Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'deki yoğun temaslarına devam ediyor.

Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile bir araya geleceği akşam yemeği öncesinde ABD ticaret Odası'nda düzenlenen yuvarlak masa toplantısına katıldı.

Burada Türk ve ABD'li iş adamlarına seslenen Başbakan, Türkiye-ABD arasındaki ekonomik ilişkileri ele aldı.

10 yıllık süreçte ABD'nin Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım sıralamasında 8.5 milyar dolarla üçüncü sırada olduğunu söyleyen Erdoğan, bunun yetersiz olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Biz isterdik ki Amerika ilk sırada yer alsın ve bunu açık ara yapsın. Amerika bunu yapar mı, yapması lazım" diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasında özetle şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yakın çevresinde meydana gelen dönüşüm süreci ve uzun süren mali krizler Türkiye ve ABD arasındaki işbirliğinin önemini ortaya koydu.

Sayın Obama'nın Türkiye'yi ziyaretinde iki ülke arasındaki ilişkilere bir başlık attık. O da Model ortaklık. Model ortaklık anlayışı işbirliğimizin niteliğini ve derinliğini ifade ediyor. İlişkilerimiz her boyutta geliştirilmesi için temas ve çabalarımız sürüyor.

Ekonomik boyut ilişkilerin önemli bir yönünü oluşturuyor. İki ülke arasında ticaret ve yatırımın artırılmasında enerjiye ve 3. ülkelerle işbirliğine kadar pek çok konu bulunuyor.

Amacımız, bir yandan diyalog ve işbirliğini geliştirip ticari yatırımları ve karşılıklı yatırımları dengeli bir şekilde artırmak. Öte yandan halkların ve iş adamlarımızın birbirini daha iyi tanımasını sağlamaktır.

Şu anda ülkelerimiz arasındaki ekonomik mekanizmalar başarıyla işliyor. ABD ile ikili ticaret hacmimiz 2012 sonu itibariyle 20 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu potansiyelin altında bir rakamdır. Bununun çok daha üzerine çıkmamız gerekiyor. Bunu gerçekleştirecek olan ekip girişimciler burada. Şu anda Türkiye'den 100'ün üzerinde iş dünyamızın seçkin temsilcileri burada. Ona yakın STK başkanları var.

Burada bulunan firmalarımızın yıllık cirosu 125 milyar dolar ve çalıştırdıkları eleman sayısı 575 bin. Burada sektörel bazda karşıtlarıyla yaptıkları görüşmeler önümüzdeki sürece yönelik farklı adımların atılmasına vesile olacaktır.

ABD şirketlerinin Türkiye'ye artan ilgisinden memnunuz. 2003-2012 yılları arasında ülkemize gelen 123 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım arasında ABD, 8.5 milyar dolara tekabül eden yüzde 8.4'lük payı ile 3'üncü sırada yer alıyor.

Biz isterdik ki Amerika ilk sırada yer alsın ve bunu açık ara yapsın. Amerika bunu yapar mı, yapması lazım. Bunu şöyle süratle artırabiliriz. Model ortaklık kolay değil. Onun karşılıklı olarak bizlere yüklediği bazı yükler var. Şu anda dengelere baktığımızda dengeler biraz farklı.

2012 itibariyle ABD'nin ülkemize yönelik yabancı yatırımı 400 milyon dolar tutarında kaldı, çok düşük. ABD'li yatırımcıların ülkemizin istikrarlı ikliminden yararlanmasını istiyoruz. Türkiye bu açıdan güvenli bir limandır."

SALIPAZARI İHALESİ
Erdoğan konuşmasında Galataport olarak bilinen Salıpazarı Liman Sahası'nın özelleştirme ihalesine de değindi. İhalenin, daha önce çıktığı ihale şartlarından farklı olarak 702 milyon dolarla sonuçlandırıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu da yine Türkiye'nin şu anda hangi konumda olduğunu gösteriyor. Kısa bir süre önce İstanbul Havalimanı'nın ihalesi yapıldı, bu havalimanı da çok çok farklı bir rakamla neticelendi. 100 milyon/yıl kapasiteli bu havalimanı da yine 22 milyar 152 milyon avro ile neticelendi. 5 Türk firması, kendilerine dışarıdan bakışta medyanın taktığı sıfat 'Çılgın Türkler'dir. Zaman zaman aramızdan böyle 'Çılgın Türkler' çıkar bizim, onlar bir yerde kaderi değiştirirler. İnanıyorum ki atılan bu adımlarla farkı gelişmeler var.

Şimdi de yeni bir adım atılıyor; Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacak olan Kanal İstanbul ihalesinin hazırlıkları var. İnanıyorum ki burada da çok ciddi bir rekabet olacaktır. Bu ciddi rekabetle birlikte gerek havalimanı gerek Kanal İstanbul gerek bu çevrede oluşacak modern şehirleşmeler İstanbul'un dünyadaki konumunu, yerini çok daha farklı bir yere taşıyacaktır. Bu aslında orada nüfus çekim alanı oluşturmayacak, İstanbul'un kendi içindeki nüfusunu kenardan merkeze taşıyan ve şehirleşmede moderniteyi getirecek olan bir anlayış olacaktır."

'TÜRKİYE KENDİ OTOMOBİLİNİ ÜRETECEK'
Erdoğan konuşmasında değindiği yerli otomobil konusunda ise şunları söyledi:

"Türkiye'nin, dünyanın 16. büyük otomotiv üreticisi ve Avrupa'nın en büyük ticari araç üreticisi olduğunun altını burada çizmek istiyorum. Hedef şu; Türkiye kendi otomobilini de üretecektir, kim ne derse desin bu da olacaktır.

Türkiye, küresel enerji tüketiminin yarısının ve petrol, doğalgaz rezervlerinin yüzde 70'inin de kavşağında bulunuyor, böyle de bir durumu var. Geçtiğimiz 10 yılda kaydettiği büyüme performansıyla Türkiye, dünyada Çin'in ardından enerji talebi en hızlı artan ülke oldu. Şimdi kaya gazının üretildiği bir süreç yaşanıyor, tabii ki bunların da değerlendirmesinin yapılacağı bir sürecin içerisindeyiz."