İlişkili Haberler

Bu Yönetmelik, ülkemizin 2000’li yıllardan itibaren öncelikli gündemi olan ve önemli ölçüde de başarı elde edilen yükseköğretime erişim ve yükseköğretim alanındaki okullaşma oranının artırılması odaklı yatay ve sayısal büyümeden nitelik ve kalite bakımından büyümeye geçişte önemli bir katkı sağlayacaktır. 

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, "Yeni YÖK olarak kalite merkezli büyüme ve buna bağlı süreçlerin geliştirilmesi öncelikli gündemimizdir" ifadesi kullanılarak şöyle denildi:

"Bu düzenlemeler Yükseköğretim Kurulunun asli görevi olan girdi süreçlerimizdeki kalitenin arttırılması odaklı idi. Şimdi ise, bu yönetmelik ile çıktı kontrolü, Yükseköğretim Kurulu ile ilişkili fakat karar alma süreçlerinde bağımsız ve şeffaf bir yapıda olacak Kalite Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir.

Bu Yönetmelik kapsamında ilgili paydaşların üye olarak yer alacağı Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak, kurumsal değerlendirme ve program akreditasyonu merkezli bir dış değerlendirme sistemi gerçekleştirilecektir. Kurumsal dış değerlendirme ilgili yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve idari
süreçlerini kapsayacak ve her 5 yılda bir zorunlu olarak gerçekleştirilecektir. Bu kurumsal dış değerlendirme kurumların misyon farklılıklarını dikkate alan bir özdeğerlendirme sistematiği esasına dayanacak, bu da kurumlarımıza daha fazla özerklik ve kendi hedeflerine odaklanmasına imkan sağlayacaktır. 

Program akreditasyonu ise ilgili programa ait yeterlilikler esaslı ve uluslararası kalite güvencesi normlarının da referans alarak düzenleneceği ilke ve esaslar dâhilinde Kurulumuzca tescil yetkisi verilen ajanslar tarafından gerçekleştirilecektir. Program akreditasyonu zorunlu olmayıp, kurumların kendi istek ve talepleri esaslı olacaktır. YÖK ise bu süreci teşvik etmeye yönelik olarak akredite olan programları tercih kılavuzunda belirtecektir. Bu şekilde kurumsal düzeyde ve program özelinde tekâmülde devamlılık esaslı bir kalite güvencesi sisteminin oluşması hedeflenmektedir.

Yönetmelik kapsamında oluşturulacak Kalite Kurulu, yasal zorunluluk gereği YÖK’ den bağımsız değil fakat ilişkili bir yapıdadır. Ancak Kurul’un oluşumu ve üye yapısı, karar alma süreçlerinde bağımsız olmasına özen gösterilmiş ve en önemlisi tespit ve önerilerini Yükseköğretim Kuruluna sunarken eş zamanlı olarak kamuoyu ile paylaşma yöntemiyle olabildiğince bağımsız bir yapıda çalışması öngörülmüştür.
Yeni YÖK olarak, bu bağlamda olması gereken ve gönlümüzden geçen aldığımız kararların sonuçlarının ve eğitim öğretime katkılarının değerlendirildiği Yükseköğretim Kurulundan tamamen bağımsız bir Kalite Güvencesi Sisteminin oluşturulmasıdır. Ancak mevcut şartlar dâhilinde yapılması gerekenlerin bir takım engelleri bahane ederek ertelenmemesi gerektiğini, her hal ve şartta yapılabilecek iyileştirme imkânının bulunduğunu düşünüyoruz. 

Yönetmelik zemininde başlatılan bu girişimin tedricilik kavramı çerçevesinde kanuni
düzenlemeye evrilmesinin yükseköğretimimizin yararına olduğunu bir kez daha ifade etmek isteriz. 

Bu Yönetmeliğin hazırlanması sürecinde, Taslak Yönetmelik Kurumumuz internet sayfasında askıya çıkartılarak ilgili tüm kamuoyunun görüşüne sunulmuştu. Gelen görüş ve önerilerin tümü ayrıntılı ve dikkatli olarak değerlendirilmiş ve mevzuatımız dâhilinde tümü dâhil edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda görüş bildiren tüm kamuoyuna bu sürece katkı ve destekleri için teşekkür ediyoruz.

Bu Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sistemimizde yapısal bir
değişimi de başlatacağını söyleyebiliriz.."