Anthony Hopkins: Transformers'ta bile lordum

Anthony Hopkins, ‘Transformers 5: Son Şövalye’ filminde İngiliz robot uzmanı Sir Edmound Burton rolünde. İşte Sir Hopkins’in ağzından 23 Haziran’da Türkiye’de vizyona giren yeni filmi....

  • 1

    Galli oyuncu Anthony Hopkins Transformers serisinin son halkası Transformers 5: Son Şövalye filmini anlattı. İşte "Transformers’ta bile lordum!" diyen 80 yaşındaki oyuncunun HT Pazar'daki röportajından satırbaşları:
  • 2

    Sizi Transformers’a çeken neydi?

    Michael Bay’di. Çok önceden kahvaltı için bir otelde buluştuk. O buluşmada filmin tamamının kafasında hazır olduğunu anladım. Hepsini ekibiyle birlikte tasarlamıştı. Bütün bilgisayar konularını biliyordu ve gerçekçi görünmeleri için çeliklerinin ışıktaki yansımasına saatlerce konsantre olabilirdi. “İlginç olacak” diye düşünmüştüm. Sonra bana senaryoyu gönderdi ve Sir Edmound Burton adlı bir adamı canlandırmamı istedi. “Sir Edmound mu?” dedim. Peki. (Gülüyor.) “Sen bir şövalyesin” dedi. “Peki, bir lord mu?” dedim. “Evet, bir aristokrat” dedi. Ben de senaryoyu aldım, gerçekten de çok iyiydi. Sevdim.
  • 3

    Nasıl ilerlediniz?

    Rolümü ve replikleri öğrendim. Ama Michael gibi yönetmenler, bildiğim kadarıyla sert olmakla ünlüdürler. Oliver Stone ya da diğer iyi yönetmenler gibi. Yani iyi anlamda sert... Buna saygı duyarım. Bu yüzden de oyuncu olarak yaptığınız işi bilmeniz ve orada hazır olmanız gerekir. Doğaçlama yapmanızı isterlerse yaparsınız, istemezlerse yapmazsınız.
  • 4

    Çekimin ilk günü nasıldı?

    Büyük bir kır evinde çekim yaptık. Michael beni selamlamaya geldi (Yönetmen Michael Bay). “Merhaba, nasılsın, tamam, harika” dedi. Çok hızlı konuşur, Hızlı Gonzales gibidir. (Gülüyor.) Ama ben de akılsız biri değilimdir. Hâlâ birkaç noktada çalışıyordum, içeri girdim. Michael oradaydı ve bütün ekip hazırdı. “Sana Tony diyebilir miyim?” dedi. Ben de “Evet, istediğini de” dedim. (Gülüyor.) Sanırım bir ekip oyuncusu olduğum mesajını hemen aldı. Yönetmen ne derse onu yaparım. Sonra sana güvenmeye başlarlar.
  • 5

    Günler geçtikçe ona “Şunu yapabilir miyim?” diye sordum, onun için sorun olmadı. İşte o zaman birlikte çalıştığınızı anlıyorsunuz. Söz konusu olan hiçbir zaman hükmetme, yetki verme veya söyleme değildir. Yani yönetmene nasıl yöneteceğini söyleyen oyuncular çok kötüdür. Ya da her şeyi yeniden yazmak isteyen oyuncular berbattır. Ben o görüşte değilim. Bu egoizmin en kötü türüdür. O tür bir yetki verme anlayışı. Ama çok eğlendik.
  • 6

    Karakterinizden bahseder misiniz?

    Bir İngiliz lordu, soyu bin yıl öncesine, antik ailelere, Kral Arthur’un meclisine dayanan bir aristokrat. Transformer’lar zamandan geldiklerini ve artık yeryüzünü ele geçireceklerini biliyor. İnsanlarla bir savaş olacağını biliyor.
  • 7

    Peki bu film, son projelerinize kıyasla nasıl bir yerde?

    Bu çok büyük bir film. Muazzam. Stonehenge’deyiz, Blenheim Sarayı’ndayız, Downing Sokağı’ndayız. Bu daha önce hiç yapılmadı. Ama o oraya girebiliyor. Mall’da Buckingham Sarayı’nın dışında bir akrobasi sürücüsüyle bir yarış arabasında yer alabiliyor. (Gülüyor.) Evet, bence bugüne kadar yaptığım en büyük film. Çok büyük bir film.
  • 8

    Wahlberg’le çalışmak nasıldı?

    Gerçekten muhteşem biri, kusursuz bir oyuncu. Ve çok sessiz. Sete hazırlıklı gelir ve işini yapar. Ayrıca doğaçlamayı da sever. Ben de severim. Açıkçası iyi bir senaryonuz varsa ki bu kusursuz bir senaryoydu, kalanı kolaydır. Bir yönetmen doğaçlama yapmanızı istemiyorsa yazdıklarına çok değer verdiği içindir ve sorun yoktur. Senaryoyu öğrenmen yeterli olur. Ama gerçekten iyi bir yönetmen de “Tamam, hadi biraz değiştirelim” der. 2010’da yayınlanan “You Will Meet a Tall Dark Stranger” (Türkiye’de Uzun Boylu Esmer Adam adıyla yayınlandı) filminde Woody Allen’la öyle çalışmıştım. “Şimdi tekrar yapabilirsin ve biraz değiştirip doğaçlama yapabilirsin” derdi. İnsanların rahat olduğunu ve senin yapabileceklerine güvendiklerini görmek güzeldir.

  • 9

    Filmin en zor kısmı neydi?

    Hiç yoktu, hem de hiç. “Kendini çok fazla ciddiye alma” felsefesine sahibim. Günümüzde buna “Rahat ol” diyorlar.
  • 10

    Rol arkadaşınız, komedyen Jerrod Carmichael sette size bir isim takmış...

    T-Hop! Çok hoştu, çok sevdim.


    O ismi Sir Anthony’ye tercih eder misiniz?

    Evet.

  • 11

    Favori Transformers filminiz var mı?

    Shia LaBeouf’unkileri severim. Özellikle de ilk izlediğimi... Çünkü ne bekleyeceğimi bilmiyordum. Mark Wahlberg’le olanları da severim. Çekimler başlamadan önce bilgilerimi tazelemek için hepsini yeniden izledim. Bence gerçekten muhteşemler.
  • 12

    Favori bir otobotunuz var mı?

    Hayır, pek yok. Ama Londra’dayken, Mall’da çekim yaparken, Buckingham Sarayı’nın yakınlarında çocuklar vardı ve benimle fotoğraf çektirmek istiyorlardı. “Bumblebee’yi tanıyor musun?” diye soruyorlardı. Ben de “Evet, çok iyi tanırım. Bu sabah birlikte kahvaltı ettik!” diyordum.
  • 13

    Bay, bilgisayar efektleri yerine pratik akrobasi sahnelerini tercih etmesiyle bilinir. Bu yaklaşımı nasıl buldunuz?

    Bayıldım. O gün arabalardan biriyle Mall’a gittiğimi hatırlıyorum. Çok iyi bir Amerikalı akrobasi sürücümüz vardı. Bana Admiralty Arch’tan 120 kilometreyle geçtiğimizi söyledi. Bir rokette iğne deliğinden geçmeye benziyordu. “Tanrım, iyi bir hayatım oldu” diye düşündüm. (Gülüyor.) “Kamera” diyorlar. Araba kükrüyor. Sonra geçerken kamera bende oluyor. Sonra tekrar ediyoruz. Sonra “Lütfen üçüncü kez yapmamı isteme. Bu şansını zorlamak olur” diye düşündüm.
  • 14

    Yani o sahnede rol yapmış olmayacaksınız.

    Hayır! Sadece ürkmemeye çalıştım.

    Bizi nasıl bir film bekliyor?

    Bence en iyi filmlerden biri olabilir. Michael’ın da en iyi filmlerinden biri. Çok eğlenceli olacak.