Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı İlhan Yerlikaya, Çukurova Üniversitesi'nde düzenlenen 26. İletişim Fakültesi Dekanlar Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, organizasyona RTÜK'ün de davet edilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kurullarının çalışmalarından ve obezite sorunundan bahseden Yerlikaya, "Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konan rapora göre dünya genelinde meydana gelen ölümlerin yaklaşık üçte ikisi kalp-damar hastalıkları, kanser türleri, diyabet ve akciğer hastalıklarını içeren kronik hastalıklardır." diye konuştu.

Yerlikaya, söz konusu kronik hastalıklar açısından en başta gelen risk faktörünün yaygın kullanımıyla obezite olduğunun bilimsel olarak saptandığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Bu nedenle obeziteyle mücadelede sağlıksız ve aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıdaların çocuklara pazarlanması konusunun denetime tabi tutulması gerekmektedir. Yağ, şeker ve tuz oranı yüksek gıdaların çocuklar tarafından tüketilmesi ise obezitenin çocukluk çağına inmesine ve bu durumun yetişkinlikte de devam etmesine neden olmaktadır. Toplum sağlığı konusu olan obezite ile mücadelede, sağlıksız gıda ve içecek reklamlarına ait mesajlara ve satın alma davranışına yönlendirmede savunmasız kesim olan ve hedef kitle olarak konumlandırılan çocukların korunması esastır.
Bu bağlamda obezite ve buna bağlı gelişen kronik hastalıkların önlenmesinde öncelikli olarak çocuk ve gençlerin korunması amacıyla mevzuat düzenlemeleri yapılması ve söz konusu düzenlemelerin uygulanabilirliğinin sağlanması gerekmektedir."

Konuyla ilgili yasal düzenlemenin, 6112 sayılı kanunun "Yayın Hizmetlerinde Ticari İletişim" başlıklı bölümünde yer alan 9. maddenin 7. fıkrasında "Genel beslenme diyetlerinde aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıda ve maddeler içeren yiyecek ve içeceklerin ticari iletişimine, çocuk programlarıyla birlikte veya bu programların içinde yer verilemez" şeklinde olduğunu anımsatan Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu hükümle öncelikli olarak çocukların obezite ve ona bağlı zararlı sonuçlardan korunması amaçlanmaktadır. Belirtilen amaç doğrultusunda Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından onaylanan 'Besin Profili Modeli Ve Hazırlanan Gıda Ve İçecek Listesi' ilgili mevzuatın uygulanabilmesine olanak sağlamıştır. Süreç, Resmi Gazete'de yayınlanan düzenleme ile 'Yayın Hizmeti Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te değişikliğe gidilmesi ile bugünkü halini almıştır. Yapılan düzenlemeye göre, Sağlık Bakanlığı’nın listesinde çocuk programlarında reklamına izin verilmeyecek gıdalar, çikolata ve şekerler, gofretler, enerji barları, tatlı soslar ve tatlılar, kekler, tatlı bisküviler, meyveli paylar, çikolata kaplı bisküviler, kek karışımları, cipsler, gevrek çerezler, meyve suları, enerji içecekleri, alkolsüz şekerli ya da tatlandırıcılı tüm içecekler, yenilebilir buzlardır. Bu kategorilerdeki gıda ürünlerinin reklamları çocuk programlarıyla birlikte yapılamayacaktır."

Yerlikaya, diğer türlerde yayın yapan kuruluşların da çocuk programlarına yer vermeleri durumunda bu ürünlerin reklamını yapamayacağını ifade ederek, "Ülkemizin en önemli insan kaynaklarının bir kısmını oluşturan ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlığının korunması son derece önemlidir. Bu mücadelede kitleleri yönlendirme etkisi açısından medyanın da son derece önemli olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir" ifadesini kullandı.

"ETİK İLKELER YEMİNİ" ÖNERİSİ

İnternet üzerinden yapılan yayınları da denetleyecekleri bilgisini veren Yerlikaya, Türkiye'nin medya eğitimi alanında oldukça geç kaldığını, bu kapsamda verilen Medya Okuryazarlığı derslerinin önemini anlattı.

Yerlikaya, yayıncılıkta etik değerlere dikkat edilmesi konusundaki görüşlerini, şöyle aktardı:

"Günümüzde maalesef birçok yayıncı tarafından reyting kaygısıyla etik değerlerin göz ardı edildiğine şahit olmaktayız. Bu durum geri dönüşü olmayan toplumsal birçok soruna sebep olmaktadır. İletişim fakültelerinden mezun olan öğrencilerin de tıp fakültelerinden mezun olan öğrencilerin Hipokrat yemini gibi 'Etik İlkeler Yemini' etmelerinin bu sorunun çözümüne katkıda bulunacağını düşünüyoruz."