İngiliz parlamentosunun üniversite harçlarını üç kat artırma kararının ardından Londra sokaklarında binlerce öğrenci protesto düzenledi.

İlişkili Haberler


Binlerce gösterici başkent Londra'daki çok sayıda binaya, heykele ve mağazaya zarar verdi.

Parlamentonun harçların artırılma teklifini oylamasından önce ardından öğrenciler, öğretim üyeleri ile sendika üyelerinin de bulunduğu binlerce kişi toplanarak, parlamentonun bulunduğu meydana doğru yürüdü. Parlamento etrafındaki polis barikatını aşmaya çalışan kalabalığa polis kimi zaman müdahale etti. Parlamentonun hükümetin harçların artırılmasına ilişkin teklifini kabul etmesinin ardından ise başkentteki olaylar arttı.

Polisle protestocular arasında kimi zaman çatışmalar çıkarken, olaylarda 12 polis memuru ve 43 protestocu yaralandı, 34 kişi de gözaltına alındı.

Protestocular parlamento meydanında bulunan bankları yaktı, Winston Churchill'in heykeline zarar verdi ve Hazine ile Yargıtay binalarının camlarını kırdı.

Olaylar parlamento ve çevresinden alışveriş sokakları olarak bilinen Regent ve Oxford Street'e de yayıldı. Buradaki mağazaların bazılarının vitrinleri kırıldı. Bu sırada aracıyla bir davete gitmek üzere Regent Street'ten geçen Prens Charles ve eşi Cornwall Düşesi Camilla da saldırıya uğradı. Araçlarına boya atılıp, camı kırılırken, Prens Charles ve eşinin olaydan zarar görmediği açıklandı.

Dün akşamki olaylı protestoya ilişkin soruşturma başlatılırken, özellikle Charles ve eşinin arabasına saldırı ülkede polisin yeterli önlemleri alıp almadığı konusunu gündeme getirdi. Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ise, Charles ve eşine yönelik saldırıdan "büyük üzüntü duyduğunu" açıkladı.

CAMERON: YAŞANANLARDAN PROTESTOCULAR SORUMLU
İngiltere Başbakanı David Cameron da korumanın yetersiz olmasının endişe verici olduğunu söylerken, yaşananlardan polisi değil protestocuları sorumlu tuttu.

Dünkü olaylarda en az 50 kişi yaralanırken, Parlamento Meydanı'ndaki heykeller tahrip edildi, kamu binaları da zarar gördü.

Ulusal Öğrenci Sendikası ise şiddet olaylarının gazetelerde olmasını istedikleri haberleri gölgelediğini bildirdi.

Başkan yardımcısı Shane Chowen,"Bunlar istediğim manşetler değil. Ben koalisyon hükümetinin harçları üçe katladığını, bir öğrenci neslini rekor borçlanmaya mahkum ettiğine ilişkin haberler görmek istiyordum" dedi.

AB DIŞINDAN GELEN ÖĞRENCİLER İÇİN DE ARTIŞ BEKLENİYOR
İngiliz Parlamentosu dün, hükümetin üniversite harçlarının artırılmasına ilişkin teklifi, 302 hayır oyuna karşı, 323 oyla kabul etmişti.

Yeni uygulamayla, ülkede yıllık 3,290 sterlin (yaklaşık 7 bin TL) olan yüksek öğrenim harçları, 2012'den itibaren yıllık 9 bin sterline (yaklaşık 21 bin TL) kadar yükseltilecek.

Tartışmalı karardan önce AB dışından gelen öğrencilerin üniversite harçları, İngiliz vatandaşı ya da AB ülkesi vatandaşlarının yaklaşık üç katıydı. Yeni artışla AB dışından gelen öğrencilerin dolayısıyla Türk öğrencilerinin de İngiltere'de üniversite eğitimi ücretlerinin artması bekleniyor. Bu ücretleri her üniversitenin kendisinin belirleyeceği kaydediliyor.

LİBERAL DEMOKRAT PARTİ'DE FİRE
"Koalisyon hükümetinin sınav günü" olarak yorumlanan dünkü oylama, koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokrat Parti içinde bölünmelere neden oldu. 21 Liberal Demokrat Parti milletvekili teklife karşı çıkarken, 28'i evet oyu verdi, 8 parlamenter de oylamaya hiç katılmadı ya da çekimser oy kullandı.

Seçim kampanyası döneminde üniversite harçlarının artırılmayacağı vaadinde bulunan parti lideri Nick Clegg, bugün yaptığı açıklamada partisinin bölünmediğini, bir bütün olduğunu vurguladı.

Dünkü oylama Liberal Parti'den iki, Muhafazakar Parti'den ise bir istifaya neden oldu. Liberal Demokrat Parti milletvekilleri Jenny Willott ve Mike Crockart ile Muhafazakarlardan Lee Scott istifa etti. Muhafazakar Parti'den ise 6 kişi teklife karşı oy kullandı.

İktidarın büyük ortağı Muhafazakar Parti'nin lideri ve Başbakan David Cameron ile iktidarın küçük ortağı Liberal Demokrat Parti'nin lideri ve Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ise yeni uygulamayı destekledi. Cameron ve Clegg tekliflerinin adil ve doğru olduğunu, yüksek öğrenim bütçesine de yansıyan bütçe kesintilerinden olumsuz etkilenmemenin ve kaliteli eğitimi sağlamanın tek yolunun bu teklif olduğunu savundu.