Ansel Elgort: Sokakta bir şey izliyormuş gibi yapıp insanları çekiyorum

The Goldfinch (Saka Kuşu) filmiyle gündemde olan genç yıldız Ansel Elgort, "Metroda, sokakta yürürken telefonda bir şey izliyormuş gibi yapıyorum ama aslında insanları çekiyorum" dedi.

  • 1

    Amerikalı yazar Donna Tartt’ın aynı adlı romanından uyarlanan The Goldfinch (Saka Kuşu) filmi, Türkiye’de 27 Eylül’de vizyona girecek. Metropolitan Müzesi’ne düzenlenen terör saldırısında annesini kaybeden 13 yaşındaki Theo’nun çarpıcı öyküsünü konu alan filmin başrolünde, Ansel Elgort seyirci karşısına çıkacak. 25 yaşındaki genç yıldız filmi ve bilinmeyenlerini Hürriyet'ten Barbaros Tapan'a anlattı.

    Sanatla aranız nasıldı, filmden sonra sanata bakışınızda bir değişiklik oldu mu?

    - Sanatla iç içe büyüdüm. Annem ve babam sanatçı. Çocukluğumdan itibaren kendim için de “sanatçı” dışında bir tanımlama yapmadım. Eninde sonunda yaptığım işin sanatın bir parçası olacağını biliyordum. Bu filmi yapmak, sanata daha da saygı duymamı sağladı. Çünkü biz insanlar gelip geçiciyiz. Ölüp gideceğiz. Ama sanatçıysan, eserlerin hep var olacak.

  • 2

    Terör saldırısının geride kalanların hayatlarını nasıl etkilediği, Theo’nun iç dünyasında yaşadıkları... Çok hassas konular değil mi?

    - Tahmin bile edemezsin! Her sahnede çatışma yaşadım. Zaten duygusal bir yapım var. Filmdeki gibi bir sürü şey yaşasam, bir de üstüne onca yalanla uğraşmak zorunda kalsam ne yapardım bilemiyorum...

    Başa çıkılması zor konular ama filmde oldukça güzel portrelediniz...

    - Zaten kitabı okurken hayal dünyamda Theo olmuştum. Tüm duygularımla Theo’nun yaşadığı matemi hissetmiştim... Hepimiz, içimizde birçok şeyi saklıyoruz, yaşadığımız durumlara göre maskelerimizi takıyoruz. Theo da aynı şeyi yapıyor. Bazı anlarda maskesini takıyor ve travma yaşayan bir genç değilmiş gibi davranıyor...

  • 3

    Sizin çocukluğunuz nasıldı? Theo’yu anlatırken kendi çocukluğunuza döndünüz mü?

    - Theo ile karşılaştırınca benim çocukluğum oldukça mutlu ve eğlenceliydi... Belki bu iyi bir şeydir rol için. Çünkü bana hiç yaşamadığım bir şeyin sadece hayalini kurup yaratma imkanını sundu. Bu konuyla ilgili Steven (Spielberg) harika bir tavsiye verdi.

  • 4

    Bizimle de paylaşır mısınız?

    - Tabii ki... “West Side Story”de bazı karanlık, kötü sahneleri çekiyorduk. Steven’a gittim, “Keşke mutsuz bir aileden gelseydim, belki o zaman daha iyi portreleyebilirdim” dedim. Hayranı olduğum tüm aktörler zorlu bir hayattan geliyorlar. Mesela Marlon Brando ya da James Dean... “Belki o yüzden bu aktörler duyguları hiç zorlanmadan yansıtabiliyorlardı” dedim. Steven ise “Hayır! Bir aktörün sahip olabileceği en önemli şey hayal gücüdür. Onların yansıttıkları duygular, yaşadıkları zorluklardan kaynaklanmıyor” dedi. Ve şöyle devam etti: “Daniel Day-Lewis’e, Meryl Streep’e bak, harika ailelere sahiptiler ama dünyanın en iyi oyuncuları arasındalar, çünkü hayal dünyaları çok geniş.” Ben de “Saka Kuşu”nda kendi çocukluğumdan tamamen sıyrıldım, sadece hayal gücümü kullandım.
  • 5

    Biraz da özel hayata geçelim mi? Kız arkadaşınızla ilişkiniz nasıl?

    - Harika, çok iyi... Hem aşkım hem de işim iyi. Donna Tartt bir röportajında hayatta sahip olabileceğimiz en önemli şeylerden bahsetmiş: Sevgi ve iş. Şükürler olsun ki her ikisine de sahibim.


  • 6

    Kız arkadaşınız balerin. “West Side Story”deki dans sahneleri için size destek oluyor mu?

    - Çok fazla... Filmde dans ettiğimiz ve şarkı söylediğimiz sahneler favorilerim. Aslında dans etmek de şarkı söylemek de rol yapmak gibi. Onlarda da kendini ifade ediyorsun, sadece farklı formda, farklı şekilde... Theo’dan sonra “West Side Story”deki dans ve müzik beni çok mutlu hissettirdi.
  • 7

    Peki şarkıcılık? Albüm çalışmaları var mı?

    - İki single çıkardım. 2017’de “Thief”, 2018’de “Supernova”... Şu sıralar çekimler sebebiyle öyle yoğunum ki, vakit bulur bulmaz yeniden müzik yapacağım.

    Geleceğe dair ne gibi hayalleriniz var?

    - Piyano çalmayı öğrenmek istiyorum. Şarkı söylerken sesimin daha iyi olması için ses eğitimi almak istiyorum. Çok fazla hayalim var...
  • 8

    İçinde olmayı istediğiniz bir film ya da canlandırmayı hayal ettiğiniz bir rol var mı?

    - Doğaçlama yapmamıza izin verilen bir filmde rol almak istiyorum. Belki hayalim günün birinde gerçekleşir diye sürekli telefonumla kayıt yapıyorum.


  • 9

    Ne kaydediyorsunuz?

    - İnsanları... Metroda, sokakta yürürken... Telefonda bir şey izliyormuş gibi yapıyorum ama aslında insanları çekiyorum. Çünkü o görüntüler kamera önünde rol yapan aktörlerin görüntülerinden daha renkli, daha ilginç... İnsanoğlu çok ince detaylarla donanmış, onların farkında olmadan yaptıklarını izlemek ders gibi. Oyunculuğuma etki edeceğini düşünüyorum.