Eski IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Forum İstanbul'un Dünya Finansal ve Ekonomik Krizinden 2023 Türkiyesi'ne'' toplantısında faiz oranlarının düşük olmasının, her şeyi teşvik ettiğini anlattı.

Faiz oranlarının düşük olduğu ortamda, finansal şirketlerin daha fazla risk üstlendiklerini dile getiren Krueger, ''Düzenleme açısından bazı şeyler yapılabilirdi, bu da olayları daha hafifletebilirdi'' dedi.

Tüm sıkıntıların gerisinde, düşük faiz oranlarının yattığını vurgulayan Krueger, yaşanılan küresel dengesizlikle birlikte, bazı ülkelerin, diğer ülkelerden tasarruflarını emdiğini ifade etti.

Krizin çözümünün, küresel dengesizliklerin çözümüyle olacağına inanmadığını belirten Krueger, şunları kaydetti: ''Uzun dönemde, uluslararası ekonomiler için kaygılar biraz daha sürecek. Büyük buhrandan bu yana, en şiddetli durumdayız. Bu resesyonu diğerlerinden ayıran bazı özellikler var. Birincisi; küresel olması. Dünyanın, her ülkesi, bu krizden etkilenmiştir.

Bu krizden çıkış, çoğu ülke için ihracata dayalı olmayacaktır. Bir yandan da konut krizi var. Konut krizi, finansal piyasaları, finansal piyasalar da bilançoları etkiledi. Bilançolar zarar gördü ve gayrimenkul varlıklar düştü. Ekonomik faaliyetler canlanmaya başladığında insanlar, hala bilançolardan kaygı duyuyorsa, büyüme oranı, çok düşük olacak. Bu krize kadar, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana çoğu resesyonun yüzde 90'ından fazlasının toplam talebe dayalı olduğunu söyleyebiliriz ama bu, daha çok bilançoya dayalı bir resesyon.''

Toplam talebin etkilerinin kısa vadede bilançolardan daha önemli olacağının düşünülmesi durumunda daha umutlu olunabileceğini dile getiren Krueger, ''Yeterince bilgimiz yok ama ılımlı bir şekilde umutlu olabiliriz ki ABD, bu resesyonun dibini, önümüzdeki 5-6-7 ay içerisinde görecek. Belki hatta yaz sonu kadar erken olacak. En karamsarlar bile, önümüzdeki yılın başlarında dibe ulaşılacağını söylüyorlar'' diye konuştu.

Tüketici güveninin ve kredilerin artmaya başlamasının, toplam talebin hızlıca canlanmasına yardımcı olduğunu dile getiren Krueger, bu yılın sonlarına doğru ABD'de, konut fiyatlarının dibi göreceğini ifade etti. Bankacılık sektörünün de daha fazla güven vermesi gerektiğini vurgulayan Krueger, ''Konut sektörü, bir dönüm noktasına yaklaşmış gibi görünüyor'' dedi.

KISA VADEDE DAHA İYİMSERİM AMA
Toplam talepteki artış ivmelerinin etkisinin, kısa vadede bilanço negatiflerini telafi edeceğine dikkati çeken Krueger, şöyle konuştu:

''Ülkelerin yaşadığı sıkıntıların bazıları toplam talebe, bazıları ise bilançoya dayanıyor. Ben Türkiye'yi, ihracattaki kayıplarından dolayı, toplam talep kısmına koyuyorum. Finansal sisteminiz çok iyi durumda görünüyor. Bazı ülkeler hem toplam talepte hızlı düşüşler yaşadı hem de çok güçlü negatif bilanço etkisiyle karşılaştı. Onlar, çok kötü durumdalar ama Türkiye o kategoride değil.

Ekonomik aktiviteler kötüye gittiğinde, buna tepki verebilmek için, yeterli marjı olan bir para politikasının olması çok önemli. Bazı ülkeler, GSYİH'larına oranla, çok daha yüksek borçlar içindeler ve daha büyük sorunlarla karşılaşacaklar.

Daha yapılabilecek çok şey var. Zor olan şu; hem ulusal hem de uluslararası olarak bu sistemi geliştirmek için neler yapabileceğimize karar vermeliyiz. Ne yazık ki şu aşamada herkes yandı ancak, yinede bu olaydan, yeterli dersleri alabilir ve kararlar verebiliriz.

Düzenlemelerde bir takım sorunlar oldu ama aynı zamanda iyi bir ekonomik gelişme de oldu. Bu düzenlemeleri kesmemek ve daha fazla teşvikleri düşünmek lazım.''

Resesyonun, ne kadar sürerse, o kadar tehlikeli olacağına dikkati çeken Krueger, ''Eğer bundan kaçınılabilinirse, düzelme, daha hızlı bir şekilde başlarsa, o zaman dünya ekonomisi, en fazla 2-3 yıl içinde tekrar büyümeye yönelecektir. Kısa vadede daha iyimserim ama uzun vadede endişeliyim'' diye konuştu.

IMF DESTEĞİ KISA VADELİ OLUR
Ann Krueger de Türkiye'nin borç sorunun bir kısmını hallettiğinin görüldüğünü ifade ederek, reel faizin uzun vadede daha da düşmesi, bunun için de kamu maliyesinin güçlenmesi gerektiğini söyledi.

IMF'nin desteğinin kısa vadeli olacağına ve desteğin kısa vadede güven vereceğine işaret eden Krueger, Türkiye'nin kısa vadede ihtiyacını karşılaması ama uzun vadeli politikalar oluşturması gerektiğini belirtti.