Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, bankacılık sektöründe sermaye yeterlilik oranının (SYR) kredi hacminin daha da büyümesini destekleyecek düzeyde olduğunu belirterek, sektörün, SYR'nin yüzde 12 olması koşuluyla 300 milyar lira üzerinde yeni risk alabilecek düzeyde olduğunu ifade etti.

İlk çeyrek sonu itibariyle bankacılık sisteminin SYR'si yüzde 19.95 seviyesinde bulunuyor.

TBB'nin genel kurul toplantısında konuşan Özince, yeni risklerin alınmasını sınırlandıran en önemli faktörün ise kredi talebinin kalitesi olduğunu belirterek, "Mevduatın vade yapısı, yurtdışı finansman imkanlarının belirsizliği, kayıtdışılık, aracılık maliyetini pahalı hale getiren yükler yanında düzenlemelerdeki belirsizliklerin risk yönetimini güçleştirmesi risk hacminin düşük kalmasına neden oluyor" dedi.

Global alandaki finansal düzenlemelerin gelişmekte olan ülkeleri ve sermayenin kıt, aracılık maliyetinin yüksek olduğu Türkiye'yi de olumsuz etkilemesinin muhtemel olduğunu kaydeden Özince, düzenlemelerin ihtiyatlı bir yaklaşımla izlenmesi, ekonominin ve finansal sektörün büyümesinin desteklenmesi yönünde ele alınmasının beklendiğini ifade etti.

Bankacılıkta otoritenin proaktif yaklaşım izlediğini bunun da GSYH'deki küçülmenin yavaşlamasına katkı sağladığını belirten Özince, "Ekonominin beklenenden daha kısa sürede toparlanmasına bankalar önemli katkı sağladılar. Bankacılık sektörü hem kamuya hem de özel sektöre finansman sağlamaya devam etti" diye konuştu.

Bankacılık sektörünün toplam aktiflerinin yılın ilk çeyreğinde geçen yılı aynı dönemine göre yüzde 14 oranında büyüyerek 826 milyar liraya çıktığını hatırlatan Özince, toplam aktiflerin yüzde 48'inin kredilerden, yüzde 33'ünün menkul kıymetlerden oluştuğunu kaydetti.

Sektörde bireysel müşteriler de dahil edildiğinde kredi müşteri sayısının 40 milyonu aştığını belirten Özince, şöyle devam etti: "Kredi riski beklenenden daha düşük kaldı. Tahsili gecikmiş alacakların kredilere oranı 2009 sonunda yüzde 5.7'ye yükseldikten sonra Nisan sonu itibariyle yüzde 5'e düştü. Bu oran kurumsal kredilerde yüzde 4.9, tüketici kredilerinde yüzde 3.7, kredi kartlarında ise yüzde 10.6'dır. Bankacılık sistemi sorunlu kredilerinin yüzde 85'i oranında karşılık ayırdı."

Özince, kredi mevduat oranının 2009'da yaklaşık 5 puan düşüşle yüzde 75 olduğunu belirterek, Nisan itibariyle ise yüzde 78'e yükseldiğini kaydetti.

Mevduat talebinin özellikle TL'de artmaya devam ettiğini söyleyen Özince, şöyle devam etti:

"2010 Mart itibariyle 507 milyar lira ulaşan toplam mevduat, mevduat bankalarının kaynaklarının yüzde 73'ünü oluşturuyor. TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 68'dir. Mevduat hesap sayısı 91 milyonun üzerindedir. Bankalardan sağlanan yabancı para cinsinden kaynakların toplam aktiflere oranı yüzde 8 ile düşük bir düzeyde kaldı."

Finansal olmayan kuruluşların yurtdışında kullandıkları yabancı para cinsi kredilerin 10 milyar dolar azaldığını kaydeden Özince, Türkiye'deki şubelerden kullanılan kredilerin de aynı miktarda arttığını ve bu sayede dış borç stokunun düştüğünün altının çizdi.

Özince, bankacılıkta çalışan sayısının 174 bin 500 ile rekor kırdığını söyledi.