Felicity Jones: Bu role ayakkabılarla hazırlandım

ntv.com.tr

Kariyeri boyunca boyunca eşitlik için mücadele eden ABD Yüksek Mahkeme yargıcı Ruth Bader Ginsburg’ün hayatından esinlenerek sinemaya uyarlanan On the Basis of Sex (Eşitlik Savaşçısı) adlı film, cuma günü vizyona giriyor. Filmin başrol oyuncusu Felicity Jones ntv.com.tr’nin sorularını yanıtladı. Jones, “Role hazırlanırken bir hafta önce ayakkabıları giyip, sete her gidişimde garip ısınma egzersizleri yaptım. Çekimlerden önce tuzlu ve biberli haşlanmış yumurta yedim” dedi.

  • 1

    On the Basis of Sex (Eşitlik Savaşçısı), kariyeri boyunca eşitlik hakları için verdiği mücadelede, sıkıntılarla ve sayısız engellerle karşılaşan ABD Yüksek Mahkemesi Yüksek Yargıcı Ruth Bader Ginsburg'ün gençlik hikayesinden esinlenen bir film. Harvard Hukuk Okulu’nda 500 erkek arasındaki 9 kadından biri olarak başladığı zorlu yolculuğuna hiç yılmadan devam eden Ruth, eşi Marty Ginsburg ile temelinde cinsiyet ayrımcılığı olan bir vergi davası ile emsal olacak bir başarı elde eder.

    The Theory of Everything filminde Jane Hawking, Rogue One: Bir Star Wars Story filminde Jyn Erso gibi birçok ikonik karakteri canlandıran Felicity Jones, On The Basis of Sex filminde ise, insan hakları savunucusu efsanevi Ruth Bader Ginsburg olarak seyirci karşısına çıkıyor.

    On The Basis of Sex, 28 Aralık Cuma günü gösterime giriyor.

  • 2

    Ruth Bader Ginsburg, zor ve ikonik bir karakter olmasının yanı sıra hukuk temelinde ilerleyen bilgi ve donanım gerektiren bir rol. Nasıl hazırlandınız ve rolünüze hazırlanırken Ginsburg ile görüşüp fikir aldınız mı?

    Film çekimlerinden önce ekstra hazırlık yaptım. ABD Yüksek Mahkemesi Yüce Divan Üyeleri ile hoşça vakit geçirdim. Ruth beni evinde ağırladı. Resimlerini gösterdi. Evinin her köşesi ailesi ve büyük aşkı Marty’nin fotoğraflarıyla kaplı. Çok uzun ve sevgi dolu evlilikleri olan genç bir sevgili gibilerdi. Masasının ve eşyaların fotoğrafını çektim. Öne çıkan en önemli şeylerden biri de bu kadınının insani yönünün çok güçlü olması ve her şeyle ilgilenmesiydi. Üstünkörü ya da kibirli bir şekilde yaptığı hiçbir şey yoktu. Film sadece Ruth'un kariyerine değil, aynı zamanda kişisel hayatına da değindiği için bu deneyim benim için çok değerliydi.

  • 3

    Marty Ginsburg ile çok özel bir ilişkileri var. Birbirlerine her konuda destekler ve zorlu yılları birlikte geçirmişler. Bu ilişkinin sizin üzerinizdeki etkisi nasıl oldu?

    Çok özel bir ilişki. Onlar gerçekten hayat arkadaşıymış. Eski görüntülerinin, özünde kahkaha yatıyor. Birbirlerini deli gibi güldürüyorlar. Romantik ilişkinin yanı sıra gerçek bir dostlukları ve birbirlerine karşı sonsuz saygıları var. 1950'li yıllar olmasına rağmen ikisi de temizlik ve yemek yaparmış.

  • 4

    Filmi izleyen Ginsburg’den etkilenmemek imkansız. Oldukça ilham verici bir hayat, değil mi?

    Böyle bir kadını canlandırmak beni kişisel olarak da etkiledi. Brooklyn'den gelen biriydi. Oldukça mütevazı koşullardan gelip inanılmaz bir başarıya imza atmış. O, kararlık ve azimle her şeye ulaşabileceğinizi gösteren bir örnek.

  • 5

    Gerçek karakterleri canlandırmanın zorlukları neler?

    Ruth gibi rolleri oynamayı seviyorum. Sıkıntılar karşısında pes etmeyen insanları oynamak beni mutlu ediyor. Bu tarz rolleri mümkün oldukça oynamak isterim. Ruth tam bir savaşçı. Asla pes etmiyor. Yere serilse bile devam ediyor ve bence bu herkes için her daim bir derstir. Hayatın seni hayal kırıklığına uğratmasına izin vermenin canlı örneği gibi.

  • 6

    Tam da size uygun bir rol diyebilirz o zaman...

    Yıllardır böyle bir rol peşindeydim. Bu, kadın karakterin yaptığı işe kendini adadığı bir rol, ama aynı zamanda hayatının ve kariyerinin anlamını da keşfediyor.

  • 7

    Birçok oyuncunun rol öncesi totemleri vardır. Sizin de bu tarz uyguladığınız bir totem var mı?

    Karakteri canlandırmadan önce yapmaktan hoşlandığım “birçok” ritüelim var. Ruth Bader Ginsburg karakterinde ayakkabılara takıntılıyım mesela. Bir hafta önce ayakkabıları giyip, sete her gidişimde garip ısınma egzersizleri yaptım. Sadece rahatlamak için. Karakterin ayakkabılarını giyip yürüyüşünü anlamanın yanı sıra çekimlere başlamadan önce yediğim şeyler konusunda da çok hassasım. Çekimlerden önce tuzlu ve biberli haşlanmış yumurta yiyip güne başlarım. Çok ritüelistim.

  • 8

    SESSİZ ADALET SAVAŞÇISINDAN POPÜLER KÜLTÜR İKONLUĞUNA: RUTH BADER GINSBURG

    SESSİZ ADALET SAVAŞÇISINDAN POPÜLER KÜLTÜR İKONLUĞUNA: RUTH BADER GINSBURG

    85 yaşındaki ABD Yüksek Mahkeme yargıcı Ruth Bader Ginsburg, günümüzün alışılmadık bir kültürel ikonu oldu. Belalı RBG lakabından tutun, Late Night with Stephen Colbert'taki etkileyici ağırlık kaldırma performansına ve SNL'den Kate McKinnon'ın son derece komik taklidine kadar, Ruth Bader Ginsburg, günümüzün genel kültürel görüşü üzerinde yadsınamaz bir etki bıraktı.

    Mihenk taşı Moritz davasının ardından Ginsburg, 1972 yılında Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nde Kadın Hakları Projesi'nin ortak kurucusu oldu. 1973'te de Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nin baş hukuk müşaviri oldu. Kadın Hakları Projesi ve ASÖB'de geçirdiği zamanda, 300'ü aşkın cinsiyet ayrımcılığı davasında yer aldı. Bunlar arasında, mahkemenin tarihte ilk kez kadınlara karşı ayrımcılık yapan bir yasayı hükümsüz kılmak için 14'üncü Ek Madde'nin Eşit Koruma Maddesi'ni uyguladığı Reed-Reed kararının olduğu dava da vardı.

  • 9

    EN ETKİLİ İNSANLAR LİSTESİNDE

    EN ETKİLİ İNSANLAR LİSTESİNDE

    1980 yılında Başkan Carter, onu Columbia Bölgesi ABD Temyiz Mahkemesi'ne atadı. 1993'te Başkan Clinton tarafından ABD Yüksek Mahkemesi'ne atandı ve Sandra Day O'Connor'dan sonra mahkemede onaylanan ikinci, toplamda da dört kadın yargıçtan biri oldu.

    1996'da Ginsburg, Yüksek Mahkeme'nin kilometre taşı kararı olan ABD-Virginia kararını yazdı. Bu karara göre eyalet destekli Virginia Askeri Enstitüsü, kadın alımlarını reddedemeyecekti. 1999'da, cinsiyet eşitliği ve sivil haklar alanlarındaki katkıları sebebiyle Amerikan Barolar Birliği Thurgood Marshall Ödülü'nü kazandı.

    2015'te Ginsburg iki çığır açan Yüksek Mahkeme kararında, çoğunluğun yanında yer aldı. Jing-Burwell'de, 2010 Makul Bakım Hizmetleri Yasası'nın önemli bir bölümüne destek veren altı yargıçtan biri oldu. Aynı yıl, Obergefell-Hodges'la, 50 eyalette eşcinsel evliliğin yasal kılındığı tarihi kararda önemli rol oynadı.

    Ginsburg, 2009'de Forbes'un "100 En Güçlü Kadın," Glamour Dergisi'nin "2012 Yılın Kadını" ve Time Dergisi'nin "2015, 100 En Etkili İnsan" listelerinde yer aldı.