Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yeni Başkanı Şakir Ercan Gül, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Şakir Ercan Gül, bugüne kadar yapılan 19 milyar dolar tahsilatın, 10 milyarını Hazine’ye devrettiklerini söyledi.

Gül, Maliye ile birlikte kamuya da 15 milyar dolar aktarıldığını kaydetti. TMSF Başkanı Gül, gerektiğinde yumuşak, gerektiğinde ise sert olacaklarını ifade etti.

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, kamuya devredilen 22 bankaya ayrılan 30 milyar dolar kaynağın yarısını tahsil ettiklerini, varlık fiyatlarına bağlı olarak önümüzdeki dönemde 2-3 milyar dolarlık tahsilat gerçekleştirebileceklerini söyledi.

Ekonomik ve siyasi istikrar, güçlü yetkilendirme ve varlık fiyatlarının yükselmesinin desteğiyle, TMSF'nin 2004'ten bugüne kadar yaklaşık 19 milyar dolar civarında brüt tahsilat yaptığını belirten Gül, şöyle devam etti:

"Net olarak bu dönemde yaklaşık 10 milyar dolar para Hazine'ye intikal ettirdik. Bunun, 8 milyar doları nakdidir diğeri kağıt iadesidir... Bu tahsilatımızdan yaklaşık 4-5 milyar dolar civarında parayı Maliye'ye intikal ettirdik, çünkü vergiye öncelik tanındı. Yaklaşık 15 milyar dolarlık tutarı biz kamuya aktardık. 2001-2004 döneminde bu tutar aşağı yukarı 750,000-800,000 dolardı" dedi.

Garipoğlu, Yiğit, Aksoy ve Çağlar gruplarının borçlarını yeniden yapılandırmak için TMSF'ye başvurduğunu doğrulayan Gül, hakim ortakları şirket yönetimine çekme yöntemini uygulayacaklarını belirterek, "Buradaki maksadımız hakim ortağın en kısa zamanda ödeme planına bağlı olmadan belirlediğimiz takvim çerçevesinde ilgili şirketlerin satımını sağlaması... Hakim ortağın bu varlıkları satıp borçtan düşmesine ve bu paraların gelmesi durumunda da ortağa iskonto yapma imkanı veriyoruz" dedi.

Toprak Grubu'na her türlü kolaylığı sağladıklarını ancak grubun bunu kullanamadığını söyleyen Gül, "Hukuk yoluyla mücadele istiyorsa onun tercihi. Bizimle anlaşmak istiyorsa hâlâ kapımız açık. Kimseye ön yargılı değiliz" dedi.

BURGAZ RAKI'YI ZORLUYORUZ
Burgaz Rakı'nın satışına ilişkin olarak olumsuz yanıt aldıkları Rekabet Kurulu'na yeniden başvurduklarını belirten TMSF Başkanı, "Rekabet Kurulu'ndan cevap bekliyoruz. Olumlu cevap verirse ihaleyi sonlandıracağız. Aldığımız fiyatı tekrar bulma düşüncemiz zayıf olduğu için biraz bunu zorluyoruz" dedi.

Rekabet Kurulu, Burgaz Alkollü İçecekler'in Mey İçki'ye devrine, işlemin rakı pazarında rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracağı ve diğer yüksek alkollü içkiler pazarında da hakim durum yaratılması nedeniyle izin vermemişti.

Çukurova Grubu'yla yaptıkları Pamukbank protokolünün en iyi anlaşmalardan biri olduğunu söyleyen Gül, "Faiz oranı en iyi anlaşmalardan biridir. O zamanki kamunun borçlanma faizini esas alarak bir iskonto uyguladık. Türkiye'nin en fazla paraya ihtiyaç duyduğu dönemde 2.1 milyar dolar tahsilatı yapabildik, eleştiriler haksız" savunmasını yaptı.

Adabank'ın satışıyla ilgili olarak Gül, "BDDK konuyla alakalı olarak bize tekrar soru yöneltti. Tekrar bir değerlendirme içerisindeyiz. Yakın zamanda Adabank süreci sonuçlanır diye umuyorum" dedi.

Dinç Bilgin'in protokolüyle ilgili olarak Gül, varlık sıra cetveliyle ilgili itirazlar nedeniyle uyuşmazlık içerisinde olduklarını belirtti ve "Sıra cetvelinin kesinleşmesi gerekiyor. Uyuşmazlık ileride giderilirse bu işi belki sonlandıracağız" diye konuştu.

Uzanlar'dan İmar Bankası borcu nedeniyle devraldıkları Telsim'in satışıyla ilişkili olarak tahkime giden Saba Fakes'in duruşmasının yaz aylarında görüleceğini belirten Gül, "Bu davayı hukuk sisteminin nasıl kabul ettiğini anlamıyorum. 19 milyar dolarlık dava açılıyor. Mahkeme de yatırımcıya sen kimsin ne zaman yatırım yaptın diye sormuyor" dedi.

Varlık bulunmaması nedeniyle TMSF'nin en kötü anlaşmasının Korkmaz Yiğit'le olduğunu belirten Gül, "İmar Bankası ve Egebank'ta anlaşma yapamadık. Aksoy anlaşması da kötüdür, yürümedi" dedi.

Borçlu olan banka hakim ortaklarının önce borçlarını indirip sonra vade istediklerini vurgulayan Gül, "Bunlar bankacılık yapmış. Vatandaşın canını nasıl yaktıklarını kamuoyu biliyor. Mesele faiz meselesi değil. Mesele taşıyamayacağı borç rakamını anlamlı hale getirebilmek ve varlık satışıyla bunu elde etmek. Bu noktada bir çalışma yapmak gerekiyor" dedi.