'İkiyüzlülüğe son verin, Türkiye ile konuşun!'

Financial Times gazetesinde yer alan bir makalede, AB'ye 'İkiyüzlülüğe son verin ve Türkiye'yle konuşun' çağrısı yapıldı.

24.08.2010 - 09:45

'İkiyüzlülüğe son verin, Türkiye ile konuşun!'

Financial Times gazetesi Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin ele alındığı bir makale yayınladı.

Gideon Rachman imzalı makalenin başlığı 'İkiyüzlülüğe son verin ve Türkiye'yle konuşun'.

Makalenin hemen üzerindeki karikatürde, Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan'ın öncülüğünde Türk halkı, ellerinde bavullarıyla, bir hendeğin başında, Avrupa Birliği'ni temsil eden kalenin önünde bekliyor. Kapısı yarı açık bir halde olan kalenin burçlarında ise Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron bekliyor.

Gideon Rachman, Türkiye'nin Batı için öneminin, hem Amerikan Başkanı Barack Obama, hem de İngiltere Başbakanı David Cameron'un iktidardaki ilk aylarında Türk parlamentosunda konuşma yapmalarından anlaşılabileceğini söylüyor.

TÜRKİYE İSRAİL İLE TEHLİKELİ VE DÜŞMANCA BİR İLİŞKİYE SAHİP
Ancak Ankara'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'a yeni yaptırımlara karşı oy verdiğini ve İsrail ile 'tehlikeli bir şekilde düşmanca' bir ilişkiye sahip olduğunu hatırlatan yazar, bu durumun Batı'da kaygı yarattığını kaydediyor. Fakat yazar, Türkiye'nin Batı'yla belirsiz ilişkisini asıl temsil eden durumun Ankara'nın Avrupa Birliği'ne girme çabalarındaki durulma olduğunu kaydediyor ve şöyle devam ediyor:

"Türkiye'yle konuşma zamanı geldi. Türkiye'yle konuşmak, açıkça konuşmak ve meselenin özünü ele almak anlamına geliyor. Ama Avrupa Birliği'nde Türkiye'yle konuşmak yuvarlak ve kaçamak sözlerle eş anlamlı hale geldi.

TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYE OLMASI HARİKA BİR ŞEY
Dolayısıyla belki de bu kez Türkiye'yle gerçekten konuşmanın ve açık olmanın zamanı geldi çattı. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olması hakikaten harika bir şey. Ama bu olacaksa, yeni bir temel üzerinde olmalı. Türkiye ve Avrupa Birliği arasında insanların serbest dolaşımını içermemeli.'

TÜRKİYE İÇİN KURALLAR DEĞİŞMELİ
Rachman, sonuçta kuralların tüm birlik vatandaşlarının aynı haklardan faydalanmasını öngördüğünü hatırlatıyor, ancak Türkiye'nin üyeliği için bu kuralların değişmesi gerektiğini söylüyor.

Türkler için farklı kurallar koymanın haksız ve ırkçı diye kınanabileceğini belirten Gideon Rachman, 'Ancak Türkiye'nin üyeliği, diğer birlik ülkelerine kitlesel göç ihtimalini artırdığı sürece, bunu Avrupalı seçmenlere pazarlamak imkansız olacaktır' diyor.

SERBEST DOLAŞIMSIZ ÜYELİK OLSUN
Yazar, İngiltere Başbakanı Cameron'un geçtiğimiz günlerdeki Ankara ziyaretinde, Türkiye'nin üyeliğine destek verdiğini ve Ankara'ya kötü davranıldığı için kızgın olduğunu söylediğini hatırlatıyor.

Ancak Rachman, aynı Cameron'un ertesi gün İngiltere'de 'Göçmen sayısını keskin bir şekilde düşürme kararlığını tekrar ettiğini söylüyor ve 'Mantık her ikisini birden yapmasına izin vermiyor' diyor.

Financial Times yazarı, serbest dolaşım hakkı olmadan da Türkiye'nin üyelikten büyük çıkarları olacağını kaydediyor.

Gideon Rachman Türkiye'nin Avrupa Parlamentosu'nda çok sayıda milletvekili olacağını ve yasa yapımında büyük ağırlığı olabileceğini kaydediyor. Ayrıca Ankara'nın Avrupa ortak pazarına girebileceğini, yardımlardan faydalanabileceğini dış politikada ağırlık sahibi olacağını ve Avrupa Birliği'nin sağlayacağı yasal ve diplomatik korumalardan faydalanacağını kaydediyor. Yazar son olarak, bu durumda Türk vatandaşlarının seyahatlerinde şimdiye kıyasla büyük kolaylıklar sağlanabileceğini kaydediyor ve yazıya şöyle son veriyor;

'Türkiye, serbest dolaşım hakkı olmadan Avrupa Birliği üyeliğini reddedebilir ya da kabul edebilir. Ama en azından bu iyi niyetle yapılmış bir teklif olur.'

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...