için onları neleri sevmediğini, nelerden rahatsız olduğunu da görmeyi sağlıyor.

8- Az çoktur: Mesela Nokia 1100... Basit ve çok az özellikli olmasına rağmen milyonlarca sattı.

9- Bakım: O hesaplar bizim küçük temsilcilerimiz gibi... Sosyal medya profillerimiz aslında bizim beslediğimiz evcil hayvanlara benziyor. Üzerimize bir sorumluluk yüklüyor, ilgi bekliyor.

10- İçselleşen bilgisayar kullanımı: Yeni medya düzeninde bilgisayarlar bizim bir parçamız, vücudumuza bağlı bir organ gibi.