Türkiye'nin 5 yıllık risk primi oranları (CDS), 189 baz puan oranlarından işlem görüyor. Önceki günlerde Türkiye'nin risk primi oranları 193 puanının üzerinde işlem görüyordu.

Piyasaların genelde tatil havasında olması ve yoğun işlemlerin yapılmaması da, Türk tahvillerinin oranlarını olumsuz etkilemiyor.

Türkiye'nin değerlendirildiği Yükselen Piyasalardaki durumun çok iyi olmaması da Türkiye'nin risk primini göreceli olarak daha düşük olmasına imkan veriyor.

CDS oranı, Türkiye riskinden korunmak için ödenmesi gereken primi yansıtıyor. Türk tahvillerini alan ve bu tahvilin geri ödenmesinden çekinen yatırımcılar, buna karşın bir ''sigorta'' satın alıyorlar. Bunun için de her yıl CDS oranı kadar bir prim ödüyorlar.

Türkiye'nin borçlarını ödememe olasılığına karşı alınan sigortaya ödenen sigorta primlerinin, mevcut kredi notunu da yansıttığı ifade edildi.

Türkiye, 5-10 yıl vadeli tahvillerde, yükselen piyasalarda nispeten daha iyi bir risk primine sahip bulunuyor.

Ukrayna, Macaristan ve Romanya gibi ülkelerde Uluslararası Para Fonu (IMF) programlarının bulunduğunu, buna rağmen o ülkelerde faizlerin yükseldiğini vurgulayan analistler, Türkiye'de ise faizlerin bu denli yükselmediğine dikkat çekiyorlar.

Türkiye'nin sigorta primi şu anda, Yunanistan'ın yanı sıra Macaristan, Rusya ve bir çok Doğu Avrupa ülkesinden daha düşük düzeyde bulunuyor.

Reyting kuruluşu Fitch'in, Türkiye'nin kredi notunu iki kademe yükseltmesinin ardından, Türkiye'nin risk prim oranları da gerilemeye başlamıştı.

HAZİNE'NİN BİLEŞİK FAİZ ORANLARI DA GERİLİYOR
Hazine'nin iskontolu bono ihalelerinde bileşik faiz oranları piyasalarda yıllık ortalama yüzde 12 düzeyinde hareket ediyor.

2004 yılında ortalama yüzde 23-25 bandında hareket eden bileşik faizler, 2005 yılının Kasım-Aralık ayları ile 2006 yılının ilk altı aylık döneminde 13-14 bandına oturmuştu. 2007'de 16,5-20,5 aralığında seyreden bileşik faizler, 2008'de de 16,5-21,5 aralığında gerçekleşmişti.

2003 yılında yüzde 28-60 aralığında hareket eden bileşik faizler, 2002 yılında yüzde 50-70, 2001 yılında ise 65-195 aralığında seyrediyordu.

Analistler, enerji ve emtia fiyatlarındaki gerilemeyle de, kısa vadeli belirsizliğin, dolayısıyla risk algılamalarının azaldığını vurguluyorlar.