TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı, Ankara Sheraton Oteli'nde yapıldı. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes özetle şunları söyledi:

"Toplum olarak çok gerildik, çok da yorulduk. Gerilimlerin düşmesini doğal hayat tempomuza dönmeyi terörün değil, barışın, kaygıların değil geleceğe güvenin hakim olduğu bir ortamı arzuluyoruz. Sayın Başbakanın hükümet programında belirttiği üzere kendi sözleri, ülkemizin ve siyasetin normalleşmesi hayati bir meseledir. Bu anlayışla artık ileriye olumlu bakmak ve küresel rekabette kaybettiğimiz ivmeyi geri kazanmak istiyoruz. Küresel krizden bu yana işler bir türlü rayına girmiyor. Kuşkusuz ülkemizdeki ekonomik ve sosyal gelişmeler de küresel koşullardan etkileniyor. Küresel ölçekte siyasi istikrarsızlık, ihtiyaç duyulan ekonomik ve sosyal reformların hayata geçirilmesini zorlaştırıyor."

Birkaç hafta sonra yeni yıla girileceğini hatırlatan Cansen Başaran-Symes sözlerine şöyle devam etti:

"Bugünün dünyasında, nesnelerin interneti, mobil teknolojiler, temiz ve verimli enerji teknolojileri, akıllı kentler ile şekilleniyor. Sanayide 4.0 dönemine giriyoruz. Toplumlar, devletler değişiyor. Her yeni genç kuşak topluma farklı beklentiler ile katılıyor. Gerçeklikle, sanalı ayırmakta güçlük çekiyoruz. Bu sadece teknoloji ile değil tavır ve tutum ile ilgili."

AB SÜRECİ

Türkiye'nin AB sürecine de değinen Cansen Başaran-Symes, şu ifadeleri kullandı:

''Yeni AB ivmesini çok çok önemsiyoruz. Bu reformlar bizi AB'ye tam üyelik hedefine yaklaştıracaktır. Mülteci krizinin çözümüne dönük AB ile işbirliğini insani açıdan son derece kıymetli buluyoruz. Ancak zaten olması gereken vize muafiyetinin yeni fasılların müzakereye açıklamasının ve genel anlamda AB üyelik sürecinin mülteci sorunundan bağımsız olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzde hem siyasi hem ekonomik ve sosyal reformlar üzerine yoğunlaşabileceğimiz kesintisiz bir 4 yıl var. Bu kaçırılmaması gereken değerli bir fırsattır. Türkiye bu dönemi reformlara yoğunlaşarak geçirebilirse tüm elverişsiz küresel koşullara rağmen içinde bulunduğu ülke grubundan pozitif ayrışabilir. Üstelik pozitif ayrışabilmemiz için çok önemli bazı avantajlara sahibiz. Reformlara son derece olumlu yanıt veren bir iş dünyamız var. Fırsatları kullanabilme ortamını ne kadar bozduğumuzun acaba farkında mıyız? Siyasal bünyemizdeki yaraları sarmamız ve toplumsal barışı yeniden tesis etmek için hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile adil yargılama konusundaki eksikliklerimizi süratle gidermemiz gerekiyor. Elimizde hayata geçirilmeyi bekleyen bir yargı reformu stratejisi var. Adalet sistemimizin güçlendirilmesine ihtiyaç var. Özgürlük alanlarının genişletilmesi, ifade ve basın özgürlüğünün bir kırmızı çizgi olarak addedilmesi reform ihtiyacı gösteren en önemli alanlardır.''

''TÜM KESİMLERLE İSTİŞARE İÇİNDE HAREKET EDİLMELİ''

Başbakan'ın TBMM'de hükümet programı sunumunda vurguladığı politikaların şekillendirilmesi ve hayata geçirilmesinde tüm kesimler ile yakın bir istişare içinde hareket edilmesini, bu süreci önemli bir başarı ölçütü olarak gördüklerini belirten TÜSİAD Başkanı, "Yeni parlamentomuzu, hükümetimizi tebrik ediyor başarılar diliyorum" diye konuştu.